'Gazeteci değil saray yazıcısı'

Taraf Gazetesi Yazarı Alper Görmüş, önceki gün Zaman gazetesine verdiği röportajda AKP’nin basın özgürlüğüne saldırılarını ve gazeteci tutuklamalarını kınayan herkesi “ikiyüzlülükle” suçladı.Yeni yazdığı ‘Büyük Medyada Ergenekon Haberciliği’ kitabıyla ilgili Zaman&rs

Yeni yazdığı ‘Büyük Medyada Ergenekon Haberciliği’ kitabıyla ilgili Zaman’a röportaj veren Görmüş’e göre, bu ikiyüzlülüğün sebebi kendisinin yayınladığı ‘Darbe Günlükleri’ haberinin ardından Nokta dergisinin basılmasına tepki gösterilmediği iddiası.

Röportajında ayrıca, AKP’ye muhalefet edenlerin askerin oyununa geldiğini belirten Görmüş’ün bu iddialarına basın örgütleri temsilcileri sert tepki gösterdi. Alper Görmüş’ü bir gazeteci olarak değil iktidarın yazıcısı olarak gördüğünü belirten Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) Genel Başkanı Ahmet Abakay, “Bu ikiyüzlülükten bahsederken kendisini tarif ediyor. Gazeteci değil bu vatandaş, iktidarın, sarayın bir yazıcısıdır. Gazetecilikte en büyük tehlike narsizm hastalığına tutulmaktır. Bu vatandaş da öyle bir durumda ve tedaviye ihtiyacı var. Geçmişte darbe günlükleri Nokta'da açıklandığında en net açıklama ve kınamayı ÇGD olarak biz yaptık. Ancak bu kişi bu yazısının arkasında duramadı. Her yerde zaman zaman Nokta dergisinin kapatıldığını söylüyor. Nokta dergisi kapatılmadı. Kendi yayınına kendisi son verdi. Direnmediler, teslim oldular. Şimdi kahramanlık yapmaya çalışıyor ama bunu kimse yutmuyor” dedi. Darbe günlüklerinin yayınlanmasının bir başarı olduğunu dile getiren Abakay, ancak bu başarının Görmüş’ün değil, bu dosyayı zahmetsizce kendisine getirip teslim edenlerin olduğunu ifade etti.

‘YANAŞMACI’ GAZETECİLİK ÇOĞALDI

İktidarın yanaşması tipindeki gazetecilerin Türkiye’de çoğaldığına dikkat çeken Abakay, “Bunlardan birisi de bu vatandaştır. Geçmişte gazeteciler arasında ‘Özalcılar’ çıktı.

12 Eylül darbesinin başbakan yardımcısı Özal, göklere çıkartıldı. Şimdi benzer bir süreç AKP’liler için var. Bu vatandaşta AKP’li bir yazıcı olarak hükümete toz kondurmayan bir kişi. Bütün bu nedenle de Alper Görmüş adlı kişi bizim için gazeteci değil, iktidarın gayri resmi memurudur. Bizim alanımıza da girmiyor ve gazeteci saymıyoruz. Bir belge yayınlamak tek başına bir insanın çizgisini belirlemez. Daha sonra ne yaptığı önemlidir. Bağımsız gazetecilik yerine iktidar yalakalığı yapmak o kişiyi aklamaz. Tam tersine itibarsızlaştırır” dedi.

‘KİMLERİN İKİ YÜZLÜ OLDUĞU AÇIK’

Gazetecilere yönelik her haksız girişimin karşısında olduklarını ifade eden Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Başkan Vekili Turgay Olcayto, Alper Görmüş’ün sözlerine katılmanın mümkün olmadığını dile getirdi. Günümüz ortamında ayrıştırılan medyada kimlerin iki yüzlü olduğunun açık bir biçimde sergilendiğine dikkat çeken Olcayto, dolayısıyla bu konuda daha çok polemiğe girmek istemediklerini dile getirdi. “Ama şunu vurgulamak istiyoruz. Darbelerle mücadele etmek demokrasiye inananlar için elbette bir görevdir. Ama bugün 67 gazeteciyi cezaevine tıkan ceza yasası maddelerine ve Terörle Mücadele Yasasına karşı çıkmak da bir görevdir” diyen Olcayto, bu görevleri yerine getirmek için mücadele verdiklerini söyledi.

‘HERKES İÇİN ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ ZEDELENMEMELİ’

Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Genel Başkanı Ercan İpekçi de sendika olarak kendilerinin basın özgürlüğü mücadelesinde samimiyetsiz olmadığını belirterek, 13 Nisan 2007 tarihinde TGS yönetim kurulu olarak Nokta dergisine yapılan baskını açıkça kınadıklarını hatırlattı. Basın ve ifade özgürlüğünün önündeki engellerin kaldırılması için sadece bugün değil geçmişte de mücadele yürüttüklerini belirten İpekçi, “Bugün bu mücadelenin kitleselleşmesi önemlidir. Gazetecilerin ve meslek örgütlerinin kamuoyunun da desteğini alarak herkes için özgürlük mücadelesinin zedelenmemesi gerekir. Geçmişte bu mücadelede yapılan yanlışları eleştirirken bu mücadelenin günümüzde ulaşmış olduğu seviyeyi geriye düşürücü hataları tekrarlamamak gerektiği kanısındayım” dedi. (İstanbul/EVRENSEL)

www.evrensel.net