24.05.2026 00:30

İşçilerden mutlak butlan tepkisi: Bu karar seçimsizleştirme sürecinin büyük bir adımı

İzmir'de yargı kararlarının korku ve oy kaygısıyla alındığını savunan işçiler, iktidarın demokratik iradeyi yıpratarak olası bir erken seçimi kolaylaştırmayı hedeflediğini belirterek, bu müdahalelerin toplumda karşılığı olmadığını vurguluyor.

İşçilerden mutlak butlan tepkisi: Bu karar seçimsizleştirme sürecinin büyük bir adımı

Fotoğraf: Evrensel

Berkay Sert
Emirhan Durmaz


İzmir – CHP kurultayına yönelik “mutlak butlan” kararına ilişkin farklı işkollarından işçi ve emekçiler ile alınan karar üzerine konuştuk. Emekçiler, kararın yalnızca CHP’ye dönük bir müdahale olmadığını, Türkiye’de siyasal alanın yeniden dizayn edilmesine dönük daha geniş bir sürecin parçası olduğunu söyledi. İşçiler, alınan karar ile birlikte demokratik iradenin zedelendiğini, yargının siyasal araç haline getirildiğini ve muhalefetin etkisizleştirilmeye çalışıldığını ifade etti.

‘Seçimsizleştirme sürecinin büyük bir adımı’

Bir Buca Belediyesi işçisi, alınan kararın Türkiye’de uzun süredir adım adım örülen “seçimsizleştirme” sürecinin parçası olduğunu söyledi. İşçi, “Bu kararın alınması açık ve net bir şekilde seçimsizleştirme sürecinin büyük adımlarından birisi. ‘Karşımda beni yenebilecek bir güç olamaz, varsa ya içeri atar sustururum ya da kayyum atarım, istediğim gibi bir muhalefet seçerim kendime’ anlayışıyla hareket ediliyor” dedi.

Kurultayda ortaya çıkan iradenin yargı yoluyla geçersiz hale getirilmeye çalışıldığını belirten işçi, bunun demokratik açıdan kabul edilemez olduğunu söyledi. Belediye işçisi, “Halkın yani delegenin, birilerinin verdiği oylarla seçilmiş birisinin siyasi yargı kararı ile değiştirilmesi asla kabul edilecek bir şey değil. Bu resmen bir nevi yargı darbesi” ifadelerini kullandı.

‘Muhalefeti tamamen etkisizleştirme amacı taşıyor’

İzmir Begos’ta çalışan bir depo işçisi ise iktidarın son yıllarda farklı siyasal ortaklıklarla kendi yönetim alanını tahkim etmeye çalıştığını belirterek, “İktidar, aldığı butlan kararıyla kurumsal muhalefeti tamamen etkisizleştirme amacını taşıyor. Geçtiğimiz yedi sekiz yıllık süreçte seçim kazanabilmek adına ortaklarına sürekli tavizler veren yönetim, küçük rakiplerini de yeni müttefiklere dönüştürmek için rant paylaşımına ortak etmek zorunda kaldı” dedi.

Bugün gelinen noktada ise muhalefetin doğrudan tasfiye edilmeye çalışıldığını ifade eden işçi, “Şimdi ise İmamoğlu’nun saf dışı bırakılması ve butlan kararı hamleleriyle muhalefeti kendisi için bir tehlike olmaktan bütünüyle çıkarmak istiyor” diye konuştu.

