Berçelan’da jiyana bextewar*

Berçelan’da jiyana bextewar*

Hakkari (Colemerg ) sırtını Sümbül dağına dayayan ve bir çok dağ arasına kurulu, 30 yıllık savaşta; çatışmalarla iç içe bir yaşamın sürdüğü küçük bir kent merkezi. 6 aylık çözüm sürecinde soluklanma fırsatı bulmuş. Esnafın yüzüne renk gelmiş, işler açılmış, bir k

Mehmet Aslanoğlu

GELİNİN ARDINDAN YAKILAN AĞIT

İzlemek için geldiğimiz Berçelan Fetsivali, Hakkari Stadyumu’ndan Belediye önüne kadar yapılacak bir yürüyüşle başlayacak. Stadyum önünde beklerken bir sürprizle karşılaşıyoruz. Rojda’nın Bûkê parçasını söyleyen genç kadınların refakatinde at sırtında gelen gelin ve damat! Geleneksel düğün kıyafetleri içindeki gelin ve damat büyük bir coşkuyla at sırtından indirilip, halaya davet ediliyor. Burada çekilen büyük halayın ardından tekrar ata bindirilip, yürüyüş korteji içindeki yerini alıyor. En önde BDP Hakkari Milletvekili Adil Zozani ve Belediye Başkanı Fadıl Bedirhanoğlu; Yürüyüş koluyla birlikte gelin ve damadı belediye önünde kurulan kıl çadırdaki nikah masasına götürüyoruz hep birlikte. Hemen önlerinde saf tutan bir gurup şal û şepik giymiş orta yaşlı ve yaşlı Hakkarili, hüznü ve coşkuyu içinde barındıran güzel bir strana başlıyor. Hakkari şivesiyle söylendiği için anlayamıyoruz. Ne olduğunu soruyoruz? Gelin baba evinden götürülürken söylenen ağıtmış. Nikahın yapılacağı kıl çadıra kadar bu ağıt söyleniyor. Belediye önünde kurulan kıl çadırda genç çift Esad Dayan ve Asiye Taş’ın nikahını Belediye Başkanı Fadıl Bedirhanoğlu kıyarken, şahitliklerini de BDP Milletvekili Adil Zozani ve Yazar Gülçiçek Günel Tekin yapıyor.
Savaşın günlük yaşamı etkilediği, her türlü kitle eyleminin gaz, tazyikli su ile bastırıldığı, hatta resmi devlet kurumlarının bile yoğun gaz nedeniyle tatil ilan etmek zorunda kaldığı, sürekli kepenk kapatma eylemlerinin yapıldığı, Kürt gençlerinin cenazelerinin geldiği Hakkari’de uzun zamandan sonra ilk kez Kürt gençlerinin ölümü için değil, düğünü için ağıt yakılması oldukça anlamlı. Fadıl Bedirhanoğlu yıllardır düzenlemek istedikleri festivali savaş koşulları nedeniyle sürekli iptal ettiklerini belirtiyor. Ardından nikah Kürtçe kıyılıyor, şahitlikler yapılıp, imzalar atılıyor.

İTALYAN OYUNUNU KÜRTÇE SEYRETMEK

Akşam Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosunun, İtalyan Yazar Carlo Goldoni’nin “Xulamên Du Xwedi” (İki Efendinin Uşağı) adlı oyununu izliyor yüzlerce Hakkarili. Oyun öncesi dekora bakıp “Kürt ulusal kültürünü” yansıtmayan oyunları niye sahneliyoruz” eleştirilerini yapanlar da dahil tüm salon kahkahalara boğuluyor. “Ulusal kültürü” yansıtmayan ama Kürtçe sahnelenen böyle bir oyunda bu kadar gülebilmek ve eğlenebilmek Hakkarililer için de hoş bir sürpriz oluyor.

BERÇELAN, MUTLULUK, ÖZGÜRLÜK

Festivalin ikinci günü bir gece iki gün sürecek Berçelan Yayla Şenlikleri için hazırlıklarını tamamlayan binlerce Hakkarili piknik için gerekli malzemeleri ve çadırlarıyla kent merkezine 22 kilometre uzaklıktaki Berçelan Yaylası’na doğru yola çıkıyor. Yüzlerce araç, dar, bol virajlı stabil yoldan Berçelan’a tırmanıyor. Her tepede Ava Zê’ye (Zap suyu) kavuşmak isteyen küçük dereler akıyor. Bir çok tepelikte kar kümeleri yaz sıcağına direniyor. Sümbül Dağı ve ona destek veren dağ silsilesi uzandıkça uzanıyor. Ufukta yüksek dağ doruklarından başka bir şey görünmüyor.  Berçelan’a sabahın erken saatlerinde varıyoruz. Halk çadırlarını bir gece önceden kurmuş. İnsanların yüzünden Kürt dağlarında özgür, huzur içinde yayla şenliği yapabilmenin mutluğu okunuyor. Bir bayram havası var Berçelan’da. Manzaraya bakınca “Kürtler bu mutluluğu hak ediyor” diyor insan. Yaylada gün boyu halaylar çekilecek, Seyitxan Gölü’ne gezi düzenlenecek, akşam ise konserler yapılacak. Eğer çözüm süreci kalıcılaşırsa bu tür festivaller gelenekselleşecek.

HAKKARİ’NİN İÇ SIKINTISI: AKP HÜKÜMETİ

Hakkari’de iki gün boyunca edindiğimiz izlenim, Öcalan’ın inisiyatifi ile başlatıldığını düşündükleri çözüm sürecine ilişkin AKP’nin adım atmaması ve süreci zamana yayması. AKP ve onun geçmiş 10 yıllık pratiği halkın en büyük kaygısı. Sadece Hakkarililer değil, “yıllık izinden” dönen uzman çavuşlar ve onları Hakkari’ye yolculayan ailelerinin de en büyük kaygısı herhalde bu sürecin kesintiye uğramasıdır. Bu mutluluk tablosunun tamamlanması için çok şey gerekmiyor: Eşit yurttaşlık, halkın kendi kendini yönetmesi ve ana dilde eğitim.

*Jiyana Bextewar (Mutlu Yaşam); Ereb Şemo’nun SSCB Ermenistanı’ndaki Kürt köylerinde kolektif çiftliklerin yani kolhoz sisteminin örgütlenişini anlattığı romanı

www.evrensel.net