Medya ve insan başkalaşımı

Medya ve insan başkalaşımı

İlk özel televizyonun 1989 yılında yayın hayatına başlamasıyla Brezilya dizileri başlamış kültürel değer erozyonlarının bitap dönemini yaşamış, ardından şarkıcı türkücü furyalarıyla şekilsel modelin temel adımları atılmıştır. Burada türkü söylemek şarkı söylemek temel haktır. Söyleyen ve dinleyen kitleyi

Ali Alver

İlk özel televizyonun 1989 yılında yayın hayatına başlamasıyla Brezilya dizileri başlamış kültürel değer erozyonlarının bitap dönemini yaşamış, ardından şarkıcı türkücü furyalarıyla şekilsel modelin temel adımları atılmıştır. Burada türkü söylemek şarkı söylemek temel haktır. Söyleyen ve dinleyen kitleyi bağlar. Temel özgürlük sınırları içerisindeki bir kavramdır. Üretim yoksunluğu konumu şekilsel olarak değiştirmiş olabilir.
1980’li kuşak belki de ‘70’li veya ‘60’lı kuşaktan çok şanslıydı ama ‘60 ve ‘70’li yılların sentezi ‘80’li kuşağa bir ışık oldu. 1990 ve 2000’li kuşak ise bir iç çatışma içerisinde nedeni ise önlerine bilimsel ve dar bir duvarın çekilmesiydi.
Küçükler furyası Türkücü ve Arabeskçilerin aşk hikayeleriyle başladık güne...  Yıllarca küçük Emrahların, Ceylanların şarkıcı ve türkücü filmlerinin entrika dolu aşk ve cinsellik dolu filmlerine ve dizilerine şahitlik yaptık.
Bruce Lee vb. gibi dövüş aktörleri ile medya şiddeti tırmandırdı. Karate kursları doldu herkes dövüşçü oldu bir anda. Bu konuda olan dövüş sektörleri iyi kâr etti sanırım. Tabii satılan satırlar ve dövüş aletlerini saymazsak. İnanılmaz derecede Bollywood filmleri gösterilmeye başlandı. Tütsüler çoğaldı, kadınlar alınlarının ortasına ‘‘bindi’’ yapmaya başladı. Bir anda ekranlarda mezdekeciler herkes rakkase. Albümler yok satıyor. Rakkase hocaları Televizyonlar ‘da boy gösteriyor, sektör daha çok gelişmeye başlıyordu.
Medya eline sihirli değneğini almış başını yürüyor kim durdurabilir artık onu.
Meşhur BBG evi o dönemlerde başladı. Cep operatör şirketleri bu sayede insanların cebinden parayı kolaylıkla alabiliyordu.
İnsanı insana benzetmek kolaylaşmıştı artık. Şiddeti meşrulaştırmak gerekiyordu. Mafya babalarının aşkları sevgileri vardı. Giyim modelleri değişmiş, taktıkları yüzüğe kadar her şey ticarete dönüşmüştü artık. Güneydoğu bulunmaz bir nimetti onlar için. Güneydoğu filmleri, dizileri reytingleri artırıyordu. İnsan sosyolojisi hakkında tek bir araştırma yapmayan emek sınıfını hiçe sayan, örf ve adetleri yoksun bırakan sadece şiddet aşk ve seks motiflerini işlemeye başlıyordu bu yapımlar.
Kapitalizme ve sömürüye başkaldıran ve bu uğurda idam edilen Deniz Gezmiş ve arkadaşları da nasibini aldı. Geçmiş ile yüzleşmek değildi bu. Geçmişten malzeme çıkartıp var olan sol kitlesini ekran başına çekebilmekti amaç
Herkes televizyonlarda evlenme peşinde. Birileri babasını annesini konu alıyor. Birileri Ailesini.  Kaset yerini CD’ye oda yerini Youtube’ye bıraktı. Medya insanları çok fazlasıyla oynatabiliyor. İnternet’in çıkışıyla artık, medyanın insanlara hediye ettiği oynama sanatını, insanlar çok güzel işleyebiliyor. Senaryolar yazılıp, herkes kendi televizyonunu ve radyosunu kurarak kapital medyaya kafa tutabiliyor. Çok klasik bir laf olacak ama bindik bir alamete gidiyoruz kıyamete.

*İstanbul

www.evrensel.net