16.09.2025 10:15 / Güncelleme: 12:53

Kadınlar ‘Minguzzi yasasını’ tartışıyor: İktidar sorumluluk yıkıyor, kadınlar çözüm istiyor

Minguzzi cinayetiyle konuşulan yasa tasarısını değerlendiren kadınlar, güvenlik sorununun bir ‘algı’ olmadığına dikkat çekerek önce 50 kişilik sınıflar, uyuşturucu gibi sorunların çözülmesini istiyor.

Kadınlar ‘Minguzzi yasasını’ tartışıyor: İktidar sorumluluk yıkıyor, kadınlar çözüm istiyor

Esenyalı Mahallesi | Fotoğraf: Nisa Sude Demirel/Evrensel 

Nisa Sude Demirel
[email protected]


İstanbul — Kadıköy’de 15 yaşındaki Mattia Ahmet Minguzzi’nin 15 yaşındaki B.B. ve 16 yaşındaki U.B. tarafından öldürülmesiyle başlayan çocuk adalet sistemi tartışmaları sürüyor. Adalet Bakanlığının 11. yargı paketine ekleneceğini ifade ettiği yasal düzenlemenin detayları belli olmaya başlıyor. Neredeyse hazır olduğu söylenen taslağa göre 16 yaşını doldurmuş çocuklar için ceza indirimi uygulanmamasının ve ‘bakım yükümlülüğünü’ yerine getirmeyen ailenin cezalandırılmasının önü açılıyor.

Bir yandan da özellikle MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ‘Gözünün yaşına bakılmasın’ çağrılarını sürdürüyor. Geçtiğimiz günlerde çocuk adalet sistemine ilişkin konuşan Bahçeli, “Katil veya teröristin çocuk olarak gösterilmesi çetin bir yanlıştır” dedi. Aynı zamanda birincil sorumlu olarak aileyi işaret etti, Türkgün’de yayımlanan Cengiz Şahin’in yazısında da “Ailelerin ‘hayat boyu öğrenme’ eğitimlerine katılması” gibi önerilere yer verildi.

İktidarın ısrarla çocuk adalet sistemi tartışmalarında ‘annelere’ seslenmesi boşuna değil. Özellikle yoksul mahallelerde gittikçe artan suç oranları nedeniyle doğan güvenlik kaygısı, iktidar tarafından aynı bir önceki infaz düzenlemesinde olduğu gibi ‘cezasızlık algısı’ propagandasıyla suistimal ediliyor. Halbuki ne cezasızlık algıdan ibaret ne de yoksul semtleri saran ‘tedirginliğin’ öncelikli nedeni cezasızlık.

Özellikle çocuk sahibi kadınların endişeleri temel alınarak sürdürülen bu sistematik propaganda artan suçun nedenlerini gizlemeyi hedeflerken, bir yandan da asıl suçluyu gözlerden kaçırıyor. İstanbul’un çeper mahallelerinden Pendik’e bağlı Ahmet Yesevi Mahallesi’nde çocuklu kadınlar mahallelerinde yaşadıkları sorunları Evrensel’e anlattı; ‘Minguzzi yasasını’ ve çocukları suça iten nedenleri konuştuk.

"Dondurma yemeye çıktığımız sokakta silah patlıyor"

İstanbul’da suç oranları en yüksek 4’üncü ilçe olan Pendik’te; Belgin, Sibel, Necla ve Gülistan’la Esenyalı Kadın Dayanışma Derneğinde bir araya geliyoruz. Kadınlar, güvende olmak konusu açılınca mahalleyi anlatıyor. 17 yıldır Ahmet Yesevi Mahallesi’nde oturan Belgin’in 9, 11 ve 15 yaşında üç çocuğu var. Çocuklarıyla mahallede zaman geçirmekte zorlandığını anlatıyor: “Burası aynı Teksas gibi yemin olsun, bazen akşam çocuklarla dondurma yemeye gidelim diyorum, arka sokağımızda silah patlıyor. Çocuğu parka götürüyorum, öğrenmediği küfür kalmıyor.”

