30.06.2026 12:46 / Güncelleme: 13:38

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan: NATO Zirvesi bahanesiyle Ankara açık cezaevine çevrildi

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, NATO Zirvesi öncesi Ankara'daki gözaltı ve tutuklamalara tepki göstererek, NATO'yu "savaş aygıtı" olarak niteledi. Bakırhan, barış süreci için çerçeve yasanın gecikmeden Meclis'e getirilmesini istedi.

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunuyor. Konuşmasına 7-8 Temmuz’da Ankara’da gerçekleştirilecek NATO Zirvesiyle başlayan Bakırhan, NATO’nun savunma örgütü olmaktan çıkarak "bir hegemonya ve savaş aygıtına" dönüştüğünü söyledi. Zirve öncesi Ankara'da yapılan gözaltı ve tutuklamalara tepki gösteren Bakırhan, "Ankara'yı susturarak dünyaya demokrasi gösterisi yapamazsınız" dedi.

"NATO bir savaş aygıtına dönüştü"

Bakırhan, "Kuralsızlık büyüdükçe diplomasi geri çekiliyor, savaş dili normalleşiyor. İşte tam böyle bir kırılma anında NATO'nun ne işe yaradığını sormak gerekiyor. Bir zamanlar savunma ittifakı olarak kuruldu NATO ama şimdi bir hegemonya aygıtına, bir savaş aygıtına dönüşmüş durumda" dedi.

NATO'nun genişleme politikalarının yeni gerilim alanları yarattığını belirten Bakırhan, "Üye ülkelere ağır siyasi, mali ve sanayi yükümlülükleri yüklüyor. NATO halkın bütçesini güvenlik gerekçesiyle silaha aktarıyor. Bütün bunlar halkların gözünden uzakta yapılıyor. Hiçbir denetim yok. Şeffaflık yok, hesap verme yok" dedi.

"Bu zirve daha fazla silah ve acı getirecek"

Son beş yılda NATO'nun tehdit tanımını genişlettiğini ve Ukrayna savaşını yeniden yapılanmanın merkezine koyduğunu söyleyen Bakırhan, "Avrupa sınırlarını aşan küresel bir güvenlik blokuna dönüştü. Bu dönüşümün faturasını halklar, emekçiler ve ezilenler ödüyor. Güvenlik büyüdükçe demokrasi küçüldü" diye konuştu.

2026 NATO Zirvesi'nin Ankara'da yapılmasına da değinen Bakırhan, "Biz bu zirveyi daha önce karar altına alınan NATO 2030 konseptinin devamı, yeni savaş ve güvenlik mimarisinin yeni halkası olarak görüyoruz. Açık konuşalım; halklara daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi, daha fazla barış vaat eden bir toplantıdan bahsetmiyoruz. Tam tersi bir toplantıdan bahsediyoruz. Bu zirve masaya daha fazla silah, daha fazla cephe, daha fazla gözyaşı ve daha fazla acı getirecek" dedi.

“Ankara bir zirveye mi hazırlanıyor, savaşa mı hazırlanıyor?”

NATO Zirvesi öncesinde Ankara'da çok sayıda kişinin gözaltına alındığını ve tutuklandığını söyleyen Bakırhan, "Şimdiye kadar dediklerimiz zirve daha başlamadan teyit edildi. Ankara neredeyse bir açık cezaevine çevrildi. Bir zirveye mi hazırlanıyor Ankara, bir savaşa mı hazırlanıyor? Emin olun anlamakta güçlük çekiyoruz. Ellerinden gelse evinizin penceresini açmayın diyecekler. Bu sıcakta bizi nefessiz bırakacaklar. Koca başkent birkaç protokol aracının rahat geçmesi için resmen kapatılıyor. Bazı liderlerin sabah koşusu için parkların kapatılacağı tartışılıyor. Lider koşacak diye Ankara halkı parklara gitmeyecek. Ankara'dakiler kendi kentlerinde neredeyse fazlalık olarak görülüyor" ifadelerini kullandı.

