25.10.2025 06:02 / Güncelleme: 08:09

'Mülke el koyma yetkisi klik çatışmasının işareti'

AKP, savcılara, “katalog suçları” işleyen kişilerin mal varlığına el koyma yetkisi vermek istiyor. Siyasiler, sızdırılan tasarıyı 'klik çatışmasının işareti' olarak gördüklerini söyledi.

'Mülke el koyma yetkisi klik çatışmasının işareti'

Fotoğraflar: TBMM

Sevim Saylam
[email protected]


Ankara — İktidarın medya organı Yeni Şafak, AKP tarafından hazırlanan yeni bir yasal düzenleme hazırlığını eleştirel tonda manşete taşıdı. Sızdırılan yasa taslağına göre “Kara para aklama” ve “terörizm finansmanı” suçuna karşı Ceza Mahkemesi Kanunu (CMK) 128. maddesinde değişiklikler planlanıyor. Söz konusu değişiklikle hakim kararı olmadan savcılara, “katalog suçları” işleyen kişilerin mal varlığına el koyma yetkisi verilecek.

Yeni Şafak söz konusu tasarıya ilişkin sert eleştirilerde bulundu. Düzenlemenin “mülkiyet hakkı”na dokunduğu kaydedilen haberde, ‘Telafisi olamayacak sonuçlar’ doğurabileceği kaydedildi.

Yeni Şafak, kanun teklifine itirazlarını şöyle sıraladı:

  • “İstisnanın kapsamı genişlerse, savcıların neredeyse her ciddi suçta MASAK raporu beklemeksizin el koyma yoluna gitme riski belirir. Bu da zamanla keyfî uygulamalara zemin hazırlar. El koyma tedbiri ‘kural’, rapor alma ‘istisna’ haline dönüşür.
  • MASAK gibi kurumların uzman raporu sunma şartının fiilen devre dışı kalması, mahkemelerin teknik-finansal analiz desteği almadan karar vermesine yol açar. Sonuçta yargı denetimi şekle indirgenir. Hakim kararının sadece bir formaliteye dönüşme riski doğar.
  • Kişiler, haklarında yeterli inceleme yapılmadan ve belki de ileride beraat edecekleri bir soruşturmada, tüm mal varlıklarına el konulması gibi ağır bir müdahale ile karşılaşabilir. Bu bakımdan ‘Önce el koy sonra bakarız’ anlayışına yol açar, temel haklar korumasız kalır.
  • Düzenleme, el konulan mal varlıklarının yasal yollardan elde edildiğini ispat yükümlülüğünü de şüpheliye yüklüyor. Bu yaklaşım, ‘İspat, iddia sahibine aittir’ şeklinde ifade edilen evrensel ceza hukuku ilkeleriyle de çelişiyor.”

Yeni Şafak’ın manşetine ve düzenlemeye dair Emek Partisi İstanbul Milletvekili İskender Bayhan, CHP Grup Başkan Vekili Gökhan Günaydın ve Saadet Partisi İstanbul Milletvekili Bülent Kaya gazetemize değerlendirmelerde bulundu. Siyasiler, Yeni Şafak haberinin iktidar içindeki klik çatışmasının göstergesi olduğunu söyledi.

‘Savcı yetkisi patron kavgasının parçası’

Emek Partisi İstanbul Milletvekili İskender Bayhan, yeni yargı paketinde yer alan savcılara 24 saatlik el koyma yetkisi ve AKP’ye yakın Yeni Şafak gazetesinin bu düzenlemeye karşı çıkışını değerlendirdi. Bayhan, tartışmanın özünde “Saray içi çıkar kavgasının” bulunduğunu söyledi.

Bayhan, Yeni Şafak’ın manşetini “Hem kendi çevrelerinin tedirginliği hem de iktidar klikleri arasındaki çatışmanın geldiği boyut” olarak yorumladı. Bayhan şunları ifade etti:

“Yeni Şafak belli ki kendisini ya da desteklediği sermaye çevrelerini tehdit eden bir düzenleme görüyor. Aynı zamanda Saray klikleri arasındaki rekabette savcıların sadece halka ve muhalefete karşı değil, kendi iç çıkar çatışmalarında da sopa haline gelebileceği riskine işaret ediyor. İtirazın nedeni bu.”

