İşte bunlar hep telekinezi!

İşte bunlar hep telekinezi!

Dış basın, Yiğit Bulut’un Başbakanlık başdanışmanı olmasını yazmaya devam ediyor. Yazarlar, bunun bir şaka olmadığını, endişe verici olduğunu yazarken, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Başdanışmanı Yiğit Bulut Twitter sayfasından kendisi ile ilgili haber yapan bazı Alman ve İngiliz basınının kendisine yönelik bir saldırı başlattıklarını &o

“İlk önce bazı Alman sonra bazı İngiliz gazetelerinin ve içerideki yerleşik unsurlarının içinde tek kelime ciddi argüman olmadan şahsıma yönelik başlattıkları saldırı, söylediklerimizin ne kadar doğru olduğunu ve bu ülke menfaatine doğru yolda olduğumuzu gösteriyor. Ne yazarsanız, ne kadar saldırırsanız, ne kadar halkın seçtiği başbakanı yıpratmaya çalışırsanız çalışın, bu millet uyandı ve küresel yerel menfaat şebekeleri için artık korkunun ecele faydası yok.

Bu ülke kendi potansiyelini bilerek, kendi kaynaklarını halkı için kullanarak hak ettiği yere gelecek. Basın ve medya unsurları yolu ile seçilmişleri yıpratacağını düşünenlere de Sayın Başbakan’ın şu sözünü hatırlatmak isterim: Manşetlere eyvallahımız yok, manşetlerle gelmedik, manşetlerle gitmeyeceğiz... İnanarak sabredenler sonuca ulaşacaklardır.”

Alman Der Spiegel dergisi, Yiğit Bulut’un Başbakan’ı telekinezi yöntemiyle öldürmeye çalışanlar olduğu yönündeki ‘ilginç’ sözlerine atıfta bulunarak Bulut’u ti’ye almıştı.

BU BİR ŞAKA DEĞİL!

İngiliz Guardian gazetesi de, Başbakanlık Başdanışmanlığına atanan Yiğit Bulut’un ‘Başbakan’ı telekinezi (uzaktan etkileme) yöntemiyle öldürmeye çalışıyorlar’ açıklamasını sayfalarına taşıdı.

Guardian yazarı Fiachra Gibbons ‘Başbakan’ın Başdanışmanı Gezi Parkı protestolarının nedenini biliyor –telekinezi’ başlığını kullandığı yazısında, hükümetin Alman havayolu şirkeyi Lufthansa’dan CIA’ye kadar çok sayıda komplo teorisiyle Gezi Parkı protestolarını açıklamaya çalıştıklarını yazdı.

AKP hükümetinin Gezi Parkı olaylarının arkasında CIA, gelişen ekonomiyi kıskanan Avrupa, teröristlerle işbirliği yapan belirlenemeyen dış güçler, faiz lobisi ve uluslararası Yahudi komplo teorisi gibi nedenler gösterdiklerini yazan Gibbons şöyle devam etti: ‘artık, cevabı biliyoruz. Başbakan’ının arkasında onu gözden düşürmek için karanlık güçler tarafından planlanan dev bir telekinezi saldırısı var. Çünkü Başbakan, Türkiye’yi dünya için bir model yaptı. Yiğit Bulut, yakın zaman içinde Başbakan’ın Başdanışmanı oldu. Hayır, bu bir şaka değil. Telekinezi, fark etmiş olabilirsiniz, Yunanca bir sözcük.’
Bakanların ve medyanın büyük bir bölümünün protestoların arkasındaki komplo teorileri üretme üzerinde birbirleriyle yarıştıklarını ifade eden yazıda, AKP ’nin protestoların BBC, CNN ve Reuters işi olduğunu iddia ettiğini hatta gözlerin bazılarının işlerine medya patronlarının son verdiği liberal gazetecilere çevrildiğini aktardı.

Yazar sözlerini şöyle sürdürdü: ‘TV sunucusu ve yorumcu protestoların Alman hava yolu şirketi Lufthansa tarafından ödendiğini çünkü, İstanbul’a 3. havaalanı projesinin 100 milyon yolcuyu Almanya’dan Türkiye’ye çekeceği korkusu taşıdıklarını söyledi. Bulut, Türkiye’nin düşmanlarının telekinezi yöntemiyle Erdoğan’ı öldürmeyi planladıklarını iddia ediyor. Geçen ay bir televizyonda bunları söyledi. Bu hafta Bulut, Erdoğan’ın en yüksek resmi makamına getirildi.

Gibbons, protestolar sırasında Erdoğan’ın kendini idam edilen Adnan Menderes ile karşılaştırdığını o günden bu yana Başbakan’ın köprüleri kurmak yerine kontrol altında tutmak ve öç almakla meşgul olduğunu savundu.

ERDOĞAN’IN EN BÜYÜK TEHLİKESİ KENDİSİ

Yazar yazısını şöyle noktaladı: ‘Erdoğan’ın en büyük tehlikesi kendisi ve etrafındakiler. Emlak patronu damadından her yere birlikte gittiği Kasımpaşa’dan eski arkadaşları. Sadece beş yıl önce Erdoğan’ın yeni başdanışmanı ona ve partisini Atatürk ’ün laik cumhuriyetine faşist bir tehlike diyerek eleştirmişti. Osmanlı için umutsuz bir nostalji. Erdoğan, Osmanlı İmparatorluğu’ndaki bir çok sultanın savaştan daha çok etrafındaki uşaklar yüzünden öldüğünü hatırlayacak kadar akıllıdır.

(MEDYA SERVİSİ)

www.evrensel.net