Tereddüt ederseniz süreç ilerlemez

Tereddüt ederseniz süreç ilerlemez

BDP İstanbul İl Örgütü 2'inci Olağanüstü Kongresi'nde konuşan BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, çözüm sürecine ve PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın koşullarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Demirtaş, "Sayın Abdullah Öcalan bir beton çukurun içindeyken, sürecin devam etme şansı

BDP İstanbul İl Örgütü 2'inci Olağanüstü Kongresi'nde konuşan BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Rojava'da yaşanan devrime değinerek, "Türkiye'nin tam da burnunun dibinde görkemli bir halk devrimi yaşanıyor. Bu devrime karşı kendine ilerici, demokratım diyenler duyarsız kalıyor" dedi. Çözüm sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Demirtaş, "Siyasiler parlamentoda devletin bütün olanaklarını kullanarak savaş tezkerelerini imzalarken, sayın Öcalan 14 metrekarelik bir çukurda bu ülkeye barış getirme mücadelesini verdi. Sayın Abdullah Öcalan bir beton çukurun içindeyken, sürecin devam etme şansı yoktur. Hükümet de bunu biliyor. Yedi aydır kan akmıyorsa bu kimin sayesindedir? 14 metrekarelik çukurda tuttuğunuz kişi sayesindedir. Bunun bir karşılığı olmalıdır" dedi.

Demirtaş konuşmasının başında BDP üzerinde uygulanan baskılara değinerek, "Bırakın siyasi çalışmayı, sırf bu partiyi açık tutabilmek için yüzlerce yoldaşımız canını verdi. Biz o büyük emeklerin sayesinde güçlü bir halk hareketini kurabildik. İstanbul'da bu kadar baskıya rağmen devrimci dostlarımızla birlikte dik duruşunuzu sürdürüyorsunuz. İsimlere ve yöneticilere bağlı kalmadan halk olmayı başarmamız bu devrimin güvencesidir" dedi.

'BAĞIRARAK BU DEVRİMİ YIKAMAZSINIZ'

Konuşmasında Rojava'da yaşanan gelişmeler hakkında da değerlendirmelerde bulunan Demirtaş, Rojava'da "görkemli bir halk devrimi” yaşandığını söyledi. Demirtaş, "Özgürlük ve onurlu bir yaşama ezilenler daha yakın ve daha somut hissediyor. Türkiye'nin tam da burnunun dibinde görkemli bir halk devrimi yaşanıyor. Bu devrime karşı kendine ilerici, demokratım diyenler duyarsız kalıyor. Kendine sosyal demokratım diyenler devrimi anlayamıyor. PYD lideri Türkiye'ye geliyor, buna en fazla sosyal demokratım diyen ana muhalefet partisi karşı çıkıyor. Sırf devrimi Kürtler yapıyor diye, CHP'liler devrime karşı saygısız tutum içerisindeler" dedi. Kürtlerin Suriye'de ne mevcut rejimi ne de çeteleri desteklemek zorunda olduğunu vurgulayan Demirtaş çetelerle işbirliği yapan Türkiye'nin dış politikasının iflas ettiğini ve PYD Eş Başkanı Salih Muslim'in Türkiye ziyaretinin de bu politikanın artık değişeceğinin kanıtı olduğunu vurguladı. Görüşmeyi işaret eden Demirtaş, "Umarız böyle devam eder" diye konuştu. Rojava'ya yaklaşım konusunda AKP, CHP ve MHP'nin tavrını eleştiren Demirtaş, "Atı alan Üsküdar'ı geçmiş. Rojava'da Kürdüyle, Türkmeniyle, Arabıyla halk iktidarını kurmuş. Bağırarak bu devrimi yıkamazsınız. Bugüne kadar Suriye, Irak, Yunanistan komşunuzdu. Şimdi Kürdistan komşunuz olacak, 'olmaz' diyorsunuz. Bunun adı faşizmdir" dedi.

‘MISIR VE SURİYE’DE EZİLENLER ELELE VERMELİ’

Konuşmasında Mısır'da yaşananlara da değinen Demirtaş, Musri yönetimin iktidarı halkla paylaşmadığını ve darbeci rejime zemin hazırladığını söyledi. Mısır'da darbe ile yönetime gelen iktidarın hiçbir meşruiyeti olmadığını ifade eden Demirtaş, "BDP olarak Mısır'ın bütün ezilenleri ile bu faşizan darbeci yönetime karşı dayanışma içindeyiz" dedi. Mısır'da diktatörlere karşı ortak mücadeleye işaret eden Demirtaş, "Burada Taksim Gezi Meydanı ile Amed Meydanı nasıl el ele verdiyse, Mısır ve Suriye'de de ezilen halklar ortak mücadele etmelidir" dedi.