‘Dün Kürtlere uygulanan yöntemler bugün genel bir sindirme aracına dönüştü’

Kürt siyasetine dönük yıllardır sürdürülen baskı politikalarının bugün daha geniş kesimlere yöneldiğini söyleyen depo işçisi, “Olaya Kürtler açısından baktığımızda ise bu yöntemlerin hiçbiri şaşırtıcı değil. Daha antidemokratik ve gayriinsani bir siyasi anlayışla yıllarca yüzleşmek zorunda kalan Kürt demokratlar bu uğurda büyük bedeller ödediler ve ödemeye devam ediyorlar. Dün sadece Kürtlere karşı uygulanan bu tasfiye yöntemleri bugün artık ana akım siyaseti de hedef alan genel bir sindirme aracına dönüşmüş durumda. Tam da bu yüzden yaşanan son gelişmeler, Türkiye’nin rekabetçi otoriterlikten hegemonik otoriterliğe geçişini tamamlayan tarihsel eşikler olabilir” ifadelerini kullandı.

‘Muhalefet iktidarın kontrolünden çıkınca, yeniden hizaya getiriliyor’

Çiğli Organize Sanayi Bölgesi’nde çalışan bir metal işçisi ise alınan kararlara artık şaşırmadığını söyleyerek, “Bu kararları artık garipsemiyorum. Yıllardır kontrol altında tutulan kontrollü muhalefet, iktidar kontrolünden çıkınca tekrar hizaya getiriliyor. AKP’nin oyları düştükçe bu da olmaz dediğimiz bu tür şeylerin devamını da bekliyorum” dedi.

Türkiye’de geçmişte de benzer siyasal süreçlerin yaşandığını belirten işçi, “Bunu AKP’nin iktidara gelmesinde de İstanbul seçimlerinde de gördük. Türk halkı mağdur olana yakınlaşma eğilimindedir. Geçmişte AKP’nin hem siyasi hem tabanda gücü vardı. Aldığı antidemokratik kararları tabanı vasıtasıyla kendisine oy veren ama politik olmayan insanlara anlatabiliyor, onları ikna edebiliyordu” diye konuştu.

Bugün ise iktidarın toplumsal desteğinde aşınma yaşandığını ifade eden metal işçisi, “Şimdi o tabanın anlatabileceği her şey tükendi ki bu kararın gecikmesinin nedeni de kendi tabanından gelen itirazlardı” dedi.

Kararın toplumun geniş kesimlerinde karşılık bulmayacağını söyleyen işçi, “Bu kararı kendi tabanı hariç kimsenin onaylamayacağını ve demokratik iradeye AKP açısından olumsuz yansıyacağını düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

Kararın temel motivasyonunun oy kaybı olduğunu belirten metal işçisi, “Kararın gerekçesi AKP’nin oylarının gerilemesi ve yükselmemesi” dedi.

‘Korkuyla alınmış bir karar’

Menemen OSB’de çalışan bir mühendis ise kararın korkuyla alındığını düşündüğünü söyledi. Mühendis, “CHP kurultayına ilişkin mutlak butlan bence korkuyla alınmış bir karardır. Bu halkın karşı tarafı seçebilmesi özgürlüğünün elinden alınmasıdır. Hukuk sistemi siyaseti, seçimi ve hakları ortadan kaldırmak yerine bunları korumalıdır” dedi.

Kararın hukuksuz olduğunu ifade eden mühendis, “Bu kararın alınmasının tamamen hukuksuzca olduğunu düşünüyorum. Burada tek gücün otoritesini görmekteyiz. Halkın seçimiyle başa gelenler halkın kararını ve yetkisini görmezden geliyor” diye konuştu.

‘Yargı kimsenin oyuncağı olmamalı’

Yargının siyasal hesaplarla kullanılmasına tepki gösteren mühendis, “Yargı oyuncak değildir, kimsenin çıkarı için kullanılmamalı. Bu tarz davranışlar demokratik iradeye darbe vurmaktadır. Adil değildir ve kesinlikle bizi geri götürecek şeylerdir” dedi.

Kararın toplum üzerinde tek tip siyasal yönelim dayattığını söyleyen mühendis, “Bu bir dayatmadır. Halkı tek partiye, tek görüşe ve aynı zihniyete bağlamaktır. Muhalefetin kaldırılması, yetkisinin düşürülmesi, onları başka parti kurmaya sevk etmesi ve kısıtlaması tamamen bireylerin seçim hakkını kısıtlamaya ve demokrasiyi zedelemeye çalışmaktan başka bir şey değildir” ifadelerini kullandı.

