Ya bir avuç para ya da koca bir yaşam!

Ya bir avuç para ya da koca bir yaşam!

MANİSA’nın gözden uzak ama yeraltı zenginlikleri yakından takip edilen Gördes ilçesi tarihinin en önemli sınavlarından birine hazırlanıyor.  Bu sınav öncesi Gördesliler tercihlerini doğru yapmak için temkinli davransalar da ilçedeki saflaşma yavaş yavaş belirginleşmeye başlıyor. Gördes ya Nikel madeniyle ‘makus

Arda Armutlu

Çoğunluğu İzmir’de yaşayan Gördeslilerin oluşturduğu Gördesliler Derneği’nin Belediye Kültür Salonu’nda düzenlediği

‘Nikel Ne Getirir Ne Götürür’ paneli aslında ilçede uzun bir süredir devam eden dedikodulara yanıt verme ve saflaşmayı belirginleştirmesi bakımından önemli bir dönemeç oldu denebilir. Çünkü, yerel haber siteleri Gördes’te maden aramayı kafasına koymuş olan Zorlu Grubu bünyesindeki Meta Nikel Kobalt Madencilik ve Sanayi Ticaret A.Ş’nin tüm etkinliklerini alkışlarken, madene karşı çıkanları ‘Gördes’te yaşamıyorlar, Gördes’in kalkınmasını istemiyorlar’ sözleriyle hedef gösteren bir yöntem içerisindeler. İşte bu yüzden Nikelin getiri ve götürülerinin tartışılacağı panel Gördesliler Derneği Başkanı İbrahim Balıklı’nın uzun süre kendilerini tanıtmalarıyla geçti diyebiliriz.

Panele katılan konuşmacıların da ilk başlarda bu duruma uygun davranması her yaş ve kesimden yaklaşık 300 dinleyicinin madenle ilgili öğrenmeleri gerekenleri geciktirmiş oldu.

AĞIR METALLERİN FATURASI AĞIR OLUR!

Panele Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. A.Osman Karababa, Orman Mühendisleri İzmir Şube Başkanı Kenan Özten, Gördesliler Derneği Başkanı Orman Mühendisi İbrahim Balıklı ve dernek yönetim kurulu üyesi Makine Mühendisi İbrahim Solaklı katıldı. Madenle ilgili teknik konuları biraz da akademik terimleri kullanarak veren İbrahim Solaklı’nın ‘Normal madenle ağır metallerin çıkarıldığı madenler arasında önemli farklar var’ sözü panele katılanları ilk kez yerinden silkelemiş oldu. Gördes’te çıkartılması planlanan Nikelin ağır metaller sınıfında olması Gördes için ilk tehlike işareti sayılabilir.

ÇED RAPORU ÇELİŞKİLERLE DOLU

Daha önce Gördes’te görev yapmış Orman Mühendisleri İzmir Şube Başkanı Kenan Özten’in 40 bin dönüm arazi üzerindeki örtü ve toprağın ayrıştırılmasının sanıldığı kadar basit ve kolay olmayacağını söylemesi, bir çok canlının ve en başta da ormanlık bölgelerin geri dönüşü olmayan bir yola gireceğine vurgu yapması Gördesli izleyicilerin yüzüne endişe olarak yansımaya yetmişti.

Çünkü panelistlerce ‘eksik, hatalı ve yarım yamalak’ şeklinde tanımlanan ÇED raporuna dayanılarak çıkan sonuca göre bile 40 milyon taş ve toprak yer değiştirirken, bitki ve hayvanların, tarım alanlarının ve meraların yok olması, orman alanından 130 bin ağacın kesilmesi, dağların, tepelerin, vadi ve dere yataklarının yerini toprak ve pas yığınlarının alması kaçınılmaz olacak.  Zaten Özten, bu ÇED raporunun bugüne kadar gördüğü en kötü rapor olduğunu, bu raporun nasıl kabul edildiğini anlayamadığını söylüyor. Özten, ÇED raporunda Akhisar meteroloji verilerinin kullanıldığını oysa Akhisar ile yapılması planlanan maden tesisleri arasında ciddi hava ve rakım farklılıkları olduğuna dikkat çekiyor.

