İşçiler, kendi yasası için Meclis’te

İşçiler, kendi yasası için Meclis’te

Meclis’te işçi haklarını iyileştirmeyi öngören yasa teklifine sendikacı ve işçilerden büyük destek geldi. İstanbul Milletvekili Levent Tüzel’in yasa teklifine yüz binin üzerinde destek imzası Meclise ulaştı. İşçiler, Tüzel’le birlikte Meclis’te bir basın açıklaması yaptı.Yasa teklifi

Yasa teklifi ve süreçle ilgili bilgi veren Tüzel, teklifinin, doğrudan emekçilerin katıldığı toplantılardaki talep ve öneriler doğrultusunda hazırladığını söyledi. “Her aşamasını işçilerle ve sendikalarla paylaştığım yasa tekliflerini işçiler de imza kampanyalarıyla destekliyorlar” diyen Tüzel, taleplerin ancak işçilerin mücadele ve baskısıyla yaşam bulabileceğini ifade etti.

Meclisin adeta patron örgütü gibi çalıştığını vurgulayan Tüzel; işçilerin can güvenliklerinin sağlanmadığını, grevlerin fiili müdahalelerle engellendiğini, sosyal ve hukuk devleti olmanın gereklerinin yerine getirilmediğini söyledi. İşçilerin hak ve çıkarlarının korunmasında hükümetin ve Meclisin doğrudan sorumlu olduğunu kaydeden Tüzel; işçi ve emekçilerin talepleri doğrultusunda yasal düzenlemelerin yapılması için hükümet ve Çalışma Bakanlığını göreve çağırdı. Tüzel, Çalışma Bakanı’ndan görüşme talep ettiklerini ancak yanıt alamadıklarını söyledi.

Açıklamada söz alan Türk Metal Sendikası Genel Mali Sekreteri İsmail Dursun, BMC işçilerinin 14 aydır ücret almadığını ve işçilere yasaların tatmin edici bir güvence sağlamadığını ifade etti. Direnişleri ve eylemleri hakkında bilgi veren Dursun, mücadelenin kararlılıkla süreceği söyledi.

DİSK’e bağlı Gıda-İş Genel Sekreteri Seyit Aslan da tazminat ve ücretleri verilmeden işten atılan 1200 Şeker Piliç işçisine, Hakkari’de 22 fırında direnen  170 işçiye dikkat çekti. İşçilerin yüzde 55’inin kayıtsız çalıştırıldığını belirten Aslan, bütün bu haksızlıklara karşı işçilerin birlikte mücadelesinin önemine vurgu yaptı. Belediye işçisi iken Milli Eğitim Bakanlığı’na gönderilen Koop-İş Üyesi Vedat Sarıkalem de 197 işçi adına sorunlarını kürsüden dile getirdi.

Tuzla Deri İşçisi Fikriye Akgül, ISMACO’da 148 gündür direnişte olduklarını kaydederken, DHL’de sendikalaştıkları için işten atılan ve 333 gündür direnişte olan işçilerden Şener Yücel, aynı gerekçeyle direnişte olan Pakmaya İşçisi İsmail Gençer sendikalaşma üzerindeki baskılara dikkat çekti.

1 Mayıs’a katıldığı için işten atılan Mustafa Durukan da güvencesiz olduklarını, mitinge katılmanın bile işten atılma gerekçesi olabildiğini ifade etti.


YASA TEKLİFİNDE NELER VAR?

* Taşeronlaşma, esnek, sözleşmeli ve 4-c’li geçici çalışma kaldırılsın, güvenceli ve insanca çalışma koşulları sağlansın.
* İşsizlerin fondan yararlanma koşulları genişletilsin, işsiz herkese işsizlik ücreti verilsin.
* Artan oranlı vergi dilimlerinin yerine sabit oranlı gelir vergisi uygulansın.
* Yargı kararlarına rağmen ödenmeyen işçi alacakları devlet güvencesine alınsın.
* Emeklilik yaşı ve prim gün sayısı düşürülsün,  herkese prime bağlı kalmaksızın emeklilik hakkı sağlansın.
* Emeklilerden kesilen sosyal güvenlik destek primi kaldırılsın.
* Geçici ve mevsimlik işçilerin sigorta primleri işsizlik fonundan karşılansın.
* 18 yaşın altında çalışma yasaklansın, çocuk emeği sömürüsü engellensin.
* Çalışma süreleri düşürülsün.
* OSB’lerde ve 200 çalışanın olduğu her işyerinde kreş açılsın, ücretli doğum ve emzirme izni süreleri  arttırılsın.
* İşçi sağlığı kurallarını yerine getirmeyen işverene hürriyeti kısıtlayıcı, caydırıcı cezalar verilsin.


IMF PROGRAMI UYGULAMADA

Başbakan ve hükümet yetkililerinin günlerdir IMF’ye olan borcun ödendiği propagandası yaptığına ve bunun büyük başarı gibi gösterildiğine dikkat çeken Tüzel, “Bir bayram günü neşesi içindeler. Reyhanlı’da 50 insanımızın öldüğü vahşi bir patlama hiç yaşanmamış sanki. Oysa halkın hali ortada. İşsizlik almış başını gidiyor, asgari ücret açlık sınırının bile altında. IMF’ye borç bitti ama, dış borçlar bitmedi, aksine arttı” diye konuştu. Tüzel, AKP’nin iş başına geldiği 2002’den bu yana dış borcun 130 milyar dolardan 337 milyar dolara ulaştığını söyledi. IMF’nin borcu bitse de IMF programından vazgeçilmediğini belirten Tüzel, özelleştirme, sosyal güvenliğin tasfiyesi, kuralsızlık, taşeron ve esnek çalışma, düşük ücretin devam ettiğini, çocukların borçlu doğduğunu dile getirdi.  (Ankara/EVRENSEL)

www.evrensel.net