İlaç, tekellerin insafına bırakıldı

İlaç, tekellerin insafına bırakıldı

Türkiye’de ilaca ulaşımda yaşanan sıkıntılar kanser hastası olan Üniversite Öğrencisi Dilek Özçelik ile bir kez daha gündeme geldi. Hâlâ birçok hasta ilaçlara ulaşmakta zorluk yaşıyor. İstanbul Eczacı Odası Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Ertem, temel nedenin ilaç ve sağlık sisteminin piyasa koşulların

Metin Akarsu

EN UCUZ İLAÇ TÜRKİYE’DE

Türkiye’de ilaç fiyatları belirlenirken Avrupa’da ilacı en ucuz şekilde üreten ülke referans alınıyor. Bu ülkenin üretim fiyatı üzerine SGK her ilaca yüzde 40’a varan bir indirim daha uyguluyor. Bu fiyatlandırma sonucu Türkiye en ucuz ilaç fiyatı verilen ülkelerden biri oluyor. Fakat bu durum, sıkıntıların da sebebi durumunda. İstanbul Eczacı Odası, kasım 2012’den beri ulaşılmasında zorluk yaşanan 500’den fazla ilacı takip ediyor. Türkiye’ye ilaç satan yabancı şirketlerden 50’si, ilaçlarının yüzde 20 gibi bir oranını Türkiye’deki düşük ücret yüzünden ülkeye göndermiyor. Bu ilaçlar genelde yeni nesil olan ve araştırma-geliştirme özelliği taşıyan ilaçlar. Ertem, ilaçların ticari değerleri yanında kullanım değerleri olduğunu da belirtirken devletin düşük ilaç fiyatları için her zaman ticari değeri ön plana çıkardığını ifade ediyor.

Eczacı Odasının mayıs ayında yaptığı araştırmaya göre, ulaşılmasında zorluk yaşanan ilaç sayısı 1300’e kadar çıkmış durumda. 50 kalem ilacın ise ne kendisi ne yerine geçecek eş değeri bulunuyor. Yine 300 kalem ilaç, ruhsatı olmasına rağmen bulunamıyor. Bunların 3’te 1’i  kanser gibi ölümcül hastalıklarla ilgili ilaçlar. Ertem, bulunmayanların eş değeri olan ilaçların da, yoğun talep nedeniyle kısa sürede tükendiğini vurguluyor. Aynı zamanda ilaç üretimi uzun bir planlama sonucu ortaya çıktığı için tükenen ilacın hemen yerine konulamadığını belirtiyor.

FİYATLARDA DÜŞÜŞÜN SONUCU

Bulunmayan ilaçlar Türk Eczacıları Birliği (TEB) İthal İlaç Birimi tarafından yurt dışından, genelde normal fiyatının üzerinde bir fiyatla getirilebiliyor. Bulunamayan ilaç sayısı arttıkça ithal ilaç birimine başvurular da artıyor. Hakan Ertem, yoğun talep nedeniyle daha önce 15 günde getirilebilen ilaçların artık 2 ay kadar bekleyebildiğini ifade ediyor. Ertem, var olan fiyatlandırma yöntemi ile bulunamayan ilaç sayısının artacağı uyarısı yapıyor.  “İlaç firmaları ticari birer şirket. Amaçları para kazanmak. Türkiye fiyatı düşürdükçe zarar edeceği için ilacı getirmiyor. İlacı, TEB İthal İlaç Birimi aracılığıyla Türkiye’ye, dünya fiyatlarının 3-4 kat üzerine satması, firma için bulunmaz bir nimet. Bunu gören diğer firmalar da ürünleri getirmekten imtina ediyorlar. Sayı durmadan artıyor. Bulunamayan ilaç sayısı önümüzde ki yıllarda daha da artacak” diyor Ertem.


KARABORSA İLAÇ SEKTÖRÜ

İstanbul Eczacı Odası Sekreteri Ertem, son dönemlerde eczaneler dışında simsarlar ve karaborsacılardan oluşan bir sektörün oluştuğuna dikkat çekiyor. İlaçta bozulan arz talep dengesi, simsarların ilaçları eczanelerden toplamasına ya da yurt dışından kaçak getirmesine neden oluyor. Eczanelerde bulunamayan bu ilaçlar ihtiyacı olan hastalara yüksek ücretlerle satılıyor. Ertem bu tür duyumların ve şikayetlerin özellikle son dönemlerde çok fazla arttığını belirtiyor. Aynı zamanda ilaç fiyatlarının aşırı şekilde düşürülmesi de halkın ilaca ulaşması önünde engel oluşturuyor. Dünya’da yüksek fiyatla satılan bir ilaç Türkiye’ye düşük fiyat ile geldiği zaman depolar ve yabancı ortaklı dağıtıcılar, ilacı eczanelere vermeden tekrar yurt dışına satıyor. Ertem, sağlık alanının piyasaya terk edilmemesi gerektiğini söylerken sosyal devlete uygun olarak sağlığa ayrılan devlet bütçesinin arttırılması gerektiğini ifade ediyor.


DEVLET SAĞLIKTAN ELİNİ ÇEKTİ

Türkiye’de SSK’ye ait ilaç fabrikası 2005 yılında AKP döneminde kapatıldı. SSK’nin ilaç fabrikası teknolojik açıdan geri kalıp fayda sağlayamaz duruma gelene kadar ülkede ithal ilaç oranı yüzde 25’ti. Fakat hem SSK ilaç firmasının kapatılması hem de ülkede üretim yapan yerli firmaların baskı altına alınmasıyla sektör, yabancı ilaç tekellerine kaldı. Ülkede son 5 yıldır ilaçların yüzde 50’den fazlası yurt dışından ithal edilirken kalan ilaçlar da ülkede yer alan yabancı ortaklı şirketler tarafından karşılanıyor. Hakan Ertem’e göre dışa bağımlılığın sebebi devletin ilaca ödediği payı kontrol etmek istemesi: “Sağlık bütçesinde ilaca ayrılan pay yüzde 50’den yüzde 30’a düşürülmüş durumda. Devlet bu alandaki harcamaların yüksekliğini görüp kendini bu alandan çekiyor ve alanı firmalara bırakmak istiyor. Fakat bu yöntem tasarruf yapayım derken halkın sağlık hizmeti almasını engelliyor.” Hükümet sağlıkta ki harcamaları kısmak adına 2012 yılında ilaca ayrılan payı 2011 yılına göre yüzde 10 azalttı. (İstanbul/EVRENSEL)

www.evrensel.net