Taraftarlar meydanda birleşti

Taraftarlar meydanda birleşti

‘Taraftarlar aralarındaki husumete son vermeli.’ Yıllardır temenni edilen durum Gezi Parkı direnişinde gerçekleşti. Fenerbahçeli, Galatasaraylı, Beşiktaşlı, Trabzonsporlu, Göztepeli, Karşıyakalı... Her takımın renkleri doğa katliamı ve egemenlerin rant çabasına karşı tek bir takımda birleşti: Yaşam alanlarımız.Formalarıyla, at

Emre Caka

Formalarıyla, atkılarıyla, meşale ve davullarıyla alanlara çıkan taraftar tüm kesimlerin gönlünü fethederken, stadyumlarda da taraftarların kol kola, omuz omuza maç izleyebileceğinin habercisiydi. Beşiktaş’ta polisin hunharca müdahalesine karşı taraftarlar, Taksim’e çıkış yollarını aramaya devam ediyordu. İş makinasını kaçıran Çarşı gurubu dozeri  TOMA’ya doğru sürerek polisin kaçmasını sağladı. Tam da bu sıralarda Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç, tribündeki şiddetin son bulması için akşam maçlarını iptal ederek maçların gündüz oynanması gerektiğine dair açıklamalar yapıyor, çalışmaların başladığını duyuruyordu.

Saha içi ve dışında yaşanan olayların akşam saati nedeniyle olduğunu vurgulayan Suat Kılıç, “Şiddetin hemen hemen hiç olmadığı, eskiden varken ortadan kaldırıldığı ülkelerle ilgili yaptığımız araştırmada maçların ağırlıklı kesiminin gündüz oynandığını belirledik. Türkiye’de de bir dönemler gündüz maçları vardı ve liglerimiz o zamanda da gayet başarılı bir şekilde gidiyordu. O dönemlerde futbol alanındaki şiddet yok denecek kadar azdı. Yeni sezonda da şiddeti arttıran unsurlardan biri olarak gördüğümüz gece maçlarının ağırlıklı kısmını gündüze çekmek için çalışma yapıyoruz” dedi.

Bakan Kılıç bu açıklamayı yaparken yöneticilerin bir arada olması gerektiğini aksi takdirde taraftarların bir araya gelmekte zorlanacağını söylüyordu.

GEZİ PARKINDAN CEVAP VAR

Bakan Kılıç, yöneticiler olmadan taraftarların birleşemeyeceğini belirtse de taraftarlar yaşam alanlarına sahip çıkmak için kol kola yürüyordu. Ne gündüz maçı vardı ne de eylem gündüzdü. Ne yöneticiler bir araya gelerek çağrı yapmıştı ne de Suat Kılıç!
Taraftar alanlarda, stadyumlar da bir arada oturmaya can atıyor desek bu dakikadan sonra kim itiraz eder? Aziz Yıldırım, ‘4. yıldızı asla takdırmayacağız’ demese maç içerisinde kim provakasyona gelir? Fatih Terim hakeme saldırmasa hangi taraftar hakeme küfür eder? Fenerbahçe-Galatasaray maçı öncesi yönetim demeçleriyle ortamı germese kim kimi öldürür? Maç gündüz mü oynanır, akşam mı oynanır, hangisi daha keyifli olur, göze hoş gelir bilemem ama yöneticiler sustuğu sürece kol kola meydanlara çıktığımız gibi stadyumlara da gireceğiz.

Gezi Parkı sayesinde, Kürt-Türk, Alevi-Sunni, Kadın-Erkek diye bizleri ayrıştırdıklarını ve rant elde ettiklerini öğrenerek yaşam alanlarımız için omuz omuza stadyumlara girmesini de bileceğiz! (İstanbul/EVRENSEL)

www.evrensel.net