TGS: Medyaya yönelik sürek avı başladı

TGS: Medyaya yönelik sürek avı başladı

Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), Atılım Gazetesi, Özgür Radyo ve Etkin Haber Ajansı (ETHA)'na yapılan polis baskınlarına tepki gösterdi.Basına yönelik operasyonun hukuk dışı olduğunu vurgulayan TGS, gözaltına alınan Atılım Gazetesi Genel Yayın Koordinatörü Sedat Şenoğlu ve Özgür Radyo haber merkezi çalışa

Basına yönelik operasyonun hukuk dışı olduğunu vurgulayan TGS, gözaltına alınan Atılım Gazetesi Genel Yayın Koordinatörü Sedat Şenoğlu ve Özgür Radyo haber merkezi çalışanı Selvi Coşar'ın serbest bırakılmasını istedi.

TGS'nin açıklamasında Gezi Parkı direnişine gerçekleştirilen saldırılarda gözaltına alınan İMC Televizyonu editörü ve Ulusal Kanal Kameramanı Emre Fidan'ın da sorgularının halen devam ettiğini hatırlatarak, "Arkadaşlarımızın savcılık tarafından serbest bırakılmasını diliyoruz" dedi.

TGS'nin açıklamasının devamında şu ifadelere yer verildi;

"Siyasi iktidarın sansür kuruluşu gibi çalışan RTÜK, “halkın gerçekleri öğrenme hakkına” saygı duyarak özgür ve bağımsız habercilik yapan Ulusal Kanal, Halk TV, Hayat TV, Cem TV gibi televizyon kuruluşlarına ağır para cezaları uygulamak için bahaneler üretmeye devam etmektedir. RTÜK ve TMSF’nin, siyasi iktidarın keyfi talimatları doğrultusunda sansür kurulu gibi hareket etmekten vazgeçmesini bekliyoruz.

Esasında, bütün bu gelişmeler, önümüzdeki süreçte medya üzerindeki baskının sona erdirilmesi bir yana daha da artırılacağının işaretlerini vermektedir.

Siyasi iktidarın, Gezi Parkı’nda başlayan ve toplumsal bir patlamaya dönüşerek tüm ülkeye yayılan barışçıl halk gösterilerinden gerekli mesajları almak ve özgürlük taleplerinin gereğini yerine getirmek yerine, baskıcı politikalarını sürdürmeyi tercih ettiği anlaşılmaktadır.

Siyasi iktidar, gazete ve televizyon kuruluşları ile sosyal medyayı hedef alan bir sürek avı başlatmıştır.

Siyasi iktidar, toplumdan yükselen özgürlük taleplerinin temelinde, gazeteciler üzerinde uygulanan baskılar ve bu vasıtayla toplumda yaratılan korku ortamı olduğunu görmezden gelmektedir. Siyasi iktidar, ne yazık ki halkın özgürlük taleplerine, yeni ve daha ağır baskılarla karşılık vermektedir.

Halkımızı, basın özgürlüğü talebiyle yıllardır bedel ödeyen ve bedel ödemeye devam eden gazetecilere ve yayın kuruluşlarına sahip çıkmaya çağırıyoruz. Medyaya yönelik baskıların, yine halkımızın dayanışmasıyla sona erdirilebileceğine inanıyoruz.

Sayın Başbakanı, medyaya yönelik hukuk dışı ve keyfi uygulamalara son vermeye; medyayı hedef gösteren, toplumda şiddeti ve nefreti körükleyen açıklamalardan vazgeçmeye bir kez daha çağırıyoruz.

Ülke yönetiminde sorumluluk sahibi olan Bakanlar Kurulu Üyelerini, Parlamento Üyelerini, Parlamento Başkanını ve Cumhurbaşkanını, bu hukuk dışı uygulamalara ortak olmamaya; yasal ve meşru zeminlerde görevlerini yapmaya davet ediyoruz.

Sadece Gezi Parkı’nda yargı kararlarına uyulacağının açıklanmasıyla, toplumun tüm özgürlük talepleri karşılanmış sayılamaz. Halkın verdiği mesaj açıktır: “Bu daha başlangıç, mücadeleye devam.”

Hapisteki tüm meslektaşlarımız serbest kalana kadar, Türk Ceza Kanunu’nda basın ve ifade özgürlüğünü kısıtlayan hükümler değiştirilene kadar; Terörle Mücadele Kanunu yürürlükten kaldırılana kadar; medya patronlarının sansür uygulamalarına karşı gazetecilerin editoryal bağımsızlıkları, sendikal hak ve güvenceleri sağlanana kadar “gazetecilere özgürlük” mücadelemiz yasal ve meşru zeminlerde, barışçıl yöntemlerle sürecektir." (MEDYA SERVİSİ)
 

www.evrensel.net