08 Temmuz 2013 14:15

Vicdanın bittiği yer: Klas Tekstil

Çalışma hayatının en vahşi sektörlerinden biridir tekstil. Her türlü kuralsızlık hakimdir. Akıl almaz birçok uygulama ile karşılaşmak mümkündür. Kadın ve genç işçilerin yoğun olarak çalıştırıldığı sektörde sigortasız işçi çalıştırma, çocuk işçi çalıştırma, taciz

Vicdanın bittiği yer: Klas Tekstil

Paylaş
Sinan Ceviz / Eren Bozbaş

Kuralsız çalışma örneklerine bolca rastlanan firmalardan biri ise Beylikdüzü’nde kurulu Klas Tekstil.

“Klas” isminin arkasında eziyet gören işçi hikayeleri ile dolu firma. Burada yaşananları Klas Tekstil’de çalışan, çalışma koşullarına itiraz eden ve aynı köyden 6 işçi kadının aktardıkları üzerinden okurlarımızla paylaşıyoruz.

Kelime Elçi, Saadet Atilla, Dilan Dayan, Ravşan Dayan, Zelal Dayan, Çınar Yürek, böyle art arda isimleri okunarak işlerine son verildiği duyurulmuş işyeri sahiplerince. Siirt’ten gelmiş hepsi. Akrabalar ve yıllardır İstanbul’da hayata tutunmak için çalışıp dininmişler. Kürt kadınları her türlü yokluğu, yoksulluğu çekmiş güçlü kadınlar.

İşten atılmalarının gerekçesi ise Çınar Yürek’in bir taleplerini işverene bildirmek için imza toplaması olmuş.

GENÇ ÖMÜRLERİ TÜKENMİŞ

Çınar Yürek, 13 yaşında girmiş Klas Tekstil’e. 8 yıldır aralıksız çalıştığı işyerinde annesi Kelime Elçi ile birlikte ter döküyor. Yeni evli Çınar, çocukluğunun bütün hayallerini bu işyerinde yaşamış. Şimdi hayatının baharında ilk kez bir şeye itiraz etmiş işyerinde; “Yeni gelen, hak etmeyen birini makineden kaldırdılar, biz de makineden hak eden birinin kalkmasını istiyorduk. Bunun için imza topladık, gerçi onu da yarıda bıraktık, bu durum yüzünden işten attılar bizi. Biz hepimiz akrabayız onun için hepimizi birlikte çıkardılar. Yıllarımızı verdik, hiçbir zaman işimizi aksatmadık ama sonuç bu oldu işte” diye anlatıyor yaşananları.

ADALET İŞLEMİYOR

“Vicdanın bittiği yer neresi” diye sorulsa yanıt olarak gösterilebilir Klas’ta yaşananlar. “Peki adaletin işlemediği yer neresi” sorusunun cevabı da aynı. Şikayetler edilmiş gelip bakılmamış, Israr edilmiş müfettiş gönderilmiş, gelenler müdür odasında kahve içmiş gitmiş.

İşten atılanlardan Saadet Atilla ise gebe, doğumuna az bir zaman kala işten atılmış. İki hafta sonra doğum iznine çıkacakmış, Saadet 14 yıldır çalışıyor bu işyerinde. 8 yıl sigortası yapılmamış, çocuk yaşta girmiş, buradayken gelin olmuş, çeyrek ömrünü bu işyerine vermiş. “Bizim işyerinde sigorta denetimi olunca sigortasız çalışanları dışarı çıkarıp gizliyorlar. Bizim orada çocuk işçi de çalıştırıyorlar. Çok emek verdik, birçok kez sabahladık. Maliyeciler baskına gelince bir gün apar topar sigorta girişimizi yaptılar. Onca emeğin karşılığı bu oldu” diyor. Saadet işyerinde sakatlanmış, bel fıtığı olmuş, ameliyat geçirmiş şimdi ise dikkatli bir şekilde sürdürüyor hayatını. Gebe hali ile sorgusuz sualsiz kapı önüne konmuş Saadet ve şimdi varsa bir adalet uygulansın istiyor.

ÇOCUK YAŞTA İŞE BAŞLAMIŞ

Ravşan Dayan da çocuk yaşta başlamış burada çalışmaya, aynı şekilde o da çocukluğunu bu işyerinde geçirmiş. Aynı aileden oldukları için birbirlerini korusun kollasınlar diye birlikte gönderilmişler Klas cehennemine. İşe gidiş gelişlerinde birbirlerine kol kanat germişler germesine ama devletin denetlemesi gerekli yerde ise savunmasız, zorla, haksız hukuksuz çalıştırılmışlar. Ravşan bu işyerinde vereme yakalanışını şöyle anlatıyor; “Bizim işyerinde ücretimiz asgari ücretin üzerindedir. Ama asgari ücretten yatırılır sigortamız. Halen sigortasız çalıştırılan arkadaşlarımız var. Ben burada çalışırken verem oldum, doktor ‘çalıştığın yerden, kirli ortamdan kapmışsın’ dedi. Çok sağlıksız koşullarda çalıştırılıyoruz, yemekler kötü, çatal kaşıklar doğru dürüst yıkanmıyor. İşte bundan dolayı verem oldum.”

ARTIK HAKKIMIZI ARAYACAĞIZ

Zilan Dayan da çocuk yaşta başlamış, bu işyerine yıllarını vermiş. Karşılığında ise hukuksuzluktan başka bir şey görmemiş. Dilan ise içlerinde liseyi bitiren tek kişi, o okuduğu, okuyabildiği için çocukluğunu burada geçirmemiş. Ama lise bitince o da bu yıl iş başı yapmış, Klas zulmünü fazla yaşamadan işine son verilmiş.

O kadar çok şey anlatıldı ki hepsini buradan bir seferde anlatmak zor. Hep kusuru patronda bulmuyorlar tabii, kendilerine de kızıyorlar; “Yıllardır niye sustuk kandık” diye. Hem kızıyorlar hem de sorguluyorlar “Ama bize kimse sendika nedir demedi ki ama şimdi artık hakkımızı arayacağız” diyerek.


ÇALIŞTIĞI SÜRECE İZİN YAPMAMIŞ

Anne Kelime Elçi 13 yıldır çalışıyor Klas Tekstil’de. 13 yıl boyunca çalıştığı firmada 7 yıl hiç sigortası yatırılmamış. “Hiç izin kullandın mı?” “Tatile çıktın mı?” diye sorunca şu yanıtı aldık. “7 yıldır Siirt’e hiç gitmedim. İzin verselerdi giderdim.” Sonra Klas’ta yaşananları şöyle aktarıyor “Biz ilk girdiğimizde 40 işçi çalışıyordu, şimdi 200 civarında işçi çalışıyor. Biz oraya çok emek ettik, büyüdüler. Çok fedakarlık yaptık, 2 ay ücret almadan çalıştık. ‘Zordayız’ diyorlardı idare ediyorduk. Günde 10,5 saat çalışıyoruz. Üstelik mesai ücreti almadan çalışıyoruz. İzin kullanmadığım gibi yıllık izin parası da hiç vermediler.” (İstanbul/EVRENSEL)

ÖNCEKİ HABER

Mursi’nin devrilmesi ve ABD stratejisinin krizi

SONRAKİ HABER

Kılıçdaroğlu, CHP Parti Meclisi toplantısı öncesinde konuştu

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa