Lice’nin gözyaşları Kadıköy’e aktı

Lice’nin gözyaşları Kadıköy’e aktı

Lice’de ‘Savaş değil barış istiyoruz’ yazan pankartla karakol inşaatına yürüyenlere ateş açılıp da 18 yaşında bir gencin katledildiği haberi Kadıköy’ün Yoğurtçu Parkı’nda her gün ki forum için toplananlara ulaştığında karar hemen alındı. Bir kez daha koyuldu gençler pankartlar yazmaya ve sonr

Erdal İmrek

Bir askerin bir Kürt gencini öldürdüğü haberi bugüne kadar hiç bu kadar çabuk ulaşmadı belki de Kadıköy’e. Hele bu şekilde, bu duyguyla hiç ulaşmadı. Haftalardır geleceği, umudu, demokrasiyi, mücadeleyi tartışan, yürüyüşler yapan gençler bu kez bu güne kadar buralarda ‘terörist’ denilene, ‘kahraman Mehmetçik’ denilenin zulmünü kınamak için düştü yola. pankart yazıldı hızlıca. 500 civarında genç ellerinde ‘Diren Lice’ ve ‘Tayyip’in destanı Lice’de sürüyor’ pankartlarıyla parktan çıkıp ‘Diren Lice Kadıköy Seninle’ sloganlarıyla yürüdükçe, sokaklar arşınlandıkça kitle büyüdü, büyüdü. Binlerce kişi, Yaklaşık 1 ay önce başlayan ve şimdi farklı şekillerde yürüyen Gezi direnişinin, Gezi ruhunun yarattığı ‘Zulme uğrayana sahip çıkmak’, ‘Onun için direnmek’ duygusunun ne denli güçlendiğini gösterdi. Binlerce kişi ‘Diren Lice Kadıköy seninle’, ‘Faşizme karşı omuz omuza’, ‘Her yer Lice her yer Direniş’, ‘Bu daha başlangıç mücadeleye devam’, ‘Katil devlet hesap verecek’, ‘AKP savaş halklar barış istiyor’, Yaşasın Halkların kardeşliği’ ve ‘Bijî biratiya gelan’ sloganlarıyla yürürken Kadıköy sokakları bugüne dek tanık olmadığı anlar yaşıyordu.

Ellerinde Türkiye bayraklarıyla ‘Bijî biratiya gelan’ sloganları atarak yüründüğüne kaç kez tanık oldu bu topraklar. Kürtçe sloganı atanlara elinde bayrağıyla yaklaşan 50’li yaşlarında bir kadının sloganın nasıl atıldığını sorması, ‘Anlamı ne bunun’ dedikten sonra bayrağını sallayarak bu sloganı atması...

Lice ki 30 yıllık savaşın acısını en derinden yaşayan toprakların bağrında. Bir karakoldan atılan havan topuyla yaşamını yitiren, anasının parçalarını toplayıp eteğine doldurduğu 9 yaşındaki Ceylan aklımızdadır daha. O zaman olamadı ama şimdi, işte direniş birleştirdi. Askerin öldürdüğü Kürt genci için ‘Katil devlet hesap verecek’ sloganları atıyor Kadıköylüler sokaklarda. Hem de binlerce kişiyle. Kadıköy sokaklarında uzun uzun yürüdükten sonra yeniden Yoğurtçu Parkı’na dönüldüğünde herkeste görülmeye değer bir coşku; belki Lice’de bir Kürt’ün ölümünü ilk kez bu kadar derinden ve samimiyetle hisseden bu yüzlerde hüzün, ama bu kez Kürt’e elini uzatıp, Kürt için göz yaşı dökmüş olmanın, katili biliyor olmanın, hesap sormak için harekete geçmiş olmanın gururu var. Forum başlıyor yine. Bir kadın alıyor mikrofonu; ağlamaklı, kendini zor tutuyor. Türk olduğunu söylüyor önce, ‘Ben bugünü gördüm ya, yıllarca terörist dediğimiz, zulmün her türlüsünü yaşamış Kürtler için yürüyebildik, onların acısını hissettik ya artık ölsem de gam yemem’ diyor. Ardı ardına söz alanlar, duygulu, coşkulu. ‘Tayyip Erdoğan’ın işi artık çok zor. Biz Kürtlerin elini tuttuk, biz ön yargılarımızı kaldırıp yere çarptık artık gelsin de yensin bizi şimdi’ diyor diğeri. Yağmur yağıyor ama kimse ayrılmak istemiyor bugün parktan. ‘Başbakan polisimiz destan yazdı demişti. Zalimler ancak kanlı tarihler yazar, destanı ise halklar, ezilenler yazar. İşte bugün Kadıköy’de bir destan yazıldı’ diyordu bir diğeri. Bir genç Kürtçe konuşuyor uzun uzun. Çoğu kimse anlamıyor, konuşmada ‘Kürdistan’ sözü geçiyor sık sık, dün olsa başka olurdu, şimdi ama kimsenin yüzünde tedirginlik, hoşnutsuzluk yok. Elinde Türkiye bayrağı sallayan bir amca gence bağırıyor; ‘Biz anlamadık Türkçesini de söyle.’ Yeniden Kürsüye gelen genç “Kardeşlik olsun, ama hepimiz eşit olalım, özgür olalım. Kürdistan halkı yıllarca çok zulüm gördü. Şimdi Türkler acımızı anlıyor elini uzatıyor çok mutluyum dedim” diyor. Alkışlanıyor uzun uzun. Biri ‘Biz bugün Kadıköy sokaklarında Lice için yürüdük ya, Roboskî’de ölenlerin anaları da Ceylan’ın, Uğur’un anası da, Reyhanlı’da ölenin anası, Lice dağlarında yaşamını yitiren askerin ve gerillanın anası da rahat bir uyku uyusun. Her birinin hesabının sorulacağının garantisidir bugünkü yürüyüşümüz. Artık çocuklarımız bize ‘Sen ne yaptın’ dediğinde söyleyeceklerimiz var” diyor. Parktan ayrılırken yüzlerde, devlet zulmüne bir kurban daha vermiş olmanın hüznü, ama iyi bir şey, çok iyi bir şey yapmış olmanın mutluluğu, gururu...

www.evrensel.net