‘Tahrik bir iktidardır’

‘Tahrik bir iktidardır’

Her sene farklı bir temayla seyirciyle buluşan 14. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali’nde, bu yıl  “İktidar kim? İktidar ne?” soruları üzerinden; erkeklik, siyaset, sinema, ideoloji ekseninde iktidar sorgulanıyor. Moderatörlüğünü Ersan Ocak’ın yaptığı söyleşide, katılımcılar “ikti

Ece Karakuş / Elçin Kavak

Konuşmacılardan, Emek, Demokrasi, Özgürlük Bloku İstanbul 2. Bölge Bağımsız Milletvekili Adayı, Yönetmen Sırrı Süreyya Önder, “iktidar” kavramına farklı bir açıdan yaklaşarak, tüm fiziki koşullarıyla mutlak iktidarın hüküm sürdüğü hapishaneleri, 12 Eylül döneminde yaşadıklarını anlattı. Önder, yemek yemenin bile bir baskı aracına dönüştüğü cezaevlerinde, tutukluların açlık grevleriyle iktidarın belirlediği sınırların dışına çıkarak, iktidara karşı nasıl direndiklerinden bahsetti. Önder, bu direnişi kırmanın bir yolu olarak iktidar tarafından uygulanan ‘yemek duası’na vurgu yaptı. “Bu yemek duasını ettirmek için öyle mübalağalı bir baskı ve terör uygulandı ki bir kişi öldürüldü operasyonda. En sonunda da bir çözülme başladı” diyen Önder, bu baskıların yemek duasıyla da sınırlı kalmadığını söyledi. Önder, sonrasında yaşananların 28 tane marş ezberlemeye kadar uzayan bir süreç olduğunu belirtti. “İktidar kabul etmeyen yalnızca kadınlar koğuşuydu” diyen Önder, direnenlerin kadınlar olduğuna dikkat çekti.

DÜNYA YAŞANILASI BİR YER DEĞİL

‘İktidar ne?’sorusuna yanıt arayan bir diğer konuşmacı ise Murathan Mungan idi. Paranın, statünün, televizyonun, reklamların, cinsiyetçiliğin, erkek şiddetinin, etoburların, sigara içenlerin, her türlü yasağı faşizm sananların, asimile edenlerin ve ‘tahrik’in iktidar olduğu bu dünyanın aslında yaşanılası bir yer olmadığına vurgu yaptı. Mungan şöyle devam etti: “Sünni iseniz, sizin Müslüman hassasiyetinizin tahrik edilmemesi lazım, Alevi iseniz, tahrik edebilirler, evleriniz basılabilir öldürülebilirsiniz. Milliyetçi Türklerin milliyetçi duygularına da dikkat etmeniz gerekir. Kürtlerin milliyetçi hassasiyetleri olmamalıdır, tahrik olamamalıdırlar. Çünkü tahrik bir imtiyazdır, bir iktidardır. Kadınların da mümkün olduğu kadar dikkatli olmaları gerekir; erkekleri tahrik etmemeleri gerekir veya tecavüze uğruyorlarsa da sonra şikayetçi olmamaları gerekir”.

Mungan, Kızıltepe’de 13 kurşun yarasıyla öldürülen Uğur Kaymaz isimli çocuğun katillerinin avukatının ‘Dişinden kan damlayan’ bir kadın olduğunu söyleyerek, Kadın Filmleri Festivali’nde ‘kadın’a farklı bir açıdan baktı.

Ersan Ocak ise asıl sorulması gerekenin; “Erkek iktidarı yerine kadın iktidarı olsa daha iyi mi olur?” sorusu değil; “İçinde kadının, işçinin, çocuğun mağduriyetinin ve erkek egemenliğinin olduğu bir iktidarı yeniden üretmeden, farklı bir iktidar üretilebilir mi?” sorusu olduğunu belirtti.

Konuşmacılara Ankaralıların ilgisi oldukça yoğun oldu. İzleyicilerle tıklım tıklım dolan salonda adeta kımıldamaya yer kalmadı. (Ankara/EVRENSEL)

www.evrensel.net