Üretici yasta tefeci bayramda

Üretici yasta tefeci bayramda

Üretici köylülerin her yıl Dünya Çitçiler Günü’nü sorunlarla karşıladığını belirten Tüm Köy-Sen Genel Başkanı Şevki Konur, köylüler, kendi günlerinde kara kara düşünmek zorunda kalırken, tefecilerin ise bayram yaptığını söyledi.AKP Hükümetinin uygulamalarının üret

AKP Hükümetinin uygulamalarının üreticileri her geçen gün daha da kötü duruma getirdiğini ifade eden Konur, MHP ve CHP gibi sermaye partilerinin de çözüm getirmeyeceğini dile getirdi. Konur, tüm üreticileri hakları için mücadele etmeye ve sendikaları çatısı altında birleşmeye çağırdı.

BİRLEŞİP HESAP SORALIM

Başbakanın seçim meydanlarında çiftçilere en çok payı kendilerinin ayırdığını söylediğini hatırlatan Konur, “Ortada bir gerçek var ki o da tarımın biriken sorunlarının artık gizlenemeyeceğidir” diye konuştu. Üreticilerin mazot, ilaç, gübre ve tohumluk fiyatına yetişemediğini; fındıktan buğdaya, çeltikten ay çiçeğine, mısırdan pancara ürününü maliyetine ya da maliyetinin bile altında satmak zorunda kaldığını ifade eden Konur, şöyle devam etti: “Hayvancılık bitiriliyor. Artan ithalat nedeniyle kasaplardaki et fiyatı yerinde sayarken besicinin ahırındaki hayvanın fiyatı düşüyor. Marketlerde 30 liraya alınan et köylünün elinden 11-16 lira arasında bir fiyata alınıyor. 1 kg sütle 1 kg yem alamayan besiciler, artan ithalat ve düşen et fiyatı nedeniyle korkuya kapılmakta ve hayvanlarını yok pahasına kestirmek zorunda kalmaktadır. Tarım üretiminin bu denli bitirildiği, üretimden koparılan köylülerin büyük şehirlere işsizler ordusuna katılmak üzere göç ettiği bir dönemde çiftçiler günü kutlamak yerine bu durumun sorumlusu AKP Hükümetine karşı birleşelim, örgütlenelim ve ithalata dayalı tarım ekonomisine karşı AKP Hükümetinden hesap soralım.”

KÖYLÜYE GELİNCE YOK

Köylülerin tarımsal üretimde kullandığı mazota gemilerin ve lüks yatların üç katı para ödediğini ifade eden Konur, şirketlere ucuza elektrik veren hükümetin, sulama için elektrik harcayan üreticiye elektriği pahalıya verdiğini vurguladı. Konur, “Gübre ve zirai mücadele ilaçlarını bir çok ülke çiftçisinden 2-3 kat fazla para ödeyerek kullanıyorlar. Bankalara olan kredi borçları ve bu nedenle tarlası, evi, bağı, bahçesi yada traktörü haciz edilen üretici köylüye gününüz kutlu olsun diyerek oy isteyen AKP, 9 yıldır ülke tarımı ve üretici köylülerin zararına politikaların uygulayıcısıdır” diye konuştu.

Hükümetin çıkardığı tarım kanununda tarıma ayrılan payın milli gelirin yüzde 1’inden aşağı olamayacağının yer aldığını ancak hükümetin buna rağmen tarıma ayrılan payı binde 5’in altına indirdiğini kaydeden Konur, “Yani Başbakan 9 yılda tarıma ne kadar destek ayırdığını anlata dursun her yıl tarıma ayrılan pay biraz daha azalmaktadır” dedi.  

ÜRETİCİYE KAÇAKÇI MUAMELESİ

AKP’nin 9 yıllık iktidarında, ithal mısırdan üretilen nişasta bazlı tatlandırıcı üretimi artarken şeker pancarı üretiminin kotalar nedeniyle sürekli azaldığını dile getiren Konur, şöyle devam etti: “Bu uygulamalar sonucu; Şeker fabrikaları kapasitesinin çok altında çalıştırılarak, özelleştirilmesi planlanmaktadır. Köylü şeker pancarını üretmek istiyor, işçi işlemek istiyor, nakliyeci taşımak istiyor ama AKP köylünün de, işçinin de, üretiminde önünde engel oluyor.” TEKEL’in özelleştirilmesiyle tütün üretiminin tamamen virjinya tipi tütüne terk edildiğini anlatan Konur, tütün üreticilerinin, tütünü ellerinde kaldığı gibi bir de kaçakçı muamelesi gördüklerini aktardı.

Fındık üreticisinin tüccarın, aracının insafına terk edildiğini belirten Konur. “Bugün fındık AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılındaki fiyata satılıyor. Kiloya 5 lira, 7 lira hayal oldu. 2.5-3 liraya fındığını satmak zorunda kalan üretici perişan durumda. Çayda kontenjan uygulaması tam bir kota sistemi olarak çalışmakta ve çay üreticileri; kontenjan nedeniyle ÇAYKUR’a veremedikleri çaylarını özel çay şirketlerine vermek zorunda kaldıkları gibi bazen paralarını bile alamıyorlar” dedi.

Buğdayda açıklanan taban fiyatlarının hiçbir yıl üretici köylünün yüzünü güldürmediğini belirten Konur, çoğu TMO ajansının kapalı olması, açık olanlarınsa tam olarak işletilmemesi nedeniyle üreticilerin malını tüccara vermek zorunda kaldığını kaydetti. Konur “TMO müdahale alımında yetersiz kalınca açıklanan fiyatta piyasada taban fiyat yerine tavan fiyat olarak işlev görüyor” dedi.

KÖYLÜ KARA KARA DÜŞÜNÜYOR

Konur şöyle devam etti: “Dünya Çifçiler Günü’nde çiftçi-köylü hariç herkes bayram ediyor. İthalatçı tarım ürünleri ithalatı nedeniyle, aracı, tüccar ithalat ve suni piyasa dengeleri nedeniyle, bankalar ve tefeciler her gün daha çok borçlandırdıkları köylüler nedeniyle, AKP Hükümeti ise uyguladığı tarım politikaları sonucu yoksullaşan üretici köylüyü aç ve muhtaç hale getirip dağıttığı sadaka ile kendine oy deposu haline getirmesi nedeniyle bayram ediyor. Üretici köylü ise kara kara içine düştüğü durumdan çıkacağı günü düşünüyor”
Konur üreticilerin taleplerini şöyle sıraladı:
* Tarım ürünleri ithalatının yasaklanması,
* Üretimin önündeki tüm kotaların kaldırılması,
* Tüm tarım girdilerinin (ilaç, gübre, tohum, akaryakıt, motor, kredi vb.) maliyetlerinin ucuzlatılmasını. ÖTV kaldırılarak, KDV’nin yüzde 1’e düşürülmesini ve devlet desteği uygulanması,
* Taban fiyatının ürün çıkmadan üretici köylüler tarafından belirlenmesi,
* Enerji ve kirli sanayi politikaları nedeniyle tarım alanlarını, meraları, zeytinlikleri talana açan tüm düzenlemelerin kaldırılması

Bu talepleri AKP, MHP ve herkesin partisi olacağını söyleyen CHP gibi sermaye ve zenginsever partilerin yapamayacağına dikkat çeken Konur, “Üretici köylüleri gerçek bir çiftçi günü yaratmak üzere mücadeleye ve Tüm Köy-Sen saflarında birleşmeye çağırıyoruz” diye konuştu. (İstanbul/EVRENSEL)

www.evrensel.net