Böyle derbinin kazananı olamaz!

Böyle derbinin kazananı olamaz!

Türkiye, her sene olduğu gibi bu sene de haftalarca beklemekten, konuşmaktan sıkılmaz Fenerbahçe-Galatasaray derbisini.Bazı şeyler Türkiye’de kalıp olmuştur. Örneğin, taraftar dediğin küfür eder, taraftar dediğin rakip takım oyuncularını baskı altına alabilmek için her yolu seçer ve bunların hepsi mübahtır. Ana avrat

Emre Caka

Türkiye, her sene olduğu gibi bu sene de haftalarca beklemekten, konuşmaktan sıkılmaz Fenerbahçe-Galatasaray derbisini.
Bazı şeyler Türkiye’de kalıp olmuştur. Örneğin, taraftar dediğin küfür eder, taraftar dediğin rakip takım oyuncularını baskı altına alabilmek için her yolu seçer ve bunların hepsi mübahtır. Ana avrat küfür de eder sahaya şişe de fırlatır, ırkçılık da yapar. Eh sonuçta derbi bu tuttuğumuz takım kazanacak daha ne olsun!
Bunlardan reytingle, tirajla vs. kazanç elde eden görsel ve yazılı basının dışında yöneticiler de ‘kınıyoruz’ dese de elleriyle büyütürler bu öfkeli, kin kusan taraftarları. Bunu 5 yaşındaki çocuğa sorsan o da bilir. Havada uçan biletler, bir gün önceden rakip takımı baskı altına alabilmek için taraftara stadyum içinde hazırlık izni vs vs... Hangi gazeteyi açsak, hangi kanala çevirsek tartışılan konu Fenerbahçe-Galatasaray derbisinde yaşanan olayları, Burak Yıldırım’ın öldürülmesini taraftarın, Galatasaraylı siyahi oyunculara muz göstermesini konuşuyor, eleştiriyor. Sonuna kadar da haklılar. Ne dense az kalacaktır. Buradan da birçok şey denebilir, diyesim de var ama ulusal gazete olmanın da sorumlulukları var mutlak.
Taraftar öyle yaptı, taraftar küfür etti, taraftar taraftarı öldürdü... Evet bunların hepsi oldu. Peki saha içi ? Saha içerisinde olanları neden kimse konuşmuyor? Taraftarın çileden çıkmasına neden olan (Ne olursa olsun yapılanlar tabii ki kabul edilemez) Volkan’ın Sabri’nin Emre’nin ucundan kıyısından da olsa Melo ve Eboue’nin yaptıkları. Bunlar ne olacak? Bir ailede anne ve baba içerisinde fiziki şiddet oluyorsa çocukta da şiddet eğilimi gözükür. Çünkü ailenin ana unsuru anne ve babadır. Sporun da ana unsuru sporculardır. Sporcu şiddet, nefret, küfür, kin vs. bunlardan arınamıyorsa tribündeki şiddette de rol oynar.
Ufak çocuk arkadaşına vurduğu zaman çocuk değil anne babaya söylenecek söz söylenir.
Sözüm futbolculara yani futbolun anne babasına!
Maçın skoruna gelince, birçok kişi tribünde çıkan itiş kakıştan zarar gördü. 21 yaşında gencecik çocuk hayatını kaybetti. Bir taraftar siyahi futbolculara muz göstererek insan onurunu zedelemeye çalıştı. Skora siz karar verin. Veya açın maçı izleyin ve sonucu görün. Tabii bu kadar olayın içinde derbinin kazananını bulabilirseniz.
Maç bitince de özürler dilenir, milli takımda birlikte forma giyilir, ‘saha içerisinde olur böyle şeyler. Biz normal hayatta ailece görüşürüz’ söylemleriyle olay tatlıya bağlanmış, ‘spor kardeşlik ve barıştır sonuç ne olursa olsun insanlar barışmalıdır’ ifadeleri kullanılır. Ne fark eder canım Burak’ı tanıyan mı var? Tribünde yüzlerce Burak var!
Öte yandan muz gösteren taraftar, ırkçılık haberlerinin kendisini huzursuz ettiğini belirtti. Sarı lacıvertli taraftar, “İyi bir Fenerbahçeliyim ama o hareketi yapacak kadar şerefsiz değilim. Ben o muzu yemek için aldım. Hayatımda kimseye ırkçılık yapmadım. Drogba ve Eboue’ye de böyle bir şey yapmadım. Bizde Webo var Sow var” dedi.

VEDA BİLE ETTİRMEZLER

Türkiye’nin en görkemli stadyumlarından biridir İnönü. Giden herkes mutlaka etkilenir. Dolmabahçe’de maç öncesi bir çay içersiniz, tabureler atılmıştır. Taraftar Çarşı’dan doğru tezahüratlarla, alkışlarla gelir. Son kez İnönü’ye bakılacak bu anı kim kaçırmak ister. Taraftar yine coşkuyla mabedine geliyor. Son dönemde İstanbul halkının alışık olduğu gaz, cop, tazyikli su siyah beyazlı taraftara da düşüyor tabii.
İddialara göre Çarşı’dan yürüyüşe başlayan taraftarların yolu kapatmasıyla birlikte yunus polisler taraftarı sert bir şekilde uyarmayı tercih ediyor. Kısa bir sözlü sürtüşmenin ardından polisler sarıldığı gibi silaha havaya ateş açmışlar. Olay burada kopuyor. Adeta son dönemde fırsat bekleyen emniyet güçleri, ortalığı gaza dumana katıyor. Ufak çocukların korkulu gözleri, yaşlıların nefes darlığı, ilk defa böyle bir şeyle karşılaşanların bu yoğun gaza dayanamaması... İnönü’ye de böyle veda ettik bu hafta. Belki yine skoru merak etmişsinizdir. Barcelona’nın Türkiye takımına ilk yenilgisi, Süleyman Seba’nın ilk golü, Metin Oktay’ın ağları delen golü, yenilmez denen Macaristan’ın yenildiği stat... Skor, anılarımızın elimizden alınması 5, anılarımıza sahip çıkmamız: 0!

www.evrensel.net