Dış politikayı eleştirenleri suçladı!

Dış politikayı eleştirenleri suçladı!

Başbakan Erdoğan, Reyhanlı’daki patlamalara ilişkin konuştu. "Türkiye bu tür provokasyonlarla Suriye'deki kanlı bataklığa çekilmek isteniyor" diyen Erdoğan, "Hatay'daki hassasiyetler" kullanılarak kaos oluşturulmak istendiğini öne sürerken, Türkiye'nin dış politikasını eleştirmenin de "düşmanın ek


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Sinan Erdem Spor Salonu’nda gerçekleştirilen AKP İstanbul Kadın Kolları Başkanlığı “Analar Ağlamasın” temalı Anneler Günü programına katıldı. Burada konuşan Erdoğan, bir anneler gününü daha burukluk ve hüzün içinde idrak ettiklerini ifade ederken, “Hatay’da Reyhanlı ilçesinde yakınlarını kaybeden annelerin, yakınlarını kaybeden tüm kardeşlerimizin acısını en az onlar kadar yüreğimizde hissediyor, onların acısını paylaşıyoruz. Milletçe gerçekten büyük bir hüzün içindeyiz. Allah’ın izniyle, milletimizin dirayetiyle, sabırla, soğukkanlılıkla, en önemlisi de birlikle, beraberlikle, tek yürek olarak bu acıyı aşacak, böyle acıların yaşanmasının da önüne geçeceğiz” dedi.

'SOĞUKKANLI OLACAĞIZ'

"Türkiye’yi Suriye’deki kanlı bataklığın içine çekme yönündeki her provokasyon, her tahrik eylemi karşısında son derece dikkatli, son derece hassas, en önemlisi de soğukkanlı olunması" gerektiğini söyleyen Erdoğan, şöyle devam etti:
“Büyük devlet, hadiseler karşısında soğukkanlılığını muhafaza edebilen, aklı selimle düşünebilen, hareket edebilen devlettir. Suriye’de bu kanlı sürecin başladığı andan itibaren uçak hadisesiyle, sınır ilçelerimize yönelik ihlallerle, Cilvegözü sınır kapımızdaki saldırıyla diğer bazı provokasyonlarla Türkiye’nin sabrı, Türkiye’nin soğukkanlılığını adeta test ediliyor. Türkiye bu tür provokasyonlarla adeta kirli bir senaryonun içine çekilmek isteniyor. Özellikle Hatay ilimizde bir takım hassasiyetleri tahrik etmek suretiyle kaos oluşturulmak, fitne çıkarılmak isteniyor. En başından itibaren biz bu tür girişimlere karşı çok dikkatli olduk, serinkanlı olduk. Bundan sonra da serinkanlılığımızı güçlü şekilde muhafaza edeceğiz. Soğukkanlılığımızı yitirerek, aklıselim dışına çıkarak bizi çekmek istedikleri tuzağa düşmeyeceğiz.

Bu ayrımın altını özellikle çiziyorum; Suriye’deki mesele AK Parti’nin, Recep Tayyip Erdoğan’ın meselesi değil, Türkiye’nin meselesidir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin, milletimizin meselesidir. Düşürülen uçak AK Parti’nin uçağı değil, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin uçağıdır. Şehit edilen polisler, şehit edilen memurlar AK Parti’nin polisleri, memurları değil, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin polisleri, memurlarıdır. Askerlerimiz Türk Silahlı Kuvvetlerinin askerleridir. Bu milletin askerlerdir, bu milletin evlatlarıdır. Alçakça katledilen masum insanlar AK Parti teşkilatının mensupları, AK Parti seçmenleri değil Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarıdır.

'DIŞ POLİTİKAYI ELEŞTİRENLER DÜŞMANIN EKMEĞİNE YAĞ SÜRÜYOR'

Bu tür hadiselerin ardından, bu tür alçakça saldırıların ardından adeta suçluyu korurcasına, adeta suçlunun üzerini örtercesine hükümeti, AK Parti’yi, AK Parti’nin dış politikasını hedef almak tam anlamıyla fırsatçılıktır, tam anlamıyla Türkiye düşmanlarının ekmeğine yağ sürmektir.

Lütfen tahriklere karşı dikkatli olun. Lütfen aramıza nifak sokmaya çalışanlara karşı, milletin fertlerini birbirine hasım etmeye çalışanlara karşı dikkatli olun. Biz bu saldırganları, bu Türkiye düşmanlarını, Türkiye üