Herkesin bir Gezi’si var

Herkesin bir Gezi’si var

Gezi Parkı, “marjinal”ler ve onların kandırdığı “çapulcu” ve “saf” gençlerden arındırıldıktan sonra halka kapatıldı! Parkın girişindeki merdivenlerin başında, küçük bir taburenin üzerinde peşin satan esnaf gibi oturmuş polis memurunun, içeri girme ısrarımız üzerine, sırıtarak söyledi

Şengül Karadağ

Gazetelere ve gazetecilere yönelik operasyon ve gözaltıları bildiğimizden, basın kartı/sarı basın kartı ayrımı şaşırtıcı gelmedi. Ancak kamusal bir alan için yapılan bu ayrımın yasal bir dayanağı olmadığını da biliyoruz.

Parkta, medyaya da yansıdığı üzere, çimler yenileniyor, yeni ağaçlar ve çiçekler dikiliyor, sıralar temizleniyor ve boyanıyor... Görevlilerden biri çocuk parkının da yenileneceği bilgisini veriyor. Bütün izler silinmeye çalışılıyor.

İşçiler sorularımıza yanıt vermemeyi tercih ediyor. “Ağaçları sökmeye de mi siz geldiniz?” diye soruyoruz. Gençten birisi utangaç bir şekilde “Evet” diyor, ama ekliyor; “Abla buraya şimdi daha çok ağaç dikecekler.”

“Öyleyse neden o koca koca ağaçlar kökünden söküldü?” Yanıt yok.

Direniş Büyükşehir Belediyesine çok yaramış besbelli. Ağacın, çiçeğin, yeşil alanın değerini anlamış. Gezi’yi yıkmaya gelen iş makineleri şimdi yapmaya uğraşıyor. Kepçelerde parkın toprağı değil, çiçekler taşınıyor. Ağaçların yanı sıra 200 bini aşkın çiçek, 5 bin gül dikildiği bilgisi veriliyor. Ama bu insansız Gezi hiç güzel kokmuyor...

TAKSİM’DE HAYAT ‘NORMAL’ Mİ?

Sadece Gezi’nin değil Taksim’in dört bir yanı polisle çevrili. Taksim’e çıkan bütün sokakların başını TOMA’lar tutuyor. Valiliğin açıkladığı huzur ortamı bu olsa gerek! Peki hayat gerçekten normale dönmüş mü?

Otobüslerin yolcularını indirdiği yerden İstiklal’e geçip Gezi’ye yürürken bile öyle olmadığı anlaşılıyor. Önümüzde yürüyen ve bir yandan da hararetli bir şekilde konuşan polislerin yanından hızla geçerken, birinin “öyle duruyor” dediğini duyuyoruz. “Duran adam”dan bahsettiğini anlıyor, gülümseyerek hızlanıyoruz. Zaten meydana çıkar çıkmaz “duran” adam ve kadınlara rastlıyoruz. Tam karşılarında AKM’nin önünde, yanında, üstünde, içinde yüzlerce polise karşı, “öyle duruyorlar.”

Bir kadın paket paket su getirip teker teker hepsinin yanına koyuyor. Bir başkası “Güneş kremi lazım” diyor. İzlemek için duranlar da, sırf fotoğraf çektirmek için duranlar da var! Ama her an biri safa geliyor, bir diğerinin yanında duruyor!

Evet, devlet Gezi’yi ele geçirmiş! Manşet toplantısında memleketin bütün parklarının Gezi’ye çevrildiğini konuşuyoruz. Artık her yerde bir Gezi olduğu, her yerin Gezi olduğu haberleri geliyor. “Mesele birkaç ağaç değil ki dostum” sözleri canlanıyor zihnimizde ister istemez.


100 AĞAÇ 5 BİN GÜL

Büyükşehir Belediyesi, parka 100 yeni yetişkin ağaç ve 152 bin çiçek dikildiğini, ek olarak 50 bin çiçek daha ve 5 bin gül dikileceğini açıkladı. Ayrıca Katı Atık Yönetimi Müdürlüğü Taksim ve Gezi Parkı’nda 310 temizlik personeli, 32 kamyonet, 12 yıkama aracı, 5 su tankeri ve 6 süpürge aracı çalıştığını duyurdu. (İstanbul/EVRENSEL)

www.evrensel.net