Projelerle kadın işsizliği çözülebilir mi?

Projelerle kadın işsizliği çözülebilir mi?

TEPAV ve ODTÜ Kadın Araştırmaları Anabilim Dalı tarafından “Amasya’da Kadın İstihdamının Artırılmasına Destek Projesi – KADES” çerçevesinde düzenlenen, Kadın Emeği Konferansı’nı dinlerken “AB projeleriyle kronikleşmiş sorunların çözümü nereye kadar?” diye düşünmeden edemedim.

Selma Gürkan - Emek Partisi Genel Başkan Yardımcısı

TEPAV ve ODTÜ Kadın Araştırmaları Anabilim Dalı tarafından “Amasya’da Kadın İstihdamının Artırılmasına Destek Projesi – KADES” çerçevesinde düzenlenen, Kadın Emeği Konferansı’nı dinlerken “AB projeleriyle kronikleşmiş sorunların çözümü nereye kadar?” diye düşünmeden edemedim.

Üniversiteler ve çeşitli sivil toplum örgütlerinin ortağı olduğu bu tür proje çalışmaları son yıllarda fazlasıyla yapılıyor.

Kapitalizmin, sosyal politikalardan vazgeçtiği dönemlerde uygulanan ekonomi politikaların, yaşanan krizlerin sonucunda ortaya çıkan aşırı yoksulluk ve işsizliğin yol açması muhtemel sosyal patlamaların engellenmesi için IMF ve DB benzeri uluslararası mali kuruluşların bir icadı sosyal fonlar.

Ülkemizde de 24 Ocak kararlarının destekleyicilerinden IMF ve DB’nın etkileri ile Sosyal Hizmetler’e bağlı olarak Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Fonu kuruldu. Sosyal fonlar aracılığı ile yoksulluğun yönetimi için milyarlarca dolar kaynak ayılıyor. İşçi ve emekçilerin ekonomik ve sosyal hakları için pinti davranan sermaye kesimleri, sosyal fonlar aracılığı ile yoksulluğu “gidermek” adına milyarlarca dolar harcayabiliyor. Tabi ki burada tercih sınıfsaldır; aynı tutardaki kaynağı işçi sınıfının kazandığı bir hak olarak saymak yerine sosyal fonlardan peyder pey harcamak bilinçli bir tercih.

Önemli çelişkiler

Kadınların becerilerini geliştirme, meslek edindirme üzere Türkiye İş Kurumu ortaklığında illerde çeşitli projeler yürütülmekte. Kadının evden çıkarılması, istihdam alanına çekilmesi kesinlikle olumlanacak bir girişim. Ancak, bu projelerde kadınlara yine toplumda kadınlara verilen rollere uygun iş alanları sunulmaktadır. Bunun sonucunda kadınlar, yine ev içerisinde, mahalle içerisinde, esnek, yarı zamanlı ya da sözleşmeli çalışmaya mahkum edilmektedir. Projelerle oluşturulan kadın istihdamının temel özelliğidir bu. Bir taraftan kadının istihdam edilmesi arzusu ve ihtiyacı, diğer taraftan kadının yine üstüne yıkılan bakım (hasta, yaşlı, çocuk), temizlik vb. işlerle birlikte eve ve mahalleye hapsedilmesi durumu...

Yoksulluğun sürdürülebilir olması

Sosyal hukuk devlet olma işlevi bugün geçerliliğini yitirmiştir. Yurttaşının çalışma hakkının kullanımı için istihdam alanı yaratma görevinden devlet çoktan vazgeçti. Piyasa ekonomisinin insiyatifine terk edilen istihdam sorununu kalıcı olarak çözmek yerine devlet, günü birlik, geçici, dahası proje bazında çözüm yaklaşımlarını tercih ediyor. Türkiye İş Kurumu’nun meslek edindirme kursları projelerin en görüneni. Kursiyerlere ödenen sembolik ücretler ise yoksulluğun sürdürülebilmesinin önemli araçları haline geldi.

Her kademesinde ücret ödenen bir eğitim sisteminin varlığı kadın erkek eşitliğinin sağlanmasında önemli engellerden birisi. Eğitimde fırsat eşitliğine sahip olmayan kız çocuklarının istihdamda engelleri aşması nasıl sağlanacak? Yine emeklilik hakkından yoksun bir sosyal güvenlik sisteminde kadın istihdamı nasıl geliştirilece? Aile işçisi konumunda olan kadın hala sigorta dışıdır. Ücretsiz, yaygın kreş hizmetinin olmadığı, bakım hizmetlerinin toplumsallaşmadığı koşullarda kadın istihdamı artırılabilir mi?

Sonuç olarak; kadınlar, sosyal fonlarla yoksulluğun kendileri üzerinden yeniden üretilmesine izin vermemelidir. Her kademede eşitlik için eğitim hizmetlerinden sosyal güvenliğe, kreş hizmetlerinden istihdam politikalarına daha kalıcı çözümler için mücadele görevi ile karşı karşıyayız.

www.evrensel.net