"175 arkadaşımız tutuklandı"

Zirve öncesinde düzenlenen operasyonlara tepki gösteren Bakırhan, "Zirve başlamadan bir sürü operasyon yapıldı, yüzlerce arkadaşımız gözaltına alındı. Şimdiye kadar 175 tane insanımız tutuklandı. Bu tutuklamaların tamamı haksız, hukuksuz ve keyfidir. Asılsız iddialarla bu tutuklama ve gözaltılar yapıldı. Gözaltındaki arkadaşlarımıza sorulan sorulara baktım, böyle bir saçmalık olamaz. Böyle bir absürtlük olamaz. Ne yapalım? Dünyada yeni savaş kararları alacak bir zirveyi alkışlayalım mı? Savaş karşıtı bir hareket olarak bunu yapmayız vallahi kimse kusura bakmasın" dedi.

Henüz herhangi bir protesto gerçekleşmeden gözaltı ve tutuklamaların yapıldığını belirten Bakırhan, "Ortada henüz protesto yok ama gözaltı var, tutuklama var. Sabahın köründe kapıları, camları, pencereleri kırarak insanlara kelepçe vurarak gözaltı yapılan operasyonlar var. İnsanları NATO'ya itiraz eder diye, savaş politikalarına karşı çıkar diye, emekten, doğadan, özgürlükten yana söz kurar diye tutuklayamazsınız. Bu arkadaşlarımız derhal serbest bırakılmalıdır. Ankara'yı susturarak dünyaya demokrasi gösterisi yapamazsınız" diye konuştu.

"NATO zirvesi için 12 milyar lira harcandı"

NATO Zirvesi için yapılan harcamalara da değinen Bakırhan, şu ana kadar 12 milyar lira harcandığını söyledi. Yollar için 9,5 milyar lira, protokol güzergahındaki dikey bahçeler için ise 69 milyon lira harcandığını belirten Bakırhan, "Utanma duygusu olan bir yetkili varsa ona sormak isterim; yolların yapılması, çiçeklerin ekilmesi için ille burada bir NATO zirvesinin yapılması mı gerekiyor? Şimdi mi aklınıza geldi 12 milyar lirayı yolları düzeltmeye harcamak?" dedi. Geçen günlerde sel nedeniyle Hakkari'nin tek ulaşım yolunun bir ay kapalı kaldığını hatırlatan Bakırhan, "Madem bu kadar çabuksunuz, Hakkari'nin yolu neden bir ay bekletildi?" diye sordu.

"Yüzde 5 askeri harcamanın faturası 40 milyar dolar"

Geçen yıl Hollanda'da düzenlenen NATO Zirvesi'nde üye ülkelerin askeri harcamalarının gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 5'ine çıkarılması yönünde karar alındığını belirten Bakırhan, bunun Türkiye'ye yıllık 40 milyar dolarlık ek yük getireceğini söyledi.

Bakırhan, "Türkiye bütçesinin yaklaşık yüzde 11,5'i askeri harcamalara gidecek. Bu dayatma; eğitimden, sağlıktan, çocuğun kitabından, işçinin ve emeklinin ücretinden, hastanın ilacından kısılan para demektir. Ekonomide 'tereyağı mı, tüfek mi' diye bir deyim vardır. Yani halkın refahından mı, silahlanmadan mı yanasınız? Bu iktidar çoktan kararını verdi. Halkın sofrasında tereyağı yok. Toplumun karnını değil, güvenlikçi devletin silahını doyuruyorlar" ifadelerini kullandı.

Türkiye'deki ekonomik tabloya da değinen Bakırhan, "Bugün Türkiye'de yoksulluk sınırı 114 bin lira. İnsanlar kirayı, faturayı, çocuğunun okul masrafını nasıl ödeyeceğini düşünerek yaşıyor. Ama NATO Genel Sekreteri Rutte, Ankara'daki zirvede 10 milyarlarca dolarlık savunma anlaşmalarının duyurulacağını söylüyor. O zaman biz de gerçekleri söyleyelim; Türkiye'de her 10 kişiden 6'sı borçlu. Hanelerin yüzde 51,8'i yoksullukla mücadele ediyor. Sosyal yardıma muhtaç aile sayısı 30 milyona yaklaştı. Buna rağmen bütün bu veriler iktidarın gözünde askeri zirveler kadar değer görmüyor" dedi.

“Bu ülkede gerçek güvenlik sorunu halkın açlığıdır”

Bakırhan, "Bu ülkede gerçek kriz mutfaktadır. Gerçek güvenlik sorunu halkın açlığıdır. Gerçek beka sorunu çocukların okula aç gitmesidir. Gerçek tehdit halkın ekmeğinin savaş bütçelerine aktarılmasıdır. Halkların güvenliği devletlerin silah deposunda değil, eşit ve demokratik bir yaşamda başlar. NATO dünyayı güvenliğe değil, savaşın gölgesine alıştıran eski bir korku mimarisidir. Bu yüzden tarihin müzesine kaldırılmalı, yerine daha eşitlikçi, daha demokratik ve daha barışçıl bir uluslararası düzen kurulmalıdır" diye konuştu.

"Çerçeve yasa gecikmeden Meclis'e gelmeli"

Süreç görüşmelerine de değinen Bakırhan, sürecin kalıcı hale gelmesi için çerçeve yasanın gecikmeden çıkarılması gerektiğini söyledi. Türkiye'nin önemli bir fırsatla karşı karşıya olduğunu belirten Bakırhan, "Önümüzde Türkiye siyaset tarihinin en büyük fırsatlarından birisi duruyor. Demokratik Toplum ve Barış Süreci ikinci yılına girmek üzere. Bu süreçte silahlar yakıldı, Mecliste bir komisyon kuruldu, komisyon İmralı'ya gitti ve raporunu hazırladı. Bu adımların üzerine demokratik toplum ve barış sürecini sağlam bir şekilde inşa etmek istiyoruz. Bunun yolunun çerçeve yasa olduğunu bir kez daha buradan söyleyelim" dedi.

Çerçeve yasanın kapsamlı ve güven veren bir içerikle hazırlanması gerektiğini ifade eden Bakırhan, "Yüzyıllık bir meseleyi şiddet zemininden hukuk zeminine çekmek kolay bir iş değil. Bu yasa cesaretle yazılmalıdır. Toplumun kulağı bu yasadadır. Dağdan dönmeyi bekleyenlerin de haksız ve hukuksuz şekilde cezaevinde olanların da hasta tutsakların da sürgünde yaşayanların da gözü bu yasadadır" diye konuştu.

"İnsanların geleceği belirsizliğe bırakılamaz"

Toplumun sürece ilişkin en büyük beklentisinin hukuki güvence olduğunu söyleyen Bakırhan, "İnsanlar gerçekten devlet sözünü tutacak mı? Bu meseleyi hukuka bağlayacak mı? İnsanlar güvenle ülkelerine, evlerine dönebilecek mi? Çerçeve yasa bu soruların tamamına cevap verecek bir yasadır. Bu nedenle dar tutulmamalı, belirsiz olmamalı, güvenlikçi yorumlara kapalı ve topluma güven veren bir yasa olmalıdır" dedi.

Dönüş yapmak isteyenler arasında ayrım yapılmaması gerektiğini belirten Bakırhan, "Barışın kapısına girmek isteyen herkese o kapı açık olmalıdır. İnsanların geleceğini bir memurun, bir savcının ya da bir mahkemenin keyfine teslim edemezsiniz. Dönüş varsa güvence olmalıdır. Hukuk varsa herkes için aynı açıklıkta olmalıdır" ifadelerini kullandı.

Çerçeve yasanın ertelenmemesi gerektiğini vurgulayan Bakırhan, "Bu mesele günlük hesaplara kurban edilemez. Barış bekletilecek bir dosya değildir. Çerçeve yasa ertelenemez, sonbahara bırakılamaz. Geciken her gün barışın önüne yeni bir engel koyar. Çerçeve yasa gecikmeden, korkmadan, açık ve güven veren bir içerikle Meclis'e gelmelidir. Bu yüzden bir kez daha söylüyoruz; yasa hemen şimdi, barış hemen şimdi" diye konuştu.

