Chapulling, chapulear, çapulîng...

Chapulling, chapulear, çapulîng...

Biber gazı sinüsleri, polis vahşeti bilinçleri açtı, on yıllık baskı, tehdit ve aşağılamanın yarattığı basınçtan kurtulan bünyeler, hele bir de omuz omuza verince, öfkeyle birlikte görülmemiş bir yaratıcılığı da sokaklara taşırdı.Ne sözleri sineye çekmişti bu halk halbuki, “Ananı da al git” diye

Elif Görgü

Ne sözleri sineye çekmişti bu halk halbuki, “Ananı da al git” diye annesine, “Ayaklar baş oldu” diye alın terine,  “Kadın da olsa çocuk da olsa gereken yapılır” diye ailesine, “Askerlik yan gelip yatma yeri değildir” diye askerdeki evladına, “Kadın mı kız mı belli değil” diye namusuna... işçisine, köylüsüne, öğrencisine, sanatçısına edilmeyen hakaret kalmamıştı.

Eh bu kadar hakaret ettim daha da ederim sanan, gece gündüz meydanlardan mahalle aralarına kadar bine yakın eylemle kendisine seslenenleri bu kez de “üç beş çapulcu” diye küçümsemeye, itibarsızlaştırmaya çalışan Başbakan Erdoğan, lafı ettiğine edeceğine pişman oldu.

Korku duvarı bir kez aşıldı mı, korkuyu yaratanın sözünün gücü kalmıyor. TDK boşuna uğraşmasın, bu direniş kendi dilini yaratıyor, önce medyanın sonra hükümetin dilini düzeltiyor. “Tek dil” baskısı da yok hem. Çapulcu artık her dilde “direnmek” anlamına geliyor.

İnanmıyorsanız açın Vikipedi’ye bakın. Türkiye’de AKP Hükümeti politikalarına karşı direnmenin İngilizcesi “chapulling”, İspanyolcası “chapulear”, Kürtçesi ise “Çapulîng” artık!

Türk Dil Kurumu, çapulcu için “düzen bozan” demiş.

Çok haklı. 77 kentte sokağa inen “çapulcular”, rant ve baskı düzenini bozup yeniden kurmaya da adaylar.  (İstanbul/EVRENSEL)

www.evrensel.net