GÖRDES’İN ORTASINA BOMBA

Çıkartılması planlanan Nikel paslanmaz çelik, kimya ve pil sanayisinin yanında uçak motorlarında ve yeni teknoloji hibrid araçların akülerinde de kullanılması düşünülürken, doğanın ve yaşamın ve de Gördes’in kaderine terk edileceği pek de düşünülmediği yavaş yavaş ortaya koyuluyordu.

Hele ki, kaya atıklarındaki sülfürik filizlerinin yağmurla birleştiğinde çevreye karışmasının kolaylaşacağının, üzerine olası kazaların ve teknik aksaklıkların da olabilme ihtimali aslında madenin Gördes’in ortasına bırakılan bir bomba olduğu gerçeğini gözler önüne seriyor.

Nikel’in cevhere inilmesi ve işlenmesine kadar olan bölümün ne kadar önlem alınırsa asla engellenemeyeceği ve Avrupa Birliği Parlamentosu’nun da kendi sınırları içinde sülfürik asitle özütlemeye yasak  getirdiği hesaba katılırsa madencilerin ülkemizin verimli topraklarını kazmak için yaşadıkları heyecan anlaşılır hale geliyor.

İZMİR’İN İÇME SUYU DA TEHLİKEDE!

Nikel madeni toprağın ve ormanların yanı sıra en büyük yaşam kaynağı suyu da tehdit ediyor. Gördes Barajı’nın yaklaşık 20 km. yukarısında günde bin ton sülfirik asit kullanılacak bir tesisin açılma planı projenin ne kadar korkunç olduğunu gözler önüne seriyor. Çünkü Gördes Barajı sadece Gördes ve çevresine değil aynı zamanda İzmir’e de içme suyu sağlıyor. Maden yetkilileri tüm işlemlerin kapalı sistemle yapılacağı ve bu yüzden çevreyle temasının mümkün olmayacaklarını savunmalarına rağmen Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. A.Osman Karababa bu önlemleri yeterli bulmadığını söylüyor. Karababa, toprağın eğiminin heyelan riski doğurabileceğini ayrıca ülkemizin deprem bölgesi olduğunu önemle hatırlatıyor. Karababa, olası bir toprak kayması ya da depremde bu madenin ve atık tesislerinin büyük felaketlere yol açabileceğine dikkat çekiyor.

YENİ BERGAMALAR NEDEN OLMASIN?

Panelin en çok alkış alan sözü Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. A.Osman Karababa’dan geldi:’Birileri zengin olacak, Ama bunlar asla biz değiliz.’ Bu söz aynı zamanda Gördeslilerin doğaya, çevreye, toprağa, suya, sağlığa sahip çıkması gerektiğini bir kez daha yineliyor. Öyle ki, belki de panelin en sonundaki bu söze verilen alkışlı karşılık Gördes’te yeni bir çevre mücadelesinin başlangıcının ipuçlarını veriyor.
(Gördes/ EVRENSEL)


İSTİHDAM YALANI

Ne var ki, her maden şirketi gibi Meta Nikel Kobalt Madencilik ve Sanayi Ticaret A.Ş’nin de en büyük kozu madenin istihdam yaratacağı ve Gördes ekonomisini canlandıracağı vaatleri. Öyle ki, daha şimdiden ‘maden yandaşları’ madende çalışacak sayıları 1000-1500 kişi olarak telaffuz etmeye başlamış bile. Hatta ‘maden yandaşlarının’ bunu seçim malzemesi yaparak ‘oy’a dönüştürme çalışmalarının olduğu bile söyleniyor. Oysa panelde ÇED raporuna dayandırılarak açıklanan rakam bu madenin sadece 300 kişilik bir kapasitesi olduğu ve bunun büyük bir çoğunluğunun teknik ekipten oluşacağı ve de Gördes’e kalan istihdam sayısının en fazla 50 kişi olacağı yönünde. Yine Maden şirketinin bazı köy şenliklerine sponsor olması, maden yapımına izin verilirse Gördes’e yollar yapacağı, belediyeye yeni araçlar alacağı, devletin yapması gerekenleri şirketin üstleneceği söylentiler arasında.

www.evrensel.net