6 Eylül 2025 04:22

Çeviri | Suç: Sömürgeci kontrolün Truva Atı

Suçun tanımı asla tarafsız değildir; devlet tarafından ve devlete hizmet etmek üzere tasarlanmıştır. Askerleri konuşlandırmanın, hapishaneler inşa etmenin ve ülkeleri işgal etmenin aracıdır.

Çeviri | Suç: Sömürgeci kontrolün Truva Atı

Endüstrimizin koruyucuları (1883), Mayer Merkel & Ottmann lith

Erica Caines


“Suç” kavramı sabit, nesnel bir gerçeklik değil, iktidarın çıkarlarına hizmet etmek için titizlikle silah haline getirilmiş, akışkan ve politik olarak güçlü bir kurgudur. Suç, aslında, sözde meydan okuduğu egemenlik sistemlerinin diyalektik bir ürünüdür. Yakalanması zor bir bukalemun gibi, suçun değişken tanımları, hem ulusal hem de küresel düzeyde devlet kontrolünün genişletilmesini, muhalefetin bastırılmasını ve emperyalist projelerin ilerletilmesini meşrulaştırır. İster “yüksek suç oranı” ister “düşük suç oranı” olsun, retorik nadiren kamu güvenliği ile ilgilidir; daha çok, devlet kurumlarının kendi varlıklarını meşrulaştırmak için kullandıkları birincil dil olup, emperyalist devlet, ahlaki gereklilik kisvesi altında hegemonyasını sürdürmek için sosyal düzenin hapishane ve militarist uygulamasını maskelemek suretiyle şiddetini tırmandırır. Bu manipülasyon, iç polis devleti ve küresel emperyalizmin ayrı varlıklar değil, nüfusu ve kaynakları yönetmek için aynı suçluluk mantığını kullanan birbirine bağlı sistemler olduğu bir kontrol sürekliliğini ortaya koymaktadır.

Amerika Birleşik Devletleri’nde, suçla ilgili söylem özellikle Afrika/siyah iç kolonisi üzerinde, iç emperyalizmin motoru olarak işlev görmektedir. “Suça karşı sert politikalara” yönelik iki partili taahhüt, yoksulluğun ve siyahlığın kriminalizasyonunu sistematik olarak normalleştirmiş ve giderek daha baskıcı önlemleri kabul etmeye şartlanmış bir halk yaratmıştır. Trajedi; sadece Donald Trump’ın küstahlığı gibi bir figür değil, Demokrat Partinin bunu mümkün kılan sistemleri ortadan kaldırmada on yıllardır başarısız olmasıdır.

Bu temel, Baltimore’daki paradoksta açıkça görülmektedir. Belediye Başkanı Brandon Scott’ın “düşük suç oranı” turunda, yönetilen şiddet bir başarı öyküsü olarak sunuluyor. Ancak bu ‘başarı’, işleyen bir polis devletinin geçerliliğine dayanıyor: Yerel polisi askeri teçhizatla militarize eden; ABD polisinin İsrail işgal güçleriyle birlikte eğitim yaptığı programlara dahil olan; “Cop City” ve milyar dolarlık bir hapishane önerilerine maruz kalıyor. Scott, Baltimore’u en son ‘güvenli liman’ ilan ederken Baltimore polisi sadece iki hafta içinde Bilal ‘BJ’ Abdullah, Pytorcatcha Clarke-Brooks ve Dontae Milton’ı öldürdü. Burada “düşük suç oranı”, iddia edildiği gibi güvenlik veya refahın bir göstergesi değil. Halkın pasifleştirilmesinin ölçütüdür ve nüfusun militarizasyonla nasıl yönetilebileceğini göstermektedir.

Bunun tam tersine, Donald Trump’ın Washington DC’de “yüksek suç oranı” ilan etmesi, bir polis devletinin militarize edilmesinin meşrulaştırılmasına hizmet etti. ‘Ulusal Muhafızların görevlendirilmesi militarizasyonun tırmanışa geçtiğini gösterdi. Demokratların desteklediği “Güvenli DC” tasarısının ardından gelen bu hamle, hapishane mantığının kesintisiz sürekliliğini ortaya koyuyor. “Düşük suç” anlatısı sürekli ve normalleşmiş bir işgali haklı çıkarırken, “yüksek suç” anlatısı askeri güç müdahalesini meşrulaştırıyor. Akademisyen Dr. Charisse Burden-Stelley’nin de belirttiği gibi bu, ordunun polisleştirilmesi sürecidir. Aynı çerçeve, agresif göçmenlik politikalarını meşrulaştırmak için aylar önce Los Angeles’ta da kullanılmıştı. Sınırdan akın eden “suçlular” anlatısı, agresif sınır dışı etme kampanyaları için bir bahane sağlamıştı.

İç politikadaki bu kılavuz doğrudan dış politikaya aktarılır. Burada “suç”, yeni sömürgeci saldırganlığın ve kendi kaderini tayin hakkının reddedilmesinin bahanesi haline gelir. ABD’nin Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro’ya “uyuşturucu karteli faaliyeti” iddiasıyla koyduğu ödül, ekonomik ve siyasi savaşın bir parçası olarak suç sayma uygulamasının tipik bir örneğidir. Şiddet araçlarını ihraç eden ABD, daha sonra kendini gerekli askeri “çözüm” olarak sunmaktadır. Bu strateji, dikkatleri ABD’nin suçluluğundan başka yöne çekmekte ve emperyalist hakimiyetini güçlendirmektedir. Karayipler’deki krizin temelinde şiddet ve suç değil; sistematik eşitsizliği sürdüren emperyalizm ve neoliberalizm yatmaktadır.

