30 Mayıs 2013 07:49

Kollukları kim koruyacak

Geçtiğimiz günlerde AKP hükümetinin birkaç bakanı başbakanın talimatıyla stadyum ve üniversitelere özel güvenliğin yerine polisin getirileceğini açıkladı. Peki üniversitelere polisin getirilmesindeki amaç ne? Bu sorunun cevabını sokaklarda, alanlarda, okullarda, vb. yerlerde yine AKP polisinden alıyoruz.Hük&uum

Kollukları kim koruyacak

Fotoğraf: DHA

Paylaş
Mahsum Akgül

Hükümetin geldiği günden bu yana en çok korktuğu ve bu yüzden hukuksuzca müdahale ettiği insanların tepkiselliğidir. Bu tepkileri kırmak ve insanları tepkisizleştirmek adına hükümetin sicilinin çok kirli olduğu gün gibi ortadadır.

2008’in 1 Mayısı’nda, 2009’daki Tekel işçilerinin eyleminde, 2012 Newroz’unda ve 2013 1 Mayısı’nda hükümetin polis ordusuyla halkı korkutma ve sindirme girişimine hepimiz çok yakından tanık olduk. 2012 yılında ODTÜ’de polisin öğrencilere müdahalesi, 2013 de Dicle üniversitesinde Hizbullah taraftarlarının polis gözetiminde yurtsever öğrencilere saldırması ve akabinde İTÜ’de Dicle Üniversitesi’ndeki yurtsever öğrencilere destek amacıyla yapılan gösterilere polisin tutumu her zamanki gibi düşmancaydı.

ÖZGÜRLÜK KIRINTISI BİLE YOK

Hükümetin en ufak muhalif bir eyleme karşı bile tahammülsüzlüğü giderek büyüyor. İktidarın kendisine itaat eden ‘dindar’ bir nesil yetiştirme politikası her kurumda kendini gösteriyor. Bu kurumlara şimdi de üniversiteler eklendi. Üniversitelerde itaatkar ‘dindar’ gençlik yetiştirmek amacıyla uzun vadede polisin bu bahsettiğim müdahalelerini yetersiz bulan Başbakan, üniversitelere polis yerleştirme talimatı verdi. ‘80 darbesiyle’ egemenlerin kontrolüne ve etki alanına sokulmaya çalışılan üniversiteler başbakanın bu kararıyla özgürlük kırıntısının bile olmadığı kurumlara dönüşecek.

Öğrenciler üstünde korku imparatorluğu kuran ve ‘yılanın başını küçükken ezmenin’ gerekliliğine inanan Başbakanın bu isteklerini gerçekleştirmek adına bu adımı attığı açık ve net bir şekilde ortadadır.

Üstünde durulması gereken bir diğer konu ise üniversitelerin şu anki durumudur. Şuan üniversitelerde rektörler aracılığıyla; özel güvenlik ve sivil polisler bu bahsettiğim hükümet politikalarını uygulamaktadır. Hükümetin koçluğunda üniversite yönetimleri, özel güvenlik ve polis öğrencilerin sesini kısmak amacıyla her zaman takım halinde çalışmalarını sürdürmüştür. Ancak karşı karşıya kalınan bu yeni, polisin üniversitelere yerleştirilme konusu; hükümetin istediği politikaları birinci elden ve göz göre göre yapacağının göstergesidir.

AKP hükümeti de öğrencilerin politik duruşlarının üniversitelerde şekillendiğinin farkındadır. Bu nedenle polisi üniversiteye sokarak ‘dindar’ ve ‘apolitik’ gençliği yetiştirme konusunda büyük bir adım atmanın peşindedir. Öğrenciler ve diğer demokrasi güçleri bu büyük sindirme operasyonunun farkında olmalıdır. Ve eğer AKP’nin bu isteği gerçekleşirse emek ve demokrasi güçleri uzun vadede çok büyük darbe alacağını bilincinde olmalıdır.


HEP AYNI TAKTİK

Başbakanın talimatında üniversitelerin yanında stadyumları da eklemesinin nedeni stadyumlardaki olayları üniversitelerdeki olaylarla bir tutma ve bu kararı haklı gösterme girişimidir. 2010 yılındaki anayasa referandumunda bu taktiğin bir benzerini görmüştük. Referandumdaki maddenin asıl amacı yargı üzerinde hakimiyet kurmak iken bunların yanında bu maddeleri masum gösterecek başka maddelere de yer verilmişti. Bunların en bilineni darbecilerin yargılanmasının önündeki engellerin kaldırılmasını ön gören bir maddeydi. Yani paketin tamamını bu maddelerle ambalajlayarak gerçek amacını gizlemişti. Referandum boyunca hükümet bu tarz maddeleri kullanarak hayırcıları ve boykotçuları darbeci olarak niteledi. Velhasıl AKP hükümeti üniversitelere polis yerleştirilmesine karşı olan kişileri ve kurumları stadyumlardaki olayları göstererek karalama faaliyeti içerisine girecektir.

ÖNCEKİ HABER

Polisin üniversitede ne işi var

SONRAKİ HABER

Çavuşoğlu: ABD'de FETÖ tutuklamaları başladı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa