Linç kampanyası devam ediyor

Linç kampanyası devam ediyor

Gezi Eylemleriyle ilgili Yeni Akit gazetesi tarafından hedef gösterilen sanatçı Memet Ali Alabora’nın ardından şimdi de babası Mustafa Alabora hedef tahtasına kondu. “Babası da tescilli terörist” başlığıyla sunulan haberde, Mustafa Alabora’nın terör örgütlerine silah yardımında bulunduğu ve bu yüzden hapis yattığı i

Yeni Akit gazetesi Ankara Muhabiri Ramazan Alkan’ın haberinde, “Mi Minör isimli oyunla Gezi Parkı eylemlerinin provasını yapan, ‘Mesele sadece Gezi Parkı değil arkadaş. Sen hâlâ anlamadın mı? Hadi sen de gel’ diyerek halkı isyana teşvik eden ‘sanatçı’ Memet Ali Alabora’nın babasının, terör örgütüne yardım ve yataklık yapmaktan 8 yıl ceza aldığı ve 3 yıl hapis yattığı öğrenildi” ifadeleri yer alıyor.

Memet Ali Alabora’nın Gezi olaylarının büyümesinde önemli rol oynadığını iddia eden Yeni Akit gazetesi, ayrıca Mustafa Alabora’nın THKO-C üyesi olduğu iddiasıyla yargılandığını ve Alabora’nın terör örgütü üyelerine silah, peruk ve para temin ettiği öğrenildiğini dile getiriyor.  

Gazete, sanatçıların “Kaygılıyız” başlığıyla imzalayarak gelinen süreç hakkında görüşlerini dile getirdiği imza metnini de hedef alıyor: “Aralarında Mustafa Alabora’nın da olduğu sözde birtakım sanatçılar yayınladıkları bildiri ile ‘kaygılı’ olduklarını öne sürdüler. Eylemcileri körükleyerek kenara çekilen oğlu Memet Ali Alabora değilmiş gibi açıklamaya imza atan Mustafa Alabora, sanatçıların değersizleştirilip hedef gösterildiğini, itibarsızlaştırılıp suçlanarak baskı altına alınacağını öne sürdü.”

İFTİRALAR ÇARESİZLİĞİN İFADESİ

Yeni Akit gazetesinin yönettiği linç kampanyasına sinemacı, yazar ve gazeteci örgütlerinden tepki geldi. Yapılan açıklamalarda kin ve nefret söylemiyle haber yapan Yeni Akit gazetesi kınandı.

AKLA VE MANTIĞA SIĞMIYOR

Tunca Arslan (SİYAD Başkanı): Gezi direnişinin başından itibaren iktidarın medyanın çok çaresizce ve çok zavallıca çeşitli iddiaları oldu. Akla mantığa sığmayan iftiralar ve çarpıtmalar, yalanlar ortalığa atıldı. Memet Ali Alabora’yla ilgili iftiraları da bu kapsamda değerlendiriyorum. Çok büyük bir çaresizliğin ifadesi olarak görüyorum bunu. 1950’lerin McCarthy komisyonlarını da geriye itmiş durumdalar. Kaynatmaya çalıştıkları cadı kazanı ancak Orta Çağla ilişkilendirilebilir. Türkiye’nin önü çok aydınlık bütün bunların sonuçsuz kalacağına da eminim. BU TEZGAH YENİ DEĞİL!

Mustafa Köz (TYS Başkanı): Yarın 2 Temmuz... 20 yıl önce Sivas’a gidenleri dinci Sivas gazeteleri de hedef göstermişti. Ve olanlar oldu. 33 aydın yakılarak öldürüldü. Hrant’ı da topun ağzına böyle sürmüşlerdi. Bu tezgah yeni değil öyleyse. Bu gazetecilik değil, ölüm tetikçiliği. Bu cesareti Başbakanın dili de kolaylaştırıyor. Birazcık din, iman, birazcık vicdan. Ne diyebilirim ki. TYS Memet Ali Alabora kardeşimizin yanında. Bunun burnunu kanatırlarsa, karşılarında tüm yazarları bulurlar. YENİ AKİT KİN VE NEFRET SAÇIYOR

Tarık Günersel (PEN Türkiye Merkezi Başkanı): Gezi Parkı direnişi yalnız Türkiye için değil, bütün dünya demokrasi tarihi için harika hamledir. Bu direnişi lekelemeye çalışanlar güneşi balçıkla sıvayamaz. Başbakan mevkiindeki Erdoğan’ın kışkırtıcı ve gerçekleri tahrir edici beyanları yandaşı basında yankılanıyor. Nitekim Yeni Akit hilaf-ı hakikat beyanlarla hem haksızlık ediyor, hem de kin ve nefret saçıyor. Bunu kuvvetle kınıyor, özür dilemesini talep ediyoruz. HEDEF GÖSTERMEK ALIŞKANLIK OLDU

Turgay Olcayto (Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı): TGC olarak yazılı ve görsel basında nefret söyleminin sıkça yer aldığı haberlere rastlamak, gazetecileri, bilim insanlarını, sanatçıları bir takım gruplara hedef göstermek bir süredir yaygın bir alışkanlık haline geldi. Bu TGC olarak bizi çok üzüyor. Gazeteciliğin her zamandan çok meslek ilkelerine özen göstermesi, birleştirici ve yapıcı olması gereken bir süreçten geçerken barış dilinin yerine nefret dilinin egemen olması düşündürücü. Bugün de bir gazetede yayınlanan Alabora’ya yönelik hedef gösterici bir yayın kabul edilemez. Genç bir sanatçının yalnız kendisini değil, ailesini de hedefe koyan ve terörist olarak nitelendiren yayına elbette Alabora’nın avukatları gerekli yanıtı vereceklerdir. Türkiye Gazetecilik hak ve sorumluluk bildirgesinin “Gazetecinin temel görevleri ve ilkeleri” başlıklı bölümünün özellikle 3. bendini hem bu haberi yapan arkadaşların, hem de tüm gazetecilerin dönüp dönüp okunması gereken evrensel ilkelerdir. 3. bendi gazeteci “Bir ulusun, bir topluluğun, kültürel değerlerine, inançlarına, inançsızlığına doğrudan saldırı yapamaz” der. Türkiye’de artık nefret suçları konusunda yasal bir çalışmanın tabanlanmasının zamanıdır. Nefret suçlarını işleyenlerin yargı önüne çıkarılması kanısındayım.  (İstanbul/EVRENSEL)

www.evrensel.net