Araplarla Yahudileri buluşturan tat!

Araplarla Yahudileri buluşturan tat!

Binlerce yıllık bir lezzetin taşıyıcıları olan Antalya’nın son tirmisçileri zamana direnirken, Araplarla Yahudilerin uzlaştığı ender konuların başında gelen acı bakla Afyon’da başka, Isparta’da başka adla tüketiliyor. Ancak ‘ilaç gibi’ benzetmesi yapılan bu kadim çerezin tadı hep aynı.Anadolu’nun dört b

Yusuf Yavuz

Anadolu’nun dört bir yanında kurulan yöresel pazarların yerini dev AVM’lerin almasıyla tüketim alışkanlıklarımız da hızla değişmeye başladı.

Ancak pazarlar dönüşse de bu hızlı yok oluşa direnen ürünler de yok değil. Antalya, Konya, Isparta ve Afyon gibi kentlerde kurulan birçok geleneksel pazarın değişmez tatlarından birinden söz ediyorum. Her yerde farklı adla anılan ancak damaklarda hep aynı tadı bırakan binlerce yıldır bilinen acı bakladan...

Meraklıları için acı bakla ya da nam-ı diğer tirmis’e Latince “Lupinus Albus” denildiğini de ekleyerek yağ yönünden zengin olan bitkinin yuvarlak tanelerinin dışında tohumunun da çeşitli hastalıklar için destekleyici tedavide kullanıldığını anımsatalım. Beyazlı morlu, pembeli mavili çiçekleriyle yabani olarak da yetişen acı bakla, birçok yararı sayılsa da kadim uygarlıklardan bugüne uzanıp gelen; Arap’la Yahudi’yi aynı noktada buluşturan lezzetiyle salt çerez olarak bile tüketilmeyi hak ediyor...


BİNLERCE YILDIR BİLİNEN LEZZET

Binlerce yıldır bilinen ifadesi laf olsun diye söylenmiş değil. Zira kimi kaynaklara göre 3 bin yıldır bilinen acı baklanın, Mısırlıların yanısıra, Güney Amerika yerlileri tarafından da sağaltıcı olarak kullanıldığı biliniyor. Akdeniz uygarlıklarının bakiyesi olan coğrafyalarda hâlâ vazgeçilmez olan acı baklanın Türkiye’de en çok tüketildiği kentlerin başında Antalya geliyor. Antalyalılar acı baklayı ‘tirmis’ adıyla biliyor. Acı baklanın, Kahire’nin ünlü Tahrir Meydanı’nda bugün bile  ‘tirmis’ olarak satılması, bu adın Antalya’ya Mısır’dan gelmesinin kanıtı gibi.


ISPARTALI ‘TERMİYE’, AFYONLU ‘PIRTLANGIÇ’ DİYOR

Eskisi kadar yaygın olmasa da Antalya sokaklarında hâlâ seyyar tezgahlarda tirmis satanlara rastlamak mümkün. Sayılar bir elin parmağını geçmeyen Antalya’nın son tirmisçilerinden biri olan Bilal Işık’la tezgahının başında koyu bir tirmis sohbetine başlıyoruz. “Isparta ve Konya’da ‘termiye’ denilir” diye anlatmaya başlıyor, Bilal Işık. Parmakla sıkınca kalın kabuğunun sıyrılmasından olsa gerek, Afyonkarahisar’da ‘pırtlangıç’ deniliyormuş. Antalya’da üç tane tirmis tezgahı olduğunu söyleyen Bilal Işık, “Aslen Eskişehirli’yim. Bu bitkinin ilaç sanayinde de kullanıldığı biliniyor. Kabızlık ve basur gibi rahatsızlıklar için kullanılıyor. Günde beş tane kuru olarak tüketildiğinde, şekeri düşürdüğü de söyleniyor. Bunun için satın alan müşterilerim bile var. Düzenli tüketildiğinde de hemoroide de iyi geliyor” diyor.


‘İSTANBUL’DAN BİLE MÜŞTERİM VAR’

Yahudiler tarafından da yoğun olarak tüketildiği bilinen tirmis’e ‘Yahudi baklası’ denildiğinin de altını çizen Işık, bir akşam üstü Kapalıyol’da tezgahıyla ilerlerken Yahudi bir yurttaşın “Mister! Mister!” diye bağırarak kendisini durdurduğunu ve önce bir kilo, tadına baktıktan sonra da iki kilo daha tirmis aldığını söylüyor. “İstanbul’dan bile müşterilerim var” diyor.

www.evrensel.net