İsveçli vekil ve aydınlardan tutuklamalara son verme çağrısı

İsveçli vekil ve aydınlardan tutuklamalara son verme çağrısı

Aralarında İsveç’in tanınmış yazar, sanatçı ve milletvekillerinin de bulunduğu bir grup gazeteci, yazar, politikacı ve sanatçı ortak bir bildiri yayımlayarak Türkiye Hükümetine göstericilere yönelik polis şiddetini durdurması,tutuklananlar ve gözaltına alınanları serbest bırakması çağrısında bulundu.“

Murat Kuseyri

Aralarında İsveç’in tanınmış yazar, sanatçı ve milletvekillerinin de bulunduğu bir grup gazeteci, yazar, politikacı ve sanatçı ortak bir bildiri yayımlayarak Türkiye Hükümetine göstericilere yönelik polis şiddetini durdurması,tutuklananlar ve gözaltına alınanları serbest bırakması çağrısında bulundu.

“Türkiye’de polis şiddeti son bulmalı” başlıklı açıklamada Gezi Parkı’nda ağaçların kesilip yerine alışveriş merkezi yapılması girişimine karşı düzenlenen barışçıl gösterilerin şiddet ile bastırılmaya çalışılması sert bir üslupla eleştiriliyor.

Taksim’de eylemlerin yıllar boyu süren çevre katliamı ve halkın yaşam biçimine müdahale edilmesine tepki olarak ortaya çıktığı belirtilen açıklamada, demokratik ve barışçıl tepkilerin Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın direktifiyle devletin güvenlik güçleri tarafından orantısız güç kullanılarak bastırılmaya çalışıldığı dile getiriliyor.

Bugüne dek 5 kişinin yaşamını yitirdiği, binlercesinin yaralandığı ve gözaltına alındığı belirtilen açıklama da gözaltına alınanları savunan avukatların, yaralıları tedavi eden sağlık görevlilerinin de baskı ve saldırılara uğradıklarına ve tutuklandıklarına dikkat çekiliyor.

ŞİDDETİN DURDURULMASI İÇİN BİRLEŞMİŞ MİLLETLER DEVREYE GİRMELİ

Uygulamaların evrensel insan hakları ve Avrupa Birliği’nin kriterleriyle çeliştiğini belirten aydın ve politikacılar İsveç Dışişleri Bakanı Carl Bildt’e, Avrupa Birliği, ABD ve Almanya’nın yaptığı gibi açıkça polis şiddetini protesto etmesi ve şiddetin durdurulması için Birleşmiş Milletler’in İnsan Hakları Komiseri’ni Taksim ve göstericilere saldırıların sürdüğü diğer illere gitmesi için girişimde bulunmasını istiyorlar.

AKP Hükümetine de kendi vatandaşların demokrasi ve özgürlük taleplerini gaz bombası ve copla bastırma yerine  anlayış ve saygı göstermesi çağrısında bulunuyorlar.. Göstericilere yönelik saldırı emrini verenlerin ve saldırıda bulunanların belirlenerek adalet karşısına çıkarılmasını isteyen aydın ve politikacılar, gözaltına alınmalara  derhal son verilmesini ve tutuklananların derhal serbest bırakılmasını talep ediyorlar.

Açıklamaya imza atan 13 milletvekili arasında Çevre Partisi Dış Politika Sözcüsü Bodil Cebellas’un yanı sıra iktidar ortağı Merkez Partisi ve Halk Partisi’nin milletvekilleri de bulunuyor. Uluslararası Sosyalist Gençlik Enternasyonali İkinci Başkanı Evin İncir, Latin Amerika Grupları Başkanı Francisco Contreras, Bounded Labour Liberation Front Genel Başkanı Ehsan Ulla Kahn, İsveç Yazarlar Sendikası Eski Başkanı, Yazar Peter Curman ile tanınmış tiyatro sanatçısı Sven Wollter de açıklamada imzası bulunanlar arasında.

AKP HÜKÜMETİ ATEŞE BENZİN DÖKÜYOR

Sınır Tanımayan Gazeteciler İsveç Seksiyonu Başkanı Johatan Lundkqist de yazılı bir açıklama yaparak göstericilere yönelik polisin uyguladığı şiddetin Türkiye’nin vatandaşlarının en temel haklarına saygı göstermediğini ortaya koyduğunu söyledi.
Polis şiddetinden dolayı gazetecilerin görevini yapamadıklarına da dikkat çeken Lundqvist, polisin gazetecilere saldırmasını ve bazı gazetecileri yaralamasını ve göz altına almasını da eleştirdi.

Gösterileri engelleyemeyen Hükümet yetkililerinin İnternet sansürünü artırma, bazı televizyon kanallarını da kapatma tehditlerini “Ateşe benzin dökmek” olarak niteledikten sonra, avukat ve sağlık görevlilerine yönelik baskıların demokratik bir ülkede asla yaşanamayacağını dile getiriyor.

Türkiye’nin askeri geleneği kırmak  için  yerine baskıcı başka bir sistemi getirmeye ihtiyacı olmadığını, etnik ve dini tüm grupların özgürlük ve güvenlikleri garanti altına alacak demokratik bir sisteme gereksinimi olduğunu dile getirdi.
İsveç’li Gazeteci Sara Olsson’un  Taksim’de gözaltına alınması ve sınır dışı edilmesini de eleştiren Lindqvist, “Biz, İsveç’te yaşayanlar, Avrupa Birliği sınırlarında dünyanın en büyük gazeteciler hapishanesi olduğunu hatırlamalıyız” dedi. (Stockholm/EVRENSEL)

www.evrensel.net