‘Daha önce uyarmıştık!’

‘Daha önce uyarmıştık!’

Kütahya’da Kurulu Eti Gümüş AŞ’ye ait tesisteki üç kademeli siyanürlü su atık barajındaki setlerden birinin çökmesi, ikincisinin de zarar görmesi ile ortaya çıkan siyanür yayılımı tehlikesiyle ilgili olarak bir açıklama yapan Türkiye Maden İşçileri Sendikası Yönetim Kurulu, “S

İŞVEREN UYARILARIMIZI DİKKATE ALMADI

Yönetim Kurulu açıklamasında, daha önce kamu işletmesi olan Eti Gümüş’ün 6 yıl önce özelleştirildiği ve o tarihten beri özel bir firma tarafından işletildiği belirtilerek; “Söz konusu firma Eti Gümüş AŞ’yi devir aldıktan sonra işletmedeki deneyimli çalışanları işten çıkartmış, yerlerine düşük ücretli ve çoğunluğu deneyimsiz işçiler almış ve sendikal örgütlenme girişimlerini de çeşitli baskı ve politikalarla engellemiştir. Dahası, bu işveren üretimi zaman içerisinde iki katına çıkartırken kamu işletmesinden devir aldığı atık havuzlarının bakım ve rehabilitasyonu konularında, sendika olarak bizim ve meslek odalarının uyarılarını dikkate almamıştır. Böylece, işveren, üretim iki katına çıkarken sadece kârını düşünmüş ve atık havuzlarının güçlendirilmesi ile ilgili yatırımlardan maliyet getireceği kaygısıyla sürekli kaçınmış diğer bir deyişle atık havuzlarını işletmenin devir alındığı 2003 yılındaki haliyle bırakmış, çevre ve insan sağlığını hiçe sayan bir yaklaşım içerisine girmiştir. Daha önce çevredeki köylülerin ürün ve hayvanlarına atık havuzlarında meydana gelen sızıntıların zarar verdiğine dair şikayetler de göz ardı edilmiştir” denildi.

SENDİKA VARKEN DENETİM SAĞLANIYORDU

Türkiye Maden İşçileri Sendikası Yönetim Kurulu açıklamasında Eti Gümüş AŞ Eti Holding bünyesinde bir kamu işletmesi iken sendikal örgütlülüğün var olduğu hatırlatılarak “Bu dönemde kamu işletmesi olmanın verdiği kamusal sorumluluk kadar sendikanın iş yerinde var olmasından kaynaklanan yerinde ve sürekli denetim nedeniyle işletmede gerek iş sağlığı-güvenliği ve çevre güvenliği-sağlığı konularında etkin bir iç denetim mekanizması işlemekteydi.

Özelleştirmeden sonra sendikalı işçilerin hemen hepsi işten çıkarılarak ve iş yerine yeni alınan işçilerin sendikaya üye olmaları her türlü baskıyla engellenerek iş yerindeki sendikal örgütlülük yok edilmiştir. Böylece, bir yandan kamusal sorumluluk ortadan kalkarken diğer yandan sendikanın sağladığı yerinde ve sürekli denetim olgusu da ortadan kalkmış, bugünkü felaketin eşiğine gelinmiştir.” diye belirtildi.

Yönetim Kurulu “Biz geçmişte olduğu gibi bu işletmenin çevre duyarlı, insan emeğine saygılı, iş sağlığı ve güvenliği önlemleri eksiksiz alınmış bir işletme olarak üretime devam etmesi için bu iş yerinde sendikal örgütlenme çalışmalarımızı sürdüreceğiz, yerinde ve sürekli denetimi etkin kılacağız” açıklamasında bulundu.
(HABER MERKEZİ)


TEHLİKE YOKMUŞ!

Kütahya Tavşanlı’daki Eti Gümüş AŞ’ye ait gümüş üretim ve işleme tesisine ait atık havuzlarındaki sette görülen göçmeyle ilgili şirket tarafından açıklama yapıldı. Göçük sonrası duruma gerekli müdahalelerin yapıldığının belirtildiği açıklamada, ilgili kurumlar tarafın bir heyet oluşturulduğu ve gerekli incelemelerin yapıldığı ifade edildi. Heyetin yaptığı incelemede insan ve çevre sağlığı açısında herhangi bir tehlikenin olmadığının tespit edildiğinin iddia edildiği açıklamada, alınması gereken kısa ve uzun dönemde alınacak önlemlerin de belirlendiği ifade edildi. Göçme sonucunda dışarıya bir sızıntının da olmadığının savunulduğu açıklamada, yöre halkının basında çıkan haberlere de itibar etmemesi istendi.


EROĞLU UYARANLARI MUHALİF OLMAKLA SUÇLADI

Sendikaların, çevre mühendislerinin altın madeninin atık depolama barajının yıkılmasının ciddi bir tehdit doğurduğu,  Örenköy’ün içme suyuna şimdiden siyanür karışmış olabileceği yönündeki uyarıları, Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu’nu rahatsız etti.

Çevreciler, sendikalar ve meslek örgütlerinin yaşananların olası sonuçlarına karşı çevreyi ve insanları baz alarak yaptığı açıklamalar karşısında Bakan Eroğlu’nun tepkisi “Muhalefet vatandaşları politik maksatlarla tahrik etmesin. Şu anda bir sızma yok ki, muhalefet neden bahsediyor. Bu çok ayıptır. Maalesef bu gibi işlerde o kadar çok balon uçuruluyor ki, herkes her şeyi söylüyor” dedi.

Devlet neyi söylerse doğru söyleyeceğini öne süren Eroğlu “Bunun garantisini veriyoruz. Biz hiçbir şekilde bir problem olmasın diye geleceğe yönelik birtakım tedbirler alıyoruz. Çevredeki derelerden ve içme sularından alınan numuneleri tekrar Eskişehir’e tetkik için gönderdik. Derede, arazide, yer altı sularında bir kirlenme söz konusu değil” şeklinde konuştu.

Dışarıya hiçbir şekilde bir sızıntı olmadığını iddia eden Eroğlu “Araziye, yer altına, akarsulara hiçbir şekilde 1 gram dahi atık su, siyanürlü su veya malzeme taşmamış, atılmamıştır. Vatandaşlarımızın endişe etmesine gerek yok. Sakin olsunlar” dedi.

www.evrensel.net