Aleviler: Savaşın değil barışın tarafıyız

Aleviler: Savaşın değil barışın tarafıyız

“PKK’nin içindeki Aleviler, barış istemiyor”, “Aleviler Cumhuriyetin bekçisidir”, “Aleviler, Esad’ı Alevi olduğu için destekliyor”, “Aleviler, müzakere sürecine karşı.”  Ergenekon süreci, yeni anayasa tartışmaları, Cumhuriyet mitingleri, müzakeler, Suriye ile savaş… İ&cced

Ümit Kartal

ALEVİ OLDUĞUNU YENİ ÖĞRENDİK

Kayseri Alevi Kültür Merkezi Başkanı Rüstem Gümüş, egemen güçlerin bir dönem öncesinde Suriye egemenleri ile kol kola hareket ettiğini hatırlatarak, “Esad’la beraber kol kola istediklerini yapar gözüküyorlardı o yüzden ihtiyaç duymamışlardı onun inanç kimliğine ama ne zaman ki Ortadoğu’da çıkarlar farklılaşınca, kamuoyunu da belli ölçülerde ikna etmek için Esad’ın Alevi kimliği ön plana çıkarıldı” dedi.

SURİYE’YE MÜDAHALEYE HAYIR

Alevilerin Esad’ı da Suriye’ye yönelik müdahaleyi de kesinlikle desteklemediğini belirten, Gümüş, oluşturulan bu algı üzerinden, Alevi toplumunun iç politikada da ulusalcı bir çizgiye itildiğini söyledi. Gümüş, Alevileri topyekün bir şeyin tarafı ya da karşıtı olarak belirleme yönteminin hem hükümet hem de ana muhalefet tarafından sık sık kullanıldığını ve bunun doğru olmadığını belirtti. Gümüş, “Alevilerin her zaman barıştan yana, insanların öldürülmemesinden, bir arada kendi düşüncele- rine, inançlarına, fikirlerine saygılı şekilde yaşadığı ortamdan yana olduğunu görebiliriz” dedi.

Ulusalcıların da Alevi toplumunu yedeklemeye çalışmasını eleştiren Gümüş, “Bazı ulusalcı gruplar Alevileri ‘cumhuriyetin bekçisi’ ilan ederek cumhuriyetin varolan hatalarını da göz ardı ediyor. Böyle sebeplerden dolayı Alevileri tek tarafta algılamak doğru değil. Aleviler hiçbir şeyin bekçisi değildir ve Aleviler bu ülkenin asli unsurudur” dedi. “Kendileri cumhuriyetin sahibi Aleviler de bu cumhuriyetin bekçisi olacak, artık kusura bakmasınlar Aleviler bunu yemeyecek” diyen Gümüş,  “Biz inancımız, dünyaya bakışımız doğrultusunda kendi kimliğimizi koruma mücadelesi veriyoruz. Bu mücadele hem barış, hem laiklik hem de demokrasi mücadelesidir” diye konuştu.Toplumu Alevi-Sünni olarak bölerek, siyasal emellerine ulaşmaya çalışan siyasi mihrakların, yaşanabilecek olası problemlerin de sorumlusu olacağına vurgu yapan Gümüş, hem ulusalcıların hem de Başbakan Erdoğan’ın derhal bu yöntemi terk etmesi gerektiğini söyledi.


‘ÖLMEK VE ÖLDÜRMEK İSTEMİYORUZ’

Kayseri Alevi Kültür Merkezi Yöneticisi Mikail Kandöker, Başbakan Erdoğan’ın Esad ile arasının iyi olduğu dönemde onun Alevi olduğunu ifade etmemesine rağmen, çıkarları değiştikten sonra, her fırsatta Esad’ın Aleviliğine vurgu yapmasını eleştirdi. Kandöker, “Bizim, ÖSO ya da Esad yanlısı bir tarafımız yok. İki tarafın da yaptıklarını kabul etmiyoruz. Suriye için en iyisi demokratik bir ortamın oluşmasıdır. Aleviler sürekli acılar yaşamış, katliama uğramış bir toplum. Ölmek ve öldürmek tarafında değiliz. Birileri Alevi toplumunu ‘barışın önüne engel’ olarak göstermeye çalışıyor. Alevileri Esad’çı göstermeye, toplumu bölmeye çalışıyorlar. Yaşanacak katliam ya da olası savaşta kesinlikle taraf değiliz. Suriye’ye de dışarıdan müdahaleyi kabul etmiyoruz. İçerideki, dışarıdaki savaşları değil, barışı destekliyoruz” dedi.


YENİ, EŞİTLİKÇİ, DEMOKRATİK ANAYASA

Hacı Bektaşi Veli Derneği Eski Başkanı Kenan Akpınar, AKP’nin barış sürecindeki olası olumsuzlukların faturasını Alevilere yüklemeye çalışmasının temelinde Aleviliğin inkarının yattığını ifade etti. Akpınar, “Barış sürecini baltalamaya çalışanların PKK içindeki Alevi gruplar olduğu iddiaları, Suriye eksenli olarak geliştirilen ‘Alevi nefreti’nin Kürt ekseniyle birleştirilmesi barışa katkı değil aksine kin ve nefreti yaygınlaştırmak olur” dedi. Akpınar, barışın Aleviliğin dünyaya bakışına paralel olarak daha kalıcı olabileceğini ifade etti. “Eğer haklar eşitse, halklar kardeştir. Eğer haklar eşitse, yaşananın adı barıştır. Halkların kardeşliği, demokrasinin yerleşmesinden geçer. Toplumu temsil eden bütün inanç gruplarının kendi inançlarını özgürce yaşamasından geçer, kardeşlik ve barışın yolu, eşitlikten geçer” diyen Akpınar, bunun için ise toplumsal uzlaşı temelinde yapılmış demokratik ve eşitlikçi bir anayasayı işaret etti. (Kayseri/EVRENSEL)

www.evrensel.net