‘Artık Türkiye’nin  yalanlarından yorulduk’

‘Artık Türkiye’nin yalanlarından yorulduk’

İSVEÇ Parlamentosu bir kez daha Türkiye’de ifade ve basın özgürlüğüne yönelik saldırıların ele alındığı bir toplantıya ev sahipliği yaptı. İsveç Parlamentosu bünyesinde çalışma yürüten ”Türkiye’de İnsan Haklarını Destekleme Komitesi tarafından düzenlenen panele Türkiye Gazeteci

Murat Kuseyri

İpekçi Türkiye’de basın ve ifade özgürlüğünün ağır bir baskı altında bulunduğunu ve gazetecilerin büyük bedeller ödediğini özetledikten sonra Türkiye cezaevlerinde 63 gazeteci bulunduğunu ve bunlardan dokuzunun cezalarının kesinleştiğini söyledi. 12 Eylül dönemi ile AKP İktidarı dönemini kıyaslayan İpekçi ”Cunta döneminde, 1980 ila 1983 yıllarında 31 gazeteci cezaevinde iken şu anda 63 gazeteci cezaevlerinde. On bine yakın gazeteci hakkında soruşturma var. Binlerce kişi sadece siyasi düşüncelerini açıkladıkları için cezaevlerinde tutuluyor” şeklinde konuştu.

AKP’YE TEPKI OLARAK ISTIFA ETTI

Mats Johansson Avrupa Konseyi’nin ocak ayında basın ve ifade özgürlüğünü ele aldığı toplantıda AKP Milletvekillerinin sataşma ve tehditlerine maruz kaldığını anlattıktan sonra raporun kabul edilmesinden bir süre sonra Avrupa Konseyi Basın Özgürlüğü Raportörlüğü görevinden istifa ettiğini söyledi.
”Son dönemde büyük ekonomik gelişmeler kaydeden ve Avrupa Birliği’yle iyi ilşkileri olan Türkiye’nin uyduruk terör yasalarına dayanarak gazetecileri ve politikacıları hapse atmalarına göz yumamayız” diyen Johansson AKP İktidarının cezaevlerindeki gazetecilerin gazeteci değil, terörist oldukları yalanını söylediğini belirttikten sonra ”Siz bu insanları dağda, ellerinde Kalaşninof silahı ile mi yakaladınız, terörist olduklarını söylüyorsunuz? Ben artık Türkiye’nin bu yalanlarından yoruldum” dedi.
Arne König İfade özgürlüğüne yönelik saldırılarda Türkiye ve Rusya arasında benzerlik olduğunu her iki ülkede ekonomik gelişme olduğunu ama aynı zamanda her iki ülkede ifade özgürlüğüne yönelik saldırıların arttığına dikkat çekti. Son yıllarda yeni bir olgunun ortaya çıktığını, ekonomik gelişme gösteren ülkelerin ifade özgürlüğüne yönelik kısıtlamaları arttıran bir politikaya yöneldiklerini, Macaristan’da da muhalif basına yönelik baskıların arttırdığını ifade etti.

TÜRKIYE ÇELIŞKILER ÜLKESI

Ola Larsmo, Tütkiye’nin bir çelişkiler ülkesi olduğunu, dış dünyaya reformlar yaptığı ve Kürtlere bazı haklar verdiği, askeri vesayetle hesaplaştığı gibi bir izlenim verirken aynı zamanda basın ve ifade özgürlüğüne yönelik saldırıları artırdığını, gazeteci, yazar, avukat ve aydınları cezaevine attığını ve yargıladığını dile getirdi.  Yayıncı ve çevimenleri cezaevine koyan, PEN yöneticilerinin tamamı hakkında dava açan dünyadaki tek ülkenin Türkiye olduğunu dile getiren Larsmo, ”Türkiye şu anda gazeteciler için Dünyanın en büyük cezaevidir. Dünyada en çok gazeteci öldüren ülke Meksika, en fazla gazetecinin cezaevinde bulunduğu ülke Türkiye’dir” şeklinde konuştu. (İsveç/EVRENSEL)

www.evrensel.net