Bu dinamik, BM/ABD öncülüğündeki Haiti işgalinde açıkça görülmemektedir. Uluslararası alanda Kenya’nın Haiti’ye polislik yapması, bunun görüngüsüdür. Suç çeteleriyle mücadele bahanesiyle yabancı güçlerin konuşlandırılması, bir ulusun kendi kaderini tayin hakkını geçersiz kılmak için kullanılan “yüksek suç” gerekçesinin uluslararası bir tezahürüdür. Latin Amerika ve Karayipler (LAC) için yakın zamanda kurulan “Güvenlik, Adalet ve Kalkınma Stratejisi İttifakı” bu modeli doğrulamaktadır.

Sonuçta, “suç” toplumu kontrol etmek için yürütülen geniş çaplı projenin temel retorik aracıdır. Suçun tanımı asla tarafsız değildir; devlet tarafından ve devlete hizmet etmek üzere tasarlanmıştır. Bütçeleri genişletmenin, askerleri konuşlandırmanın, hapishaneler inşa etmenin ve ülkeleri işgal etmenin bahanesidir. Tüm bunları yapan saldırgan ise ‘düzenin koruyucusu’ olarak sunulur. Teoride olduğu gibi, suç bireysel bir sapma değil, egemenliği üreten aynı yapılar tarafından koşullandırılan bir fenomendir.

Ayrıca, Batılı emperyalistler İsrail’in Gazze’yi ilhakına neredeyse hiç eleştiri getirmezken, Gazze’de savaş suçu ve kıtlık olarak tanımlanabilecek toplu cezalandırma projesini aktif olarak mümkün kılmaktadır. Bu, acımasız bir gerçeği ortaya koyuyor: “Suç”a yönelik kınamalar emperyalistlerin sistematik ve endüstriyel şiddetini meşrulaştırmak için tasarlanmış bir araçtır; “kurallara dayalı uluslararası düzen”in egemenlerin kuralı olduğunu kanıtlamaktadır.

Kurtuluşa giden yol, “suç” kavramının, direnişi bastırmak ve devlet şiddetini meşrulaştırmak için tasarlanmış politik bir yapı olarak anlaşılmasında köklü bir değişimi gerektirir. Bu sadece teorik bir tartışma değil, ulusların kendi kaderini tayin hakkı ve devlet ile sermayenin yağmacı taleplerine karşı örgütlenmemizin temel dayanağıdır.

*Bu yazının orijinali, 28 Ağustos’ta Hood Communist’te yayımlanmıştır.

19 Ekim 2025 19:40

Beşiktaş'ın yeni Divan Kurulu Başkanı seçildi

Beşiktaş'ın yeni Divan Kurulu Başkanı Ahmet Ürkmezgil oldu.

Beşiktaş'ın yeni Divan Kurulu Başkanı seçildi

Ahmet Ürkmezgil | Fotoğraf: Murat Şengül/AA

İçerik yükleniyor...

(Spor Servisi)
19 Ekim 2025 12:02

Karaburun Belediyesi 20 dönümlük arsa için 30 Ekim’de ihale yapacak

Karaburun Belediyesi, Çatalkaya Mahallesi’nde bulunan 19 bin 673 metrekarelik arsasını 393 milyon lira muhammen bedelle satışa çıkarıyor.

Karaburun Belediyesi 20 dönümlük arsa için 30 Ekim’de ihale yapacak

Resmi Gazete ekran görüntüsü

19 Ekim 2025 16:01

Tutuklu bulunan Nilüfer eski Belediye Başkanı Turgay Erdem yoğun bakıma kaldırıldı

Tutuklu bulunan Nilüfer eski Belediye Başkanı Turgay Erdem, cezaevinde rahatsızlanarak yoğun bakıma kaldırıldı. Erdem'e yarın anjiyo yapılacak.

Tutuklu bulunan Nilüfer eski Belediye Başkanı Turgay Erdem yoğun bakıma kaldırıldı

Fotoğraf: DHA

İçerik yükleniyor...

(Politika Servisi)
19 Ekim 2025 15:03

Zonguldak’ta kadın cinayeti | Gönül Karakök, Hüseyin Derin tarafından av tüfeğiyle öldürdü

Zonguldak'ta Hüseyin Derin, Gönül Karakök'ü av tüfeği ile vurarak öldürdü. Derin'in olay sonrası berbere gidip tıraş olduğu öğrenildi.

Zonguldak’ta kadın cinayeti | Gönül Karakök, Hüseyin Derin tarafından av tüfeğiyle öldürdü

Fotoğraf: DHA

İçerik yükleniyor...

(Haber Merkezi)
19 Ekim 2025 12:58

16 yaşındaki Aybüke'den 3 gündür haber yok

Adana'da 16 yaşındaki Aybüke Ulu'dan 3 gündür haber alamadıklarını belirten ailesi yardım istedi.

16 yaşındaki Aybüke'den 3 gündür haber yok

Aybüke Ulu

İçerik yükleniyor...

(DHA)
19 Ekim 2025 13:10

Türkiye’nin 3. büyük longozu da kurudu: "Vahşi sulama, iklim kriziyle birleşince kuraklıktan nasibini aldı"

Bursa'da Karacabey Longozu kuraklık ve vahşi sulama nedeniyle kurudu. Uzmanlar, 270’ten fazla kuş türünün yaşadığı ekosistemin ciddi tehdit altında olduğunu söylüyor.

Türkiye’nin 3. büyük longozu da kurudu:

Fotoğraf: DHA

İçerik yükleniyor...

(DHA)

Evrensel'i Takip Et