Türkiye’de kadınlar kendini özgür kılmıyor

Türkiye’de kadınlar kendini özgür kılmıyor

“Resim yapıyorum, resim yapıyorum, resim yapıyorum” diyor, Gülseren Südor. Bize böyle ısrarla söylemesinin nedeni 1965 yılında akademiye girip, 48 yıl boyunca resimle uğraşması. Tabii hastalıklar haricinde! “Akademiye girdiğimden bu yana resim yaptım, bir yandan geçimimi de öğretmenlik yaparak sağladım. Eşim ve ben her daim resi

Ezgi Görgü

Resim yapma isteğinin nereden geldiğini sorduğumuzda ilkokuldan beri resim yapma isteğinin var olduğunu belirtiyor: “Ailelerin bu konuda önemli olduğunu, çocukları resme, müziğe veya sanatın herhangi bir dalına yönlendirmek isteniyorsa muhakkak yaşanılan evde doğru düzgün bir resim olmalı, güzel müzik dinlenmeli.” Yalnız bunları söylerken elbette halk kültürünün çok önemli olduğunu vurguluyor.

ALEGORİYİ METAFOR OLARAK KULLANDIM

Sergiye adını veren alegorileri* soruyoruz Südor’a. “Özgürlük Üzerine Alegoriler’de gördüğüm her şeyi daha iyi anlatmak için kadını kullandım ve en iyi anlatacağım yol bu” yanıtını veriyor. Südor, “Benim gördüğüm, Türkiye’de kadınlar kendini özgür kılmıyor, erkeklerin yaptığı bir şey değil bu genel haliyle. Çünkü anneler çocuklarını yönlendiriyor; ‘Kızım evleneceksin, kocana itaat edeceksin, onun istediklerini yapacaksın, çocuklarını doğuracaksın, evine barkına sahip çıkacaksın’ diyerek. Elbette toplumdan ayırt edemiyoruz, şimdi toplum baskısı, mahalle baskısı, aile baskısı var. Ben o yüzden alegoriyi metafor olarak kullandım. Şimdiden yetiştirilen ev kadını profilinde küçücük kızlar bir alegori olarak karşımızda duruyor” ifadelerini kullanıyor.
Resimlerin üstünde ayrıca durduğumuzda kullanılan figürlere dair hem özgürleştiren hem kapana kıstıran durumlar olduğunu ve yine bunun kadınların kendi içlerinde çözmesi gerektiğini vurguluyor Gülseren Südor. (İstanbul/EVRENSEL)

*Alegori (Yerine); bir görüntü, bir yaşantı veya bir davranışın daha iyi kavranmasını sağlamak için göz önünde canlandırıp dile getirme sanatıdır.

www.evrensel.net