‘Yasal hakların ihlalinde ses çıkarmayanlar, kendi kuyrukları sıkışınca konuşuyor’

Bayhan, Türkiye’de Anayasa ve yasal hakların uzun süredir yok sayıldığını hatırlatarak Yeni Şafak’ın bugün mülkiyet hakkı üzerinden hukuk tartışması açmasını ikiyüzlülük olarak niteledi:

“Bu ülkede işçilerin grev hakkı gaspediliyor, seçilmiş belediye başkanları görevden alınıyor, milletvekilleri cezaevinde tutuluyor. AİHM ve Anayasa Mahkemesi kararları uygulanmıyor. Bütün bunlar olurken Yeni Şafak’tan tek bir itiraz duymadık. Şimdi kendi menfaatleri söz konusu olunca Anayasa’yı hatırlamışlar.”

Bayhan, aynı gün gazetenin faiz politikasına yönelik hükümeti eleştiren haberine de dikkat çekti ve bunun iktidar blokundaki gerilimin boyutunu gözler önüne serdiğini belirtti:

“Yeni Şafak manşetiyle sadece yargı düzenlemesine değil, Şimşek’in ekonomi politikalarına da çatıyor. Bu, Erdoğan’a doğrudan ulaşamadıklarını, çatışmaların derinleştiğini gösteriyor.”

‘Çürümüş düzen, kendi medyasını bile isyan ettiriyor’

Saray rejiminin çürümüşlüğünün ve rant kavgasının artık gizlenemez hale geldiğini söyleyen Bayhan şu değerlendirmeyle sözlerini tamamladı:

“Kâr ve rant kavgası öyle çığırından çıkmış ki Saray’ın medyası bile hukuku hatırlamak zorunda kalıyor. Bu tablo, düzenin nasıl çöktüğünün itirafıdır. Halkın gerçek kurtuluşu ise bu düzeni değiştirmekten geçiyor.”

‘AKP’de sermaye içi çatışmalar alevlendi’

CHP Grup Başkan Vekili Gökhan Günaydın, “Daha evvel ‘terörizmin finansmanı’ ve ‘mal varlıklarına’ yönelik bu tip düzenlemeler yapıldı. İlginç olan Yeni Şafak’ın buradan bir endişe duyması ve buna yönelik bir başlık atması. Bütün bunlar da AKP’de sermaye içi çatışmaların alevlendiği konusundaki tezi daha öne çıkarıyor” değerlendirmesinde bulundu.  

AKP sermayesinin bugüne kadar parti ve devlet olanaklarıyla semirtildiğini hatırlatan Günaydın, “Her türlü hukuksuzluk, her türlü ihale, kamu ihaleleri yolsuzluğuyla, Kamu İhale Kanunu’nda sürekli değişiklikler yapılarak bunların ne denli büyütüldüğünü görüyoruz. Ne zamandan beri AKP sermayesi AKP eliyle yapılan yasal düzenlemelerden korkar hale geldi?” diye sordu.

Bu durumun sermayenin iç çelişkisi, AKP iç çatışma, AKP-MHP Cumhur İttifakı çatışması olarak not edilmesi gerektiğini vurgulayan Günaydın, “İkinci bir iddia daha var: Kara para aklama konusunda önemli ‘şöhrete’ sahip Türkiye’nin yeniden gri listeye alınacağı… Bu nedenle operasyonların CIA üzerinden Türkiye’ye yönlendirildiğine ilişkin iddialar var. Dolayısıyla Yeni Şafak’ın korkusunun iki düzlemde olduğu söyleniyor” dedi.

‘Elleri kirli olanlar temiz iş yapamaz’

Bağımsız ve tarafsız bir yargının sermaye hareketlerindeki anormallikleri kontrol etmesini hukukun gereği olarak gören Günaydın “Elleri kirli olanlar böyle temiz işler yapamaz” diyerek geçmişten çeşitli örnekler sıraladı:

“Medyanın nasıl tekelleştiğini biliyoruz. En son Hatay’da 2.5 milyar lira ihale verdikleri bir iş adamına 87 milyon liraya Flash TV’yi satın aldırdılar. Can Holdinge aralık 2024’te CİNER grubuna bağlı medya şirketleri, Bilgi Üniversitesi ve benzeri kuruluşlar 575 milyon dolara satıldı. Can Holdingin hakkında soruşturma yürütülen patronu da ‘Bize satın almayı devlet büyükleri söyledi. Yönetim kurullarına da bakarsanız zaten devlet büyüklerinin izlerini görürsünüz’ diyor.”

Aralık 2024’te bu operasyonu yaptıranların 10 ay sonra Can Holdinge neden operasyon yaptığını soran Günaydın, “Can Holdingin yasa dışı faaliyetleri var idiyse, herhalde bunlar 10 ayda ortaya çıkmadı” eleştirisinde bulundu.