Gençler açısından geleceğe dair kaygının büyüdüğünü belirten mühendis, “Genç bir birey olarak demokrasiyle kurulmuş bir ülkede demokrasinin dibi gördüğüne şahit oluyorum. Alınan karara asla şaşırmadım, daha kötüsünü bile yapabilirler” dedi.

İktidarın seçim sürecine dönük hamle yaptığını düşündüğünü ifade eden mühendis, “Seçim yaklaşmaya başladı, artık korkuyorlar ve elbette hem halka gözdağı vermeye çalışıyorlar hem de rakiplerini etkisiz hale getirmeye çalışıyorlar” diye konuştu.

‘Demokratik iradeyi mental olarak yaralıyor’

Son olarak görüştüğümüz bir Vestel işçisi ise kararın olası bir erken seçim süreciyle bağlantılı olduğunu düşündüğünü söyledi. İşçi, “Bence erken seçim için hazırlık yapılıyor. Butlan kararının erken seçim olana kadar kalacağını sonra kaldırılacağını düşünüyorum” dedi.

Kararın toplum psikolojisini hedef aldığını ifade eden işçi, “Demokratik iradeyi mental olarak yaralayıp seçimi daha kolay kazanan bir iktidar görebiliriz” diye konuştu.

Kararın temel nedeninin iktidarı sürdürme isteği olduğunu söyleyen işçi, “Kararın sebebi iktidarda kalmayı istemek. Bunun motivasyonu ise güç zehirlenmesi bence” ifadelerini kullandı.

23.05.2026 13:13

İran'a yeniden saldırı olasılığı gündemde: ABD Başkanı Trump, bu haftaki programlarını iptal etti

İran savaşıyla ilgili olası yeni saldırı iddiaları gündemdeyken ABD Başkanı Trump, bu haftaki programlarını iptal ederek New York'ta katıldığı bir etkinliğin ardından Washington’a döndü

İran'a yeniden saldırı olasılığı gündemde: ABD Başkanı Trump, bu haftaki programlarını iptal etti

Fotoğraf: ANKA

23.05.2026 09:38 / Güncelleme: 09:41

Çin'in Şanşi eyaletinde kömür madenindeki patlama: 90 işçi hayatını kaybetti

Çin'in kuzeyindeki Şanşi eyaletinde yer alan kömür madeninde meydana gelen patlamada 90 işçi yaşamını yitirdi. Göçük altında kalan işçileri arama ve kurtarma çalışmaları sürüyor.

Çin'in Şanşi eyaletinde kömür madenindeki patlama: 90 işçi hayatını kaybetti Fotoğraf: Xinhua
23.05.2026 16:36 / Güncelleme: 17:21

Av. Çağlar Çağlayan: Seçimli olağanüstü kurultayı derhal çağırabilirler

CHP’de “mutlak butlan” kararı sonrası başlayan kurultay tartışmalarına ilişkin konuşan Av. Çağlar Çağlayan, “Elinde imza yetkisi olan kişi kongre yapmak istedikten sonra o kongre yapılır” dedi.

Av. Çağlar Çağlayan: Seçimli olağanüstü kurultayı derhal çağırabilirler

Fotoğraf: AA

23.05.2026 15:37

Pakistan Genelkurmay Başkanı Munir, Pezeşkiyan ve Kalibaf ile görüştü

Pakistan Genelkurmay Başkanı Asım Munir, İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan ve İran Meclis Başkanı Kalibaf ile Tahran’da bir araya geldi. Görüşmelerin içeriğine ilişkin resmi açıklama yapılmadı.

Pakistan Genelkurmay Başkanı Munir, Pezeşkiyan ve Kalibaf ile görüştü

Fotoğraf: AA

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!