Cumartesi Anneleri

Cumartesi Anneleri'nden Blok'a destek

Cumartesi Anneleri bu haftaki eylemlerinde Emek Demokrasi ve Özgürlük Bloku'nu desteklediklerini açıkladı. Eylemde konuşan ve 23 Şubat 1995 yılında gözaltında kaybedilen Murat Yıldız'ın annesi Hanife Yıldız, "Türkiye'deki halklara sesleniyorum. Bu gün bizim yaşadıklarımıza sessiz kalan Meclistekilere oy vermeyin. Bu sorunu &c


Cumartesi Annelerinin Galatasaray Meydanı'nda yaptıkları eylemin 320. haftasında "Failler belli, kayıplar nerede?" pankartı açana anneler, kırmızı karanfiller ve kayıpların fotoğraflarını taşıdı. Bu haftaki eylemde 12 Mayıs 1994'de eli telsizli kişilerce eşinin yanından gözaltına alınan Halil Alpsoy ve 18 Mayıs 1994 yılında evinden polislerce götürülen amcaoğlu Kasım Alpsoy'un hikâyesi anlatıldı. Eylemde konuşan ve 23 Şubat 1995 yılında gözaltında kaybedilen Murat Yıldız'ın annesi Hanife Yıldız, geçen hafta kutlanan Anneler Günü kutlamaların kendilerini üzdüğünü söyledi. Kutlanan Anneler Günü'nde her yerde "Anneler Gününüz kutlu olsun" pankartlarını gördüklerini söyleyen Yıldız, "Buradan herkese soruyorum kimin Anneler Günü kutlandı. Cezaevlerinde çocukları olan annenin mi, asker annelerinin mi yoksa kayıp yakınlarının annelerinin mi. Ben anneler gününde yaslıydım. 16 yıldır kayıp çocuğum. Ben ölüp ölüp diriliyorum kendime mezar bulamıyorum" dedi. 12 Haziran'da yapılacak genel seçimlere değinen Yıldız, "Türkiye'deki halklara sesleniyorum. Bu gün bizim yaşadıklarımıza sessiz kalan Meclistekilere oy vermeyin. Bu sorunu çözecek olanlar Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloğu adaylarıdır. Biz onlara oylarımızla bu gücü verirsek onlarda gereken bütün çabalarıyla sorunlarımız dile getirecekler. Halkın eli temiz, oyunuzu eli kirli olanlara vermeyin" şeklinde konuştu. Eylemde babası Halil Alpsoy'un hikayesini anlatan oğlu Serdar Alpsoy, "Bir gece babamı alıp götürdüler. O günden sonra bir daha babamı canlı görmedik. Yıllar sonra işkence yapılmış bir şekilde cenazesini gördük" dedi.

Konuşmaların ardından kayıp yakını olan Maside Ocak basın açıklamasını okudu. 320 haftadır devletin sadece kaybedilenlerin ailelerine, sevdiklerine karşı değil, failleri açığa çıkartmayarak suç işlediğini kaydetti. Ocak, "Suçluların koruma kalkanı yırtılmadıkça suçlular cezalandırılmadıkça devlet bu suçun ortağı olmaya devam edecektir" dedi. Halil Alpsoy ve Kasım Alpsoy'un kaybediliş hikâyesini anlatan Ocak, "Küçük ellerinde uçurtmalar tutacakken, Galatasaray'da dedelerinin fotoğraflarını taşıyan çocuklarımızın 'dedemizi istiyoruz' talebi vicdanlarda insanlık adına büyük bir yaradır" şeklinde konuştu.

Basın açıklamasının ardından yapılan 5 dakikalık oturma eyleminden sonra eylem son buldu. (İstanbul/DİHA)

www.evrensel.net