24 ve 14 yaşında iki çocuğu olan Sibel de gençlerin mahallede karşı karşıya kaldıklarını sıralıyor: “18 yaşından büyük gençler paraya ihtiyaç duyduklarından banka hesaplarını kiralıyorlar. 5 bin, 10 bin TL gibi paralara başlarına iş alıyorlar. Çevremde böyle mağdur olmuş bir sürü çocuk var. Uyuşturucu da çok yaygın. Etrafımızda tanıdıklarımızın çocuklarının neredeyse üçte birinden duyar olduk. Kapımızın önüne kadar satılıyor, teraslardan koku geliyor.”

"Çocuklar sokaktayken balkondan izliyoruz"

Dördü de çocuk sahibi bu kadınlar görece ‘bilinçli’ ebeveynler. Çocuklarını ‘korumaları’ gerektiğini düşünen ve iktidarın ısrarla vurguladığı üzere çocukların güvenle yetişmesinin sorumluluğunu tek başına almak zorunda olan bu kadınlarla önce mahallelerinde çocukları için güvende hissedip hissetmediklerini konuşuyoruz.

Belgin’in bir çocuğu mahalledeki Ergenekon Ortaokulundan mezun, diğeri de orada okuyor. “Bence sokaklar hiç güvenli değil, ben çocukları okula kendim getirip götürüyorum, kimseye çocuklarımı teslim etmiyorum. Sürekli çocuk kaçırma, darp olayları duyuyoruz. Okullar desen, okullar da hiç güvenli değil burada. Elini kolunu sallayan okula girebiliyor, daha geçen dönem eli bıçaklı bir adam girdi okula. Ben mesela çalışmak, eşime destek olmak istiyorum-eşim istemiyor tabii- ama çocukları bırakamadığım için de çalışamıyorum” diyor. İki çocuğu olan Belgin de onaylıyor: “Çocuklar önceden de kapının önünde oynardı, aklımız bu kadar kalmazdı. Şimdi sürekli balkondan çocukları izliyorum.”

"Ambulans açlıktan bayılan çocuklar için"

Çok kısa süre içinde konu çocuklarının gittiği okula geliyor. Mahalledeki ortaokul, Ergenekon Ortaokulu. Ancak ortaokulun yetersiz olması nedeniyle veliler yıllardır yeni bir okul yapılmasını talep ediyor. 8 yıldır inşaat halinde olan yeni okul hâlâ tamamlanmamış: “Senelerdir bir talebimiz var. Çocuklar 45-50 kişilik sınıflarda ders görüyor. Koskoca mahallede bir tane ilkokul ve ortaokul var. Senelerdir hâlâ bir okul yapılmadı. Bir çocuk nasıl 50 kişiyle beraber bir şey öğrenebilir ki? 8 yıl önce inşaatı başladı, hâlâ bitmedi. Sabahçı-öğlenci şeklinde eğitim görüyor çocuklar. Suça sürüklenen çocukların en büyük sorunlarından biri bu, eğitime erişim.”

Kadınlara göre çocukların suça karışmasının en büyük sebeplerinden biri okuldan uzaklaşmak. Belgin, çocuklara okul formasını 5 bin liraya aldığını söyleyerek soruyor: “Kirada olan, durumu olmayan insan nasıl geçinecek, nasıl alacak? Bizim çocukların okuluna haftanın 4 günü mutlaka ambulans gelir; ya çocuklar düşüp yaralandığı için ya da açlıktan bayıldığı için. Oğlum artık ‘Anne biraz daha fazla koy da arkadaşlarım da yesin’ diyor bana.”

"Çocuklar okumaktan ümidi kesiyor"

Sibel de çocukların okumaktan ümidi kestiklerini anlatıyor: “İmam hatibe gidiyor çocuklar, okuldan soğuyor. Ya da ‘neden okuyayım’ diyor. Geçen gün kapının orada oynayan çocuklarla konuştuk, ‘abla sen bilmiyor musun okuyanın ne olduğunu BİM’e mi gireyim’ diyor, benim oğlum da üniversiteyi öyle okumadı ki, Gratis’e fabrikaya soktuk, laf olsun diye sınava girdi, tercih yapmayacak mısın dediğimde ‘Anne biz mühendisle aynı bantta çalışıyoruz, okusam da buraya geleceğim’ diyor, haklı.”

Güvensizlik sokağa değil, devlete

İnşaatının bitmesi beklenen okulun yanına kısa süre önce Ahmet Mattia Minguzzi Spor Salonu açılmış. Kadınlar 8 senedir bekledikleri okuldan önce spor salonu yapılmış olmasına tepkili: “Tabii ki spor salonu da olsun ama acil ihtiyaç okul, başvurmadığımız yer kalmadı. Spor salonunun inşasına okuldan sonra başlandı ama onu çok daha hızlı bitirdiler. Tesisin içinde de voleybol, basketbol, zumba filan var. Yüzme bile yok. Neden olmasın, bizim çocuklarımız nerede yüzecek?”

Suç oranlarının artışını konuştuğumuzda ise kadınların karşılaştıkları tüm kamu kurumlarına ciddi bir güvensizlik duydukları görülüyor: “Polis, savcı bir kapıdan alıyor, diğer kapıdan bırakıyor. Karakolda 2-3 gün bile tutmuyorlar. Veya burada uyuşturucu satıldığını biz biliyoruz da devlet mi bilmiyor?”

Okuldan kopuş, geleceksizlik, mahallelerde yaygınlaşan uyuşturucu ve çeteleşme... Kadınlar tüm bunların karşısında çocuklarını yetiştirmekte tek başına bırakılırken, iktidar sorumluluğu kendi üzerinden daha da atacak düzenlemelere; 8 senedir yapımı beklenen okul yerine göstermelik sosyal tesis inşalarına başvuruyor. Korku, kaygı birer ‘algı’ değil; yoksul mahallelerde kadınların karşısında yalnız bırakıldığı bir gerçeklik: “Benim çocuklarım da nasıl hayatta kalacaklarını görüyor, yarın bir gün onlar da yargıya nasıl müdahale edebileceklerini anlıyor. Onların başı sıkışınca onlar da aynısını yapacak, çarkın böyle döndüğünü onlar da görüyor.”

31.01.2026 16:47

Fenerbahçe Yüksek Divan Kurulu’nda Mert Hakan Yandaş’a destek

Fenerbahçe Olağan Yüksek Divan Kurulu’nda konuşan Başkan Şekip Mosturoğlu, tutuklu bulunan takım kaptanı Mert Hakan Yandaş’ın yalnız olmadığını ve kulübün futbolcuya desteğinin sürdüğünü söyledi.

Fenerbahçe Yüksek Divan Kurulu’nda Mert Hakan Yandaş’a destek

Mert Hakan Yandaş / ANKA

02.02.2026 16:24

İmamoğlu'dan Erdoğan'a enflasyon eleştirisi: 'Freni patlamış kamyon' gibisiniz, çırpındıkça batıyorsunuz

İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi tarafından yayımlanan videoda, iktidarın ekonomi politikaları eleştirildi, "Freni patlamış kamyon’ gibisiniz, 8 yıldır enflasyonu durduramıyorsunuz" denilerek erken seçim çağrısı yapıldı.

İmamoğlu'dan Erdoğan'a enflasyon eleştirisi: 'Freni patlamış kamyon' gibisiniz, çırpındıkça batıyorsunuz

Fotoğraf: ANKA

02.02.2026 17:28

Uzaklaştırma kararına rağmen katledilmişti: Kadınlar Pınar Karataş için sokakta

Manisa’da boşanma aşamasındaki eşi tarafından sokak ortasında öldürülen Pınar Karataş için kadınlar cinayetin işlendiği yerde toplandı. Açıklamada "Kadınlar korunana kadar susmayacağız" dendi.

Uzaklaştırma kararına rağmen katledilmişti: Kadınlar Pınar Karataş için sokakta

Fotoğraf: DHA

02.02.2026 20:37

Torbalı Migros depoda işten atılan işçiler, işlerine iadelerini talep etti

Torbalı Migros Depo'da işten atılan işçileri, işyeri önünde yaptıkları açıklamada iş bırakma nedeniyle hukuksuz bir şekilde işten atıldıklarını belirterek, taleplerinin işlerine geri dönmek olduğunu vurguladı.

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!