"Kayyım siyasetinin son bulmasını istiyoruz"

Toplumun demokratikleşme yönünde adım beklediğini ifade eden Bakırhan, "Halk sürecin ciddiyetle ilerlemesini istiyor. Demokratikleşme adımlarının gecikmeden atılmasını istiyor. Genel demokrasinin önünün açılmasını istiyor. İki yıldır bir masada oturuyoruz ama kayyımlar yerinde duruyor. İnsanlar artık kayyım siyasetinin son bulmasını istiyor. Eşit yurttaşlığın hayatta karşılık bulmasını istiyor. Eşit olmayı istemenin neresi kötü, neresi suç?" diye konuştu.

Kalıcı barışın yalnızca Türkiye'yi değil bölgeyi de etkileyeceğini belirten Bakırhan, "Bugün dünyanın en büyük ihtiyacı yeni cepheler, yeni çatışmalar değil, yeni barış şehirleridir. Türkiye bunu başarabilecek bir eşiktedir. Bu eşiği atlayacağımıza inanıyoruz. Umudumuzu yitirmeyeceğiz, mücadele edeceğiz, barış yolunda yürümeye devam edeceğiz” dedi.

 

(Politika Servisi)
30.06.2026 06:15

Yaz sıcakları zirve yapıyor, dereceler 40'ı görecek: Meteoroloji'den saat uyarısı geldi

Yurt genelinde yağış beklenmezken sıcaklıklar mevsim normallerini aşacak. Doğu ve Güneydoğu'da kavurucu sıcaklar etkili olurken, Marmara ve Ege'de rüzgar sert esecek.

Yaz sıcakları zirve yapıyor, dereceler 40'ı görecek: Meteoroloji'den saat uyarısı geldi

Fotoğraf: Herbert Goetsch/Unsplash

30.06.2026 11:22

Almanya'da anne-çocuk koruma merkezindeki silahlı saldırıda velayet anlaşmazlığı iddiası

Almanya'nın Stade kentindeki anne-çocuk koruma merkezinde altı kişinin yaşamını yitirdiği silahlı saldırının nedeninin, üç aylık bebeğin velayeti nedeniyle yaşanan anlaşmazlık olduğu iddia edildi.

Almanya'da anne-çocuk koruma merkezindeki silahlı saldırıda velayet anlaşmazlığı iddiası

Temsili görsel | Fotoğraf: Ricardo Martínez González/Pexels

30.06.2026 11:10

Dersim halkından turizm çağrısı: Munzur'un suyu temiz kalsın, kültürümüz yok olmasın

Birleşmiş Milletler Turizm Örgütü'nün "En İyi Turizm Köyü" programına aday gösterilen Dersim'in Ziyaret Köyü sakinleri, turizmi desteklediklerini ancak Munzur'un doğasının, Alevi inancının ve kültürel mirasın korunmasını istedi.

Dersim halkından turizm çağrısı: Munzur'un suyu temiz kalsın, kültürümüz yok olmasın

Fotoğraf: ANKA

30.06.2026 10:50

Trump'tan Doha'daki İran görüşmelerine ilişkin açıklama: Belki önemli olacak, belki olmayacak

ABD Başkanı Donald Trump, İran ile Doha'da yapılması planlanan kritik görüşmelere ilişkin yaptığı açıklamada, "Doha'daki toplantı belki önemli olacak,belki olmayacak. Bunu göreceğiz" dedi.

Trump'tan Doha'daki İran görüşmelerine ilişkin açıklama: Belki önemli olacak, belki olmayacak

Fotoğraf: DHA

30.06.2026 11:01 / Güncelleme: 11:16

Paraguay'da Almanya galibiyeti sonrası ulusal tatil ilanı

Paraguay Devlet Başkanı Pena, 2026 FIFA Dünya Kupası'ndaki Almanya galibiyeti sonrası 30 Haziran gününü kutlamalar için ulusal tatil ilan etti.

Paraguay'da Almanya galibiyeti sonrası ulusal tatil ilanı

Fotoğraf: AA

30.06.2026 11:37

İmamoğlu'nun savunma yapacağı tarih belli oldu

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen İBB davasının 59. duruşmasında mahkeme heyeti, Ekrem İmamoğlu’nun savunmasını 8-9 Temmuz 2026 tarihlerinde alınacağını açıkladı.

İmamoğlu'nun savunma yapacağı tarih belli oldu

Görsel: Google Gemini Al

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!