Taksim’de polisle ‘marjinal’ sohbetler

Taksim’de polisle ‘marjinal’ sohbetler

Taksim ve Gezi Parkı’nda önceki günü düne bağlayan gece, direnişin en önemli gecelerinden biriydi. Gün içinde Başbakanın ve İstanbul Valisi Mutlu’nun basına yansıyan açıklamalarından hareketle parka, 24 saat içinde müdahale edileceği endişesi yaygındı. Polisin Taksim’e girdiği ve Gezi’yi de yoğun gaz

Fatih Polat

Gezi Parkı’nda önceki akşam gözler ve kulaklar Ankara’daki gelişmelerdeydi.
Gezi Parkı’ndakileri temsil etmeyen “sözde Gezi Parkı Heyeti” ile Başbakan Erdoğan ve hükümet yetkililerinin görüşmesinin ardından AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik’in dile getirdiği “referandum” seçeneği burada tepkiyle karşılandı. Ortada bir mahkeme kararı olmasına rağmen hükümetin referandumdan söz etmesi, zaten tepki çeken bugüne kadarki keyfiyetinin bir ürünü olarak değerlendirdi.
Necati Şaşmaz’ın (Polat Alemdar) açıklamaları ise buradakileri adeta “kopardı”. Şaşmaz, o açıklamalarıyla burada gecenin en popüler “geyik” figürleri arasına girdi. Şaşmaz’ın ne demek istediğini birbirine soran o kadar çok insana rastladım ki, doğrusu ben de pek “çözemedim”(!)
Saat 21.00 civarında Gezi Parkı doluydu ve iki haftadır “gündüz işte, gece direnişte” şiarıyla buraya sahip çıkanlar, “24 saat içinde müdahale” tehdidine rağmen yine buradaydılar.
Gezi Parkı’nın girişindeki piyano resitali buradaki gerilimi biraz düşürdü.
İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu’nun Gezi Parkı’na bu gece polisin müdahale etmeyeceğini Twitter hesabından açıklamasından sonra ise, -her ne kadar burada Vali Mutlu’nun sözlerine bir itibar olmasa da- “Herhalde birkaç saat müdahale yok” düşüncesi ile ortam biraz daha rahatladı. Artık “Polis meydanda, halk gezide” görüntüsü gitmiş, Gezi Parkı’na sahip çıkanlar meydana da yayılmıştı.
Bu arada meydanın çeşitli noktalarında çevik kuvvet polisleri ile Gezi’yi savunmak için burada 16 gündür mücadele veren gençler arasında ilginç diyaloglar yaşandı.
Gecenin üçünde gerçekleşen bu sohbetlerden bazıları şöyle:
Bir genç polise soruyor: Burada duvarlara bir sürü espri yazdık, siz gülmüyor musunuz onlara?
Polisin biri: Ben şu ‘Çare Drogba’ya çok gülmüştüm!
Başka bir genç bir polise soruyor: Ya burası polis yokken çok daha güzel, siz niye geldiniz ki?
Polis: Olur mu asayiş ne olacak, burası çok kötüydü.
Bu kez polis bir gence soruyor: Kaç gündür buradasın?
Genç: Ben 12-13 gündür buradayım.
Polis: Vay be helal olsun!
Başka bir genç polise: Siz kaç saattir görev yapıyorsunuz?
Polis: Dün sabahtan beri ayaktayız.
Genç: Tabii sizin işiniz de zor (!)
Başka bir gençten polise: Artık şu gazı kullanmayın. Başka bir şey bulun. Biz onu aştık. Artık onunla dağıtamıyorsunuz!
Polis: Yoo olur mu, hiç öyle değil. Epey bir kaçan oluyor.
Aynı genç: Dün gece barikatlarımız nasıldı?
Polis: Hepsini kaldırdık.
Genç: Kaldıracağınızı biliyorduk, ama Gümüşsuyu barikatları iyiydi değil mi?
Polis: Evet belli biraz uğraşmışsınız, biz de biraz daha fazla uğraştık.
Bu sohbet Taksim anıtının ön tarafındaki alanda oluyor. Gençler “geyik muhabbeti” yaptıkları polisin çevresini sarmış durumda. Polis de bunu bir anda fark edince “Bakın, arkadaşlarım ileride, ama ben size güveniyorum” diyor. Gülüşmeler oluyor.
Bu sohbet sürerken bir başka polis geliyor ve “Arkadaşlar sohbet güzel ama burada gazeteciler de var. Şimdi biri kaydeder, başımıza iş açılır” diyor.
O gazetecilerden biri ben oluyorum (!)
Gençler polisin yanından ayrılmadan son bir soru soruyorlar: “Bu gece müdahale edecek misiniz? Hazırlığımızı ona göre yapalım.”
Polis: “Bize taş atılmazsa müdahale etmeyeceğiz.”
Buradaki hareket gücünü biraz da, bu saflığı ve yaratıcı zekasından, diyalog kurma biçiminden alıyor.

www.evrensel.net