18 Mayıs 2013 12:41

Bedel

Gaz sıkmayan polis olabileceği fikri bile, birilerinde gaz yaptı. İçki içiyor dediler, evlenmeden olmaz dediler, küfrediyor dediler, şikayetler ettiler, cezalar yağdırdılar, yayın saatini ittiler, kaktılar ve işte cinayet büro amiri başkomiser Behzat “Benden bu kadar” dedi sonunda. Herkes biliyor, sebebi bunların hiçbiri değildi, hi&ccedi

Bedel

Fotoğraf: Emrah Yorulmaz/AA

Paylaş
Çağdaş Günerbüyük

Bedel mefhumu çoktan her derdin çaresi olmuş, söyleyeni çok. Hayatın her gün bir öncekinden çekilmez olmasının kod adı bedel, bugünlerde. Reyhanlı bombasından beri her gün duyar olduğumuz kelimelerden biri oldu. Kaç kere bedel ödetme nutukları atıldı, bölgesel güç olmanın bedelleri saptandı. Değer biçmeler, karşılık vermeler, hiç peşimizi bırakmayacakmış, hep hayatın bir parçası olmuş gibi. Atılan her adım bir başkasının bedeli. E, hayat bir alışveriş, beraber yürüttükleri bu yolda.

Dünyada bedel kelimesini en çok cümle içinde kullanan insan olmalı, dışişleri bakanı. Bütün bunlar, onun art arda ettiği laflar çünkü: “Türkiye’ye bedel ödettirilemeyeceğini herkesin görmüş oldu. Biz kimseye bedel ödettirmek istemeyiz, ödetmek de peşinde değiliz. Ama birisi bize bedel ödettirmek isterse, bu canı veririz ama hiçbir bedel ödemeyiz.” Birkaç gün sonra Başbakanın “Bedelini ağır öderler” sözüyle gazetelere manşet olmasının bakan için bedeli, bedelle ilişkisini yeniden gözden geçirmek olmuştur herhalde. Eskiler, başkasının yerine hacca giden kişiye de bedel dermiş. Yedekli hac ziyareti nasıl oluyorsa artık. Sade Mekke’nin değil, her yerin kanununu böyle yazmışlar. Zaten hep birilerinin yaptığının bedelini başkaları ödüyor. Öyle olmasa, bu kadar çok kelamını etmezdik.

Ömrümüzün bedel ödemekle geçmesini kabul etmek için, bu dünyaya borçlu gelmiş olmak gerekirdi. Borcu yapanın kim olduğunu görmek için, bedelden en çok kimin söz ettiğine bakmalı.

Onlarca can alan uğursuz bomba için bile, “Ortadoğu politikasında etkili bir aktör olmanın maliyetlerinden biri” dendi, gözümüzün içine baka baka. Birilerinin aktör olma hayallerinin bedelini ölerek ödeyenlerin arkasından, hiç içleri sızlamadan. Herkesin değil ama, birilerinin bedeli var elbet. Aktörlük kimin niyetiyse, o ölsün diyemez, bedeli ödenmişler.

Gene de bedel efradı derler, paralı askerlerden orduları, yetmedi hâlâ onlara, bir türlü. Çatlak sesler her gün büyüdü çünkü herkesin bedeli yok işte, Behzat Ç. emsal. Bedeli ödenmişlerden olmayan herkese biçtikleri rolün adı, bedel ödemek. Kendi hesaplarının, neye mal olacağını umursamadıkları saltanat sefalarının bedeli, öleniyle, kalanıyla, halka havale.

Bedelsiz, dilin güzelliği, iki türlü manaya geliyor. Bedeli olmayan, karşılığı çıkışmayan da demek, paha biçilemeyecek kadar değerli olan da. Saltanatını dünyaya yaymaya çalışıp, bölge diktatörü olmayı kafaya koyanlar uğruna kimsenin ölmeyeceğini açıklayan bu. Hayallerinin bedelini ödeyecek kimse yok, çünkü can, bedelsizdir. Bu yaşananların bedeli yarın sorulduğunda lazım olur, kulaklarına küpe olsun. Bila bedel.

ÖNCEKİ HABER

Suat Abi’nin bulmacası

SONRAKİ HABER

Figen Yüksekdağ'a verilen hapis cezası onandı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa