Ayağa kalkan gençlik ülkeyi sarstı

Ayağa kalkan gençlik ülkeyi sarstı

Direnişin başını çeken Brezilya gençliği Haziran ayından beri birçok protesto ve gösteri yaptı. Direniş neredeyse 150 şehre yayıldı.Ve böylece mücadele yaklaşık 2,5 milyon insanı belli talepler etrafında bir araya getirdi.Hiç şüphesiz bu hareketin Brezilya tarihindeki en geniş kitle hareketi olduğunu, gençliğin ve ha

Union of Rebellious Youth-(Başkaldıran Gençlik Birliği)

Hiç şüphesiz bu hareketin Brezilya tarihindeki en geniş kitle hareketi olduğunu, gençliğin ve halkın haklarının inkâr edilmesine karşılık geliştiğini söyleyebiliriz. Brezilya zengin bir ülke. Buna rağmen halkın çoğunluğu sağlık, eğitim, barınma, ulaşım hakkı olarak ifade edilen kamusal haklardan yoksun. Bununla birlikte özelleştirme ve ihale politikalarının yeniden başlaması, yüksek vergilerin alınması ve yolsuzluk iddialarıyla birlikte Dünya Kupası’na yapılan aşırı ve gereksiz olarak görünen harcamalar halkın tepkisini çeken başlıca sebeplerdir.

OTOBÜS ÜCRETLERİ TETİKLEYİCİ OLDU

Bu yükselen mücadelenin tetikleyicisi ise birçok merkezde otobüs ücretlerine getirilen yüksek zam oldu. İnkar edilemez bir biçimde son 20 yıldır hemen hemen Brezilya’nın her yerinde sistem değişikliğine gidildi. Kamusal faaliyet gösteren şirketlerin özelleştirilmesi, servis kalitesinde meydana gelen ciddi düşüş, tarifelerdeki ayarlamalarla birlikte emekçiler zaten düşük olan bütçelerinin %20’sini ulaşıma vermek zorunda kalıyorlardı.

Yılın başından beri ülkeyi saran geniş gösterilerle birlikte öğrenciler, Porto Alegre şehrini almışlar ve bilet ücretleri üzerindeki zammın artışını durdurmuşlardı. On binin üzerinde insanı başkentte toplamışlardı. Öteki yıllarda Recife, Salvador, Florianopolis, Joao Pessoa ve Teresina gibi şehirler benzer kazanımlara tanıklık ettiler ve mücadele ettiler. Rio de Janerio’da otobüs biletlerine kesilen ücretin sadece yarısını ödemek ve ücretsiz ulaşım sistemi için binlerce insan sokağa çıktı.

Haziran ayı başlarında başlayan öğrenciler ve polis arasındaki yüzleşme / karşı karşıya gelme, yüksek ulaşım ücretlerine karşı olan onlarca gencin tutuklanmasıyla daha da şiddetlendi. Fakat daha kaliteli, düşük ücretli ulaşım talepleriyle São Paulo’yu dolduran gençlerin yorulmak, kendilerini geri çekmek gibi bir niyeti yoktu

BASKI POLİTİKALARI VE DEVLETİN TUTUMU

Sokakları alan kalabalıkla yüzleşen Sao Paulo hükümeti, faşist polislerine gösterileri bastırması konusunda talimat verdi. Biber gazı, göz yaşartıcı gaz, plastik mermiler, keyfi tutuklamalar ve birçok sivil polisin gösterilere sızmasıyla sokaklarda bir savaş atmosferi yaratılmaya çalışıldı. Basına karşı da, (Basın polisin orantısız gücünü her daim gösterdi) dayak ve tutuklamalarla bir baskı kurulmaya çalışıldı.

Gözdağı ve korkutma girişimleri hareket üstünde tam tersi bir etki yarattı. Medya ilk zamanlar polisin keyfi operasyonunu saklamış ve göstericilerin taleplerinden öte göstericileri ülkeye zarar veren bir kesimmiş gibi yansıtmıştı. Fakat ilerleyen süreçte medya da bir şekilde polis güçlerinin orantısız gücünü sorgulamaya başladı ve giderek gösteriler güç kazandı. São Paulo’da öğrencilerin mücadelesi tüm ülke için bir kıvılcım oldu.

Bir çok eyalette tutuklamalar ve çok net hareketi kriminalize etmek için girişimler vardı. En geniş gösterilerin gerçekleştiği eyalet olan Rio de Janerio da , Caio Brasil isimli hem UJR üyesi olan hem de  UFRJ’de mühendislik okuyan bir öğrenci, üç gün boyunca yüksek güvenlikli cezaevinde gözaltında tutuldu.


BİR YANDA PELE DİĞER YANDA ROMARİO

Konfederasyon Kupası sürecinde, eski oyuncular, bugünün girişimcileri ve spor işletmelerinin oyuncuları, (Ronaldo ve Pele) ekonomik çıkarlarını savunma ve turnuva için harcanan 30 milyar doları 15 gün boyunca kamuoyuna saptırarak anlatma çabasına girdi. “Dünya Kupası hastaneler ile yapılmaz.” gibi bir açıklama yapan eski forvet oyuncusu ve şu an Globo’da yorumcu olan Ronaldo Nazario, aynı zamanda yerel organizasyon komitesi üyesidir. Aynı zamanda Pele de bir çağrıda bulundu: “Bütün karmaşayı, kaosu (gösterilerden bahsediyor) unutalım artık. Brezilya takımının bizim vatanımız ve bunun bizim kanımız olduğunu hatırlayalım”. Yine eski futbolcu olan ve şu an Federal milletvekili olan Romario ise Pele’nin açıklaması üzerine “Pele sessizlikler içinde bir şairdir” açıklaması yaptı.


MESELE CENTLER DEĞİL MESELE HAKLARIMIZ

Gösteriler, yerel ulaşım problemleriyle başlayan talepleri de aşıp ulusal bir karakter kazanmaya başlayarak bir çok eyalete yayıldı. Sağlık ve eğitime olan yatırım eksikliği üzerine daha fazla soru soruldu.

40’ı aşkın şehirde insanlar düşük bilet ücreti, ya da yapılan zamların geri çekilmesi gibi haklar kazandı. Diğer şehirlerde ise belediyeler ve devlet 2013’te bir artış olmayacağının garantisini verirken Vitória (ES) ve Goiânia (GO) gibi şehirlerde ücretsiz ulaşım gibi büyük kazanımlar sağlandı.

Belediye başkanlıkları, hükümetler hatta kongreler bile protestocular için ortak bir yer haline gelmeye başladı. Geçmişinde ordu diktatörlüğüyle işbirliği yaptığı belirlenen Globo Television Network, aynı zamanda zenginlerin yandaşlığını yapan bir gazetecilik sergilediği için protestolarla karşılandı. Sembolünün görülmesi bile büyük tepkilere yol açtı. “Halk aptal değildir, kahrolsun Globo!” sloganları ülkenin kuzeyinden güneyine yankılandı.

Konfederasyon Kupası’na ev sahipliği yapan şehirlerde, (Fortaleza, Salvador, Brasilia, Belo Horizonte ve Rio de Janeiro) stadyumun içinde binlerce katılımcı ve içeriye giremeyen fakat dışarıdan katılan birçok protestocu dünya kupasına yapılan gereksiz harcamaları protesto etti.

17 ve 20 Haziran aralığında gerçekleşen protestolar ülkeyi durdurdu ve halkın taleplerine hükümetin bir yanıt vermesini diretti.

Belediye başkanları ve yönetim protestocularla medya aracılığıyla bir diyalog kurmaya çalıştı. Devlet başkanı Dilma, ayın 21’inde, ulusal televizyonda yaptığı on dakikalık konuşmada 5 paket içeren bir iyileştirme teklifi sundu. Paketin içinde mali sorumluluk, siyasi reform, sağlık, ulaşım ve eğitim yer alıyor.

DEĞİŞİMİ HER ZAMAN MÜCADELE GETİRİR

Brezilya’nın devraldığı bu gösterilerin ana mesajı şuydu: Tek yol mücadeledir, kavgadır. Brezilya hükümetleri yıllardır alternatif refah programlarıyla pasif bir kabul ettirme politikasına girdiler ve sonunda halkın yanıtıyla sokakta yüzleştiler ve yüzleşmeye devam edecekler!

Artık az bir harcamayla zengin ailelerin, belli kesimlerin otobüs firmaları üzerindeki kontrolüne bir son verilmeli! Kültür-sanat ve spor etkinliklerinde bilet ücretlerinin yarıya indirilmesini ve öğrencilere ücretsiz ulaşım hakkı tanınmasını talep ediyoruz! FIFA, CBF ve lüks stadyum anlaşmalarına bir son verilmeli. Ücretsiz eğitim ve ücretsiz sağlık! Artık hükümetler zenginler için olmamalı! İktidar halkın olmalıdır!

Çeviren: Ekinsu Devrim Danış

www.evrensel.net