'HUKUKSUZLUĞU ARTIK SÜRDÜREMEZSİNİZ'

Çözüm sürecine ve PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın koşullarına ilişkin de konuşan Demirtaş, "Siyasiler parlamentoda devletin bütün olanaklarını kullanarak savaş tezkerelerini imzalarken, sayın Öcalan 14 metrekarelik bir çukurda bu ülkeye barış getirme mücadelesini verdi. Sayın Abdullah Öcalan bir beton çukurun içindeyken, sürecin devam etme şansı yoktur. Hükümet de bunu biliyor. Yedi aydır kan akmıyorsa bu kimin sayesindedir? 14 metrekarelik çukurda tuttuğunuz kişi sayesindedir. Bunun bir karşılığı olmalıdır" dedi. 1999 yılında PKK Lideri Öcalan'ın İmralı Adası'na götürüldüğünü anımsatan Demirtaş, "O dönemde sayın Abdullah Öcalan'ın çağrıları olmasaydı ülke kan gölüne dönebilirdi. Sayın hukukçu Bülent Arınç, hangi kanunda sayın Abdullah Öcalan ailesiyle, basınla görüşemez diyor? Siz 14 yıldır kanunları çiğniyorsunuz. Bırakın sürecin gereği laflarını. Siz zaten suç işliyorsunuz. Bu hukuksuzluğu artık sürdüremezsiniz" dedi.

'MASADA ÖCALAN ŞAHSINDA TÜM EZİLENLER TEMSİL EDİLİYOR'

Öcalan ile yaptıkları son görüşmede Öcalan'ın kendilerine hukuksuzluğun devam etmesi durumunda süreçten çekileceğini söylediğini belirten Demirtaş, "Hukuku uygulama konusunda tereddüt ederseniz süreç ilerlemez" dedi. Çözüm sürecinde Kürt halkının üzerine düşenleri yaptığını vurgulayan Demirtaş, "Biz umuyoruz ki önümüzdeki Eylül-Ekim ayında AKP Hükümeti bizi mahcup duruma düşürür, şaşırtır. Yok eğer 10 yıldır bildiğimiz AKP tutumunu sürdürürse kendisi kaybeder. BDP o masada sayın Öcalan şahsında bütün ezilenleri temsilen oturuyor" dedi.

'KAPİTALİZMİ KENDİSİNE DİN HALİNE GETİRMİŞ OLANLAR SİZSİNİZ'

Gezi direnişine de değinen Demirtaş, "Gece gündüz Gezi direnişine hakaret ederek, saldırarak Kürtlerle barışamazsınız. Gezi direnişine dönük her saldırı bize yapılmıştır. Çıkmışsın Gezi Parkı'nda cebinde beş parası olmayan gençlere 'faiz lobisi' diyorsun. O gençlerin senin gibi trilyonları yok. İstanbul borsasını Gezi'deki gençler mi yönetiyor? Kapitalizmi kendisine din haline getirmiş olanlar sizsiniz. İslamiyet bu değildir" dedi. Hasta tutsakların durumuna ve sürecin ilerlemesi için ortaya koydukları talepler hakkında da konuşan Demirtaş, "Kimseden lütuf istemiyoruz. Hak ve özgürlüklerin pazarlığı olmaz. Ortada pazarlığı yapılacak bir şey yok. Ortada bir yanlış var. Bu yanlışın düzeltilmesini istiyoruz. Hasta tutsaklar sürecin hassasiyeti için seslerini çıkarmıyor olabilir. Buradan açıkça sesleniyorum, biz sineye çekmeyiz. Burnunuzdan fitil fitil getiririz. Kıyameti biz koparırız" dedi. KCK tutsaklarının da serbest bırakılması gerektiğini belirten Demirtaş, "Bunlar olmazsa süreci biz yürütmeyiz. Bunlar BDP'nin tehdit ve şantajları değildir" dedi. (İSTANBUL)

www.evrensel.net