‘Ölümü gösterip sıtmaya razı etme’ taktiği

Saadet Partisi İstanbul Milletvekili Bülent Kaya da Bu ve benzeri konular gizlenmek istenen başka konularla ilgili bir ön alma, ölümü gösterip sıtmaya razı etme taktiği olarak zaman zaman iktidar tarafından kullanılıyor. Çünkü hukuk sistemimizde savcıya doğrudan el koyma yetkisi veren hemen hemen hiçbir düzenleme yok. Dolayısıyla paralel düzenleme gereği en azından Sulh Ceza Hakimliğinin kararının aranması lazım” ifadelerini kullandı.

Kamuoyunda tepki gören benzer başka düzenlemelerin daha önce Meclis görüşmeleri aşamasında paketlerden çıkarıldığını hatırlatan Kaya, habere ilişkin tereddütlerini şöyle açıkladı: “Bu öncelikle bir kulis haberi. Bu hangi amaçla yapılıyor? Paket içerisindeki başka tartışmalı konuların tartışılmasının önüne geçmek için mi? Eğer böyle bir niyet ve amaç varsa bu asla kabul edilebilecek bir şey değil. Düzenleme Türkiye’nin hukuk devleti olma ilkesine aykırı” şeklinde konuştu.

01.02.2026 05:45 / Güncelleme: 02.02.2026 10:45

Diyarbakır’ın gözü sınırda, kulağı sessizlikte: Umut yerini öfkeye bıraktı

Diyarbakır sokaklarında gündem tek: Rojava. Sınırın öte yanındaki kuşatma kentin sokaklarını sessiz bir öfkeye boğarken; halk, süreç tartışmaları ile sahadaki gerçeklik arasındaki uçuruma tepkili.

Diyarbakır’ın gözü sınırda, kulağı sessizlikte: Umut yerini öfkeye bıraktı

Fotoğraf: Evrensel

02.02.2026 06:33

Aydın'da suya gömülen minibüsteki 20 yolcu kurtarıldı

Aydın'ın Kuşadası ilçesinde etkili olan sağanak nedeniyle cadde ve sokaklar göle dönerken, suya gömülen minibüste mahsur kalan 20 kişi kurtarıldı.

Aydın'da suya gömülen minibüsteki 20 yolcu kurtarıldı

Fotoğraf: DHA

02.02.2026 16:38

‘Valiliğe araç hibesi’ tartışması: Tunceli Eğitim ve Sağlık Vakfı üyelerinden başkana tepki

Tunceli Eğitim ve Sağlık Vakfı'nda bazı yönetim kurulu üyeleri, Valiliğe yapılması planlanan araç bağışının usulsüz olduğunu savunarak vakıf başkanına tepki gösterdi.

‘Valiliğe araç hibesi’ tartışması: Tunceli Eğitim ve Sağlık Vakfı üyelerinden başkana tepki

Fotoğraf: DHA

02.02.2026 15:57

Hatay'da iş kazası: Kepçe operatörü yaralandı; itfaiye personeli hastanede

Horu Yaylası’nda toprak kaymasını fark edip araçtan atlayan kepçe operatörü yaklaşık 200 metre uçuruma yuvarlandı. Kurtarma sırasında dört itfaiye personeli de yoğun efor nedeniyle hastaneye kaldırıldı.

Hatay'da iş kazası: Kepçe operatörü yaralandı; itfaiye personeli hastanede

Fotoğraf: DHA

02.02.2026 10:29

Prof. Dr. Doğan Yaşar: Türkiye ve İzmir'de su yönetimi sorunu vardır

İzBB Başkanı Tugay'ın, "bulut tohumlama" yapacaklarını açıklamasının ardından başlayan tartışmalara ilişkin Prof. Dr. Doğan Yaşar, "Gümüş iyodürü biz yaralarda kullanıyoruz demesi doğa biliminden çok uzak açıklamadır" dedi.

Prof. Dr. Doğan Yaşar: Türkiye ve İzmir'de su yönetimi sorunu vardır

Fotoğraf: Ramis Sağlam/Evrensel

02.02.2026 13:48

Kurutma girişimleri sürüyor: İris Gölü için acil 'sulak alan tescili' çağrısı

Karaburun’un tek doğal sulak alanı olan İris Gölü için çevre örgütleri, yıllardır süren kurutma girişimlerine dikkat çekerek sulak alan tescil kararının bir an önce verilmesini istedi.

Kurutma girişimleri sürüyor: İris Gölü için acil “sulak alan tescili” çağrısı

Fotoğraf: Karaburun Sivil İnisiyatif Arşivi

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!