Çaybaşı’na vardım dertleri çoktur

Çaybaşı’na vardım dertleri çoktur

Çaybaşı köyü Merzifon’a 18 kilometre mesafede bir köy. Taş ocağının da kurulduğu köyün karşısındaki tepeler ardıç ağaçlarıyla dolu. Köyün içinden geçen derenin batısında Kız Kayası denilen tarihi bir alan var. Hububatçılık ve hayvancılığın yanı sıra yetiştirilen sebzeleriyle ve arı kova

Satılmış Başkavak

ARILAR DA KONMAZ OLMUŞ PÜRENE

98 yılından bu yana işletilen taş ocağı şimdilerde köylünün başına bela olmuş.  Köylüler Merzifon belediyesi tarafından işletilen birinci taş ocağının kapatılmasını beklerken ikincisi için çalışmalar başlayınca duruma isyan etmiş. Şimdi, eski Merzifon Belediye Başkanının bir şirketle ortak olarak açmaya çalıştığı ikinci taş ocağının açılmaması içinde uğraşıyorlar. Köylüler her ne kadar Belediye tarafından işletilse de taş ocağının yıllardır ruhsatsız çalıştığını belirtiyor. Topraklarında verimin düştüğünü, eskisi gibi ürün alamadıklarını söyleyen köylüler, arılarda bile verimin düştüğünü bal alamadıklarını, çiçekleri toz kaplandığını ve arıların polen toplayamadığını anlatıyor.

BAŞBAKAN GİBİ BEKÇİ

Köyde kime sorsak “bu taş ocağı kapanmalı” diyor. Köyün içinde hangi eve baksan muhakkak bir çatlak görülüyor. Kimi evlerdeki oluşan yarıkları tarif etmeye çatlak sözü az bile geliyor. Taş ocağına doğru çıkıyoruz ve bekçi bizi karşılıyor. “Giremezsiniz, burası benden sorulur.” Köylülerin itirazları, “kendi köyümüzde nereye gireceğimizi sana mı soracağız” sözleri bekçiyi hem çok sinirlendiriyor hem de daha vurucu söze ihtiyaç duyuyor. Son bir çaba haykırıyor  “bunlar camide içki içenler, toplanmış gelmişsiniz.”  

HAYVANLAR YAVRU ATIYOR

Köylülerden Emrah Akyokuş, “Normalde bu taş ocağı akşam 6’ya bazen daha geç saatlere kadar çalışıyor. Şimdi sizin geldiğinizi görünce bakın saat 15:15 olmasına rağmen işçileri gönderdiler. Bu taş ocağı çalışsa da görseniz nasıl toz duman çıkıyor.” Diye anlatıyor. Abdullah Karagöz ise 40 baş hayvanı olduğunu ve bu sene iki ineğinin doğum zamanı gelmeden dana attığını belirtiyor. “O danalar ölmese ve doğsaydı en az üçer bin liradan satardım. Benim zararımı kim ödeyecek” diye patlatılan dinamitlerin sadece insanlara değil hayvanlara da zarar verdiğini, dinamitlerin hayvanları korkutup, strese soktuğu ve ölü doğumların arttığını söylüyor.

EN ÇOK ÇOCUKLAR ŞİKAYET EDİYOR

Taş ocağından en çok şikayet edenler köyün çocukları. Yollarda oynayamadıklarını, bisiklet süremediklerini söylüyorlar. Köy okulu Çaybaşı ile toplam 13 köyden aldığı 300’e yakın öğrenci ile büyük bir okul durumunda. Çocuklardan birisi “Astım hastasıyım masalarımız, çantalarımız her şey toz oluyor. Çok zorlanıyorum” diyor. Muhtarlık Aza Heyeti Birinci Üyesi Haşim Özçelik 500’e yakın imza ile belediye ve kaymakamlığa başvurduklarını ama bir sonuç alamadıklarını belirtiyor. “Bu taş ocağı kurulduğundan bu yana topraklarımız verimsizleşti. Çocuklarımız korkuyor, toz içinde yaşıyoruz” diyor.


KÜRT OLDUĞUMUZ İÇİN YAPILIYOR

Rüstem Dağ: (Taş ocağının hemen yanındaki tarlasını göstererek) Ben bu tarladan 16 kamyon taş çıkarttım. Bu tarla kolay bu hale gelmedi. Geçen yıl ektiğimin yarısını alamadım. Aldığım mahsul kuş yemi bile olmaz. Kaymakamlığa gittim. Belediyeye gittim. Tespit ettirdim. Mahkemeye başvurdum şu an mahkemeliğiz. Yan tarladaki ayçiçeği tarlasına bir bakın. Bu ayda, bu günde ayçiçeğinin iki, üç katı olması lazım. Toz her şeye zarar veriyor.
Hüseyin Toprak: Binalarımız çatlıyor. Dinamit patlatıldığı zaman deprem olmuş gibi evlerimiz sallanıyor. Dışındaki çatlakların aynısı evin içinde de var.
Mehmet İşcan: Burada yüzlerce ağaç kesildi. Ormanımız, doğamız yok edildi. biz buna karşı çıkıyoruz. Taksimde 4 ağaç kesildi halk ayağa kalktı. Burada kesilen ağacın hesabı yok.
Hüseyin Haymana: Önümüzde 2 kilometreden yol Karadeniz yolu geçiyor. Dinamit atılacağı zaman bazen yolda önlem alıp geçen araçları durduruyorlar. Yoldaki arabanın güvenliğini düşünen belediye, devlet bu taş ocağına 1 kilometre mesafede bile olmayan köylü için önlem almıyor. Bu köylünün canının da malının da kıymeti yok. Çünkü buradakiler Kürt. Biz Kürt olduğumuz için bu eziyeti çekiyoruz. (Amasya/EVRENSEL)

www.evrensel.net