Biz çalışmazsak halk yalın ayak gezer

Biz çalışmazsak halk yalın ayak gezer

Işıkkent Ayakkabıcılar Sitesi’nde çalışan ayakkabı işçileri günlerdir sigortalı ve sağlıklı koşullarda çalışma ve düzgün bir ücret için site içerisinde yürüyüş ve toplantılar yaparak taleplerini dile getiriyor. Talepleri, ne Ayakkabıcılar Odası ne de Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlı

Metehan Ud / Can Deniz Eraldemir

Çocukluktan beri ayakkabıcılıkla uğraştığını söyleyen 36 yaşındaki Mehmet Yıldırım, “Pazartesi gününden beri yürüyoruz, sesimiz kalmadı. Oda Başkanı Tahsin Güzel’e bir türlü kendimizi ispatlayamadık. Geçen sene 2,5 TL’ye yaptığımız işi bu sene 1,25 TL’ye yapıyoruz. Bu düşüşten dolayı evime ekmek götüremiyorum, eşim boşanma davası açacak” dedi.

‘BİZ ÜRETMEZSEK, KAZANAMAZLAR’

Eylemlerinin 4. gününün sonunda maliyenin geldiğini belirten Yıldırım da şunları söyledi: “Olan yine işçilere oldu. Patronlar bizim üstümüze kapıları kapatıyor, şalteri indiriyor, istersen çık istersen çıkma diyor. Maliyeciler ‘Biz şurada çalışıyoruz. Patron kapıyı kilitledi, gitti’ diyoruz. İsim veriyoruz, adres söylüyoruz, ama maliye gitmiyor. Böyle maliyecilik olmaz. Bize gelmeyin patronlara gidin. İzmir’deki bütün meslektaşlarıma sesleniyorum, Biz çalışmadığımız sürece, biz üretmediğimiz sürece, patronlar kazanamaz.”

Ayakkabıcılık mesleğine 50 yılını vermiş Hüsnü Usta, sosyal güvencesi olmadığı için hâlâ çalışmak zorunda. Havalandırması olmayan bodrum katta kimyasal maddelerle iç içe çalışan Hüsnü Usta “Oğlumla beraber çalışıyorum. Astım hastası olduğu için düzenli çalışamıyor. Dikim ve kesim de yapıyorum. Patron isterse iş verir, istemezse kapı dışarı eder. Baba mesleği. 30 sene vergi ödedim, dernekte kaydım var, ticari sicilde de kaydım var ama Maliye, Bağ-Kur’a bildirmediği için emekli olamadım. Yine burada böyle sürünüyoruz” dedi.

‘HAKKIMIZI ALANA KADAR SÜRECEK’

40 senelik ayakkabı işçisi Ali Boyalı’nın bu meslekten sadece 1800 prim günü var. İşinden kaynaklı astım, tansiyon ve kalp hastalığı olduğunu dile getiren Ali Usta “Biz yaşlıları geçtik Bu işe başlayan gençlerimiz de hasta. Her birimiz en az 12 saat çalışıyor, gençlerde bu çalışma süresi artıyor. 6-7 ay çalışıyoruz, geri kalan zamanda ise iş yok. Biz sadece sağlıklı ve sigortalı çalışmak istiyoruz.  Eylemlerimiz de hakkımızı alana kadar devam edecek” dedi.

50 yaşındaki Bülent Şenkozalak ise 8 yaşından beri bu meslekte. “Sorunlarımız birike birike patlama noktasına geldi. 3 gündür Oda başkanı ile görüşüyoruz ama herhangi bir çözüm önerisi yok. Sağlıksız koşullarda çalışıyoruz, ben kendim kesiciyim. Benim de sigortam yok. Haftada 150 TL kazanamıyorum. 3 tane okuyan çocuğum var. 2’si üniversitede. Çocuklarımın harç paralarını ödemekte zorluk çekiyorum. Ben bu parayla ev mi geçindireyim, çocuklarımı mı okutayım? Bıçak kemiğe dayandı. Bir şeylerin çözüme ulaşması gerekiyor. Herkesi bizi desteklemeye bekliyoruz. Devletin kurumlarını göreve davet ediyoruz. Biz çalışmazsak, halk yalın ayak gezer. Bunu herkes bilsin” şeklinde konuştu.


Sayacı Ali: Patronların derneği olan Ege Ayakkabı Sanayicileri Derneği Başkanı Erdal Durmaz, bundan bir iki ay önce bir gazeteye demeç vermiş. Neymiş efendim, 2,500 TL aylık verecekmiş, sigortası olacakmış, çalıştıracak sayacı bulamıyormuş, 5 bin sayacı açığı varmış. Bırak 2,500’i bırak 1,500 TL ver, takla atar herkes burada. Resmen dalga geçiyorlar bizimle. Şu an 800-900 TL aylık veriyorlar. 15 saat çalıştırıyorlar.Hiçbir sosyal faaliyetimiz yok. Yemeği yok, yolu yok, sigortası hiç yok.

Sevgi Kocabıyık: Ben bu işten dolayı evimin hem erkeği, hem kadını oldum. Biz yaptığımız işin ücretinin arttırılmasını istiyoruz. Bütün meslektaşlarım evine ekmek parası götüremiyor.  Sosyal güvencemiz yok. Benim çocuğum hasta, hastaneye götüremiyorum. Başbakana sesleniyorum: Site işçisinin taleplerini kulak ver. Zam ve güvence istiyoruz. (İzmir/EVRENSEL)

www.evrensel.net