Polisin üniversitede ne işi var

Polisin üniversitede ne işi var

Üniversitelerden Özel Güvenlik Birimleri’(ÖGB) nin çekilip yerine İçişleri Bakanlığı’na bağlı resmi güvenlik ve polislerin getirilmesi ile ilgili çalışmalar sürerken biz de konunun muhattabı olan öğrencilerle bu meseleyi konuştuk. Bir öğrenci evine konuk olduk. Yemek, çay faslı bittikten sonra röp

Çağlar Kazak

POLİS OLDUĞU ZAMAN ŞİDDET OLUYOR

Tarih Bölümü Birinci Sınıf öğrencisi Tolga Öz, ÖGB’nin rektörlükten maaşını alan, üniversitelerde girişi çıkışı denetleyen bir birim olduğunu polisin ise devletin kontrol mekanizması olduğunu söyleyerek başlıyor sözlerine. Üniversitelerin her türlü fikrin tartışılabildiği bir ortam olması gerektiğini fakat öğrencilerin üzerinde yoğun bir baskı olduğunu söyleyen Öz; öğrenciler en demokratik taleplerini dile getirdiklerinde polis şiddetine, soruşturmalara maruz kalıyorlar diye ekledi.

“Polislerin üniversiteye girmesiyle bizler daha çok diken üstünde olacağız. Daha fazla tedirgin olacağız. Ayrıca zaten üniversite de polis istediği gibi gezip tozabiliyor. Biz buna karşı çıkarken şimdi hükümet eliyle güvenlik bahanesiyle okullarımızda olacaklar.” diyen Öz: “Polis güvenlik amacıyla üniversitelerde olacakmış. Polis kimi kimden koruyacak. Üniversitede polis olduğu zaman şiddet oluyor.” şeklinde sözlerini noktaladı.

Türkçe Öğretmenliği İkinci Sınıf öğrencisi Selahaddin Göktaş, üniversite dışında günlük yaşantımızda da polisin baskısını ensemizde hissettiğimizi belirtiyor. Üniversitelerin, tarif edilirken her türlü fikrin tartışılıp konuşulabileceği bilim yuvası olarak tarif edildiğine dikkat çeken Göktaş; “Böyle bir yerde polisin ne işi var. Üniversiteler kendimizi daha rahat ifade edebildiğimiz yerler olmalı. Bunun için ne ÖGB’yi de polisi de üniversitemizde istemiyoruz.” dedi.

UYGULAMA YENİ DEĞİL

Sosyoloji Bölümü İkinci Sınıf öğrencisi Kübra Aydın üniversitelerin şu haliyle polis denetiminde olduğunu ve yeni uygulamanın işe resmilik kazandıracağını düşünüyor. Herhangi bir eylemde en az 4-5 otobüsün üniversiteye yığıldığını ifade eden Aydın, “Bu durum bile öğrencilerin üzerinde zaten bir tedirginlik yaratıyor. Eğer bu durum yasalaşırsa okulumuzda her gün polis gözümüzün önünde olacak bu çok rahatsız edici bir durum.” değerlendirmesinde bulundu.

Zülal Koçer polisin bugün de üniversite içinde varlığını sürdürmeye devam ettiğini, polise üniversite içinde odalar tahsis edildiğini, onların öğrencilerle derslere girebildiğini, koridorda istedikleri gibi dolaşabildiklerini belirtiyor ve bu duruma karşı polis dışarı bilim içeri diyerek mücadele ettiklerini vurguluyor. “Uygulamayı üniversitelerde yapılan protestoları engellemek için yapılmış bir hamle olarak görmek lazım diyen Koçer; bilimin özgürce yapıldığı, ifade özgürlüğünün kısıtlanmadığı demokratik bir üniversite istediklerini ve bunun için mücadele ettiklerini ve etmeye devam edeceklerini söyledi.


GÜVENLİK İÇİN GELMİYORLAR

ULUSLARARASI İlişkiler Birinci Sınıf Öğrencisi Barış Alır, üniversitelerin muhalefetin, tepkinin örgütlendiği ve egemenlere karşı sesin yükseldiği alanlardan en önemlisi olduğunu söylüyor. “Egemenler bu durumun farkındalar ve üniversiteleri bu yüzden daha sıkı kontrol etmeye çalışıyorlar. Bu hamleyle amaçladıkları öğrencileri tamamen susturup apolitikleştirmektir. Polis üniversitelere güvenlik için değil; demokrasi talep eden, özerk üniversite isteyen öğrencileri ve akademisyenleri susturmak için dolduruluyor. Polisin kimin güvenliği için orada olduğu açıktır.” tespitinde bulunuyor.

www.evrensel.net