Çin’in ilk Nobelli yazarı: Mo Yan

Çin’in ilk Nobelli yazarı: Mo Yan

İlk kez bir Çin yazarı, Mo Yan (1955) Nobel aldı. Romanı da yazıldığı dilden dilimize çevrildi: Kızıl Darı Tarlaları.Yazar adı olarak “sakın konuşma” anlamına gelen “Mo Yan” kalıbını kullanan yazar, örtülü  alaycı tavrı olduğunu da öncelikle belirtmiş oluyor. Çünkü bu yazar epey sansür

Sennur Sezer

Yazar adı olarak “sakın konuşma” anlamına gelen “Mo Yan” kalıbını kullanan yazar, örtülü  alaycı tavrı olduğunu da öncelikle belirtmiş oluyor. Çünkü bu yazar epey sansürlenmiş. Kızıl Darı Tarlaları’nın Çin-Japon Savaşı dönemini işlediğini okuduğumda sevindim. Çin’in bu dönemini romanlarında işleyerek Nobel almış bir Amerikalı kadın yazarın Pearl S. Buck’un yazdıklarıyla karşılaştıracaktım Mo Yan’ın yazdıklarını. Pearl Buck Çin-Japon Savaşını Ana’da ve Ejderha Tohumu/Canavar Tohumu’nda yazmıştı: Çin’in yerel eşkıya çeteleri, henüz emekleyen Çin Komünist Partisi, işgalcilerin cinsel sataşmalarının sınırsızlığı. Bir ulusun direnmesinin gücü de vardı bu romanlarda.
Mo Yan’ın Kızıl Darı Tarlaları’nda direnişten çok şiddet ve cinselliğin biraz daha önde olduğunu fark ettim. Bu özellikler Batı’da (belki Çin’de de) çok okunur olmanın gereği. Yazarın Büyük Göğüsler ve Geniş Kalçalar romanıyla 2007 Asyalı Erkek Yazarlar Edebiyat Ödülü’ne aday gösterilmesi de biraz bu özelliğinin kanıtı.
Bir edebiyat konferansında eski yazarların deneylerini yazacak güçlerinin kalmadığı, gençlerinse deneysizlikleri söz konusu olmuş. Mo Yan bu yargıya karşı çıkarak savaşı yazmak için savaşı yaşamaya gerek olmadığını savunmuş. Elbet onun bu iddiasını “cahil cesareti” saymışlar. Mo Yang’sa Kızıl Darı Tarlaları’nda doğduğu köye komşu bir köyde Japon işgali boyunca yaşananları bir plan olarak kullanmış. 2012 Nobel Edebiyat Ödülü’nün verilme sebebi ise, “Sanrısal gerçekçilikle halk hikayelerini, tarihi ve şimdiyi kaynaştırmadaki ustalığı”.
Mo Yan’ın romanını bir kez daha okumam gerekecek. Onun romanındaki metaforları kavramam için bu gerekli. Şu bölüm onun anlattığı pek çok şeyin altta başka özellikler taşıdığını gösteriyor çünkü:
“İkinci ninemin mezarının etrafındaki darılar Hainan Adası’ndan getirilen melez darı tohumlarıdır. Gaomi Kuzeydoğu Bucağı’nm kara toprağı üzerindeki gür ve yemyeşil darıların hepsi melezdir. Öve öve bitiremediğim, hakkında durmadan şarkılar söylediğim o kan kırmızı bir denizi andıran darılar devrimin azgın sularında boğuldu, onlardan geriye hiçbir şey kalmadı, onların yerini kısa saplı, kaim gövdeli, geniş yapraklı, her yeri beyaz çiçek tozuna bulanmış, köpek kuyruğu uzunluğunda püskülleri olan melez darılar aldı. Bu yüksek verimli, acı ve buruk bir tada sahip olan darılar pek çok kişiyi kabız etti. Şube sekreterinin üzerindeki çekirdek kadro dışında bütün köylülerin yüzleri pas rengine döndü.
Bu melez darılardan nasıl da nefret ediyorum.
Melez darılar sanki hiçbir zaman olgunlaşmayacak gibi görünüyor. Onların o gri yeşil gözleri asla tam olarak açılmayacak. İkinci ninemin mezarının önünde durup kızıl darıların topraklarını işgal eden o çirkin piçleri izledim. Darı adını taşıyorlar, ama sadece boy yoksunu saplardan ibaretler. Darı adını taşıyorlar, ama darıların o parlak renklerinden de yoksunlar. En büyük eksiklikleri de darı ruhu ve darı zarafeti. O donuk, belirsiz, uzun ve dar yüzleriyle Gaomi Kuzeydoğu Bucağı’nm saf ve temiz havasını kirletiyorlar.”
Mo Yan’ın Kızıl Darı Tarlaları, tanımadığımız bir edebiyatın bir temsilcisinin ana dilinden çevrilmiş eseri olarak ayrı bir önem taşıyor.

* Kızıl Darı Tarlaları, Mo Yan, Çeviren:Erdem Kurtuldu,
Can Yayınları, 522 s.

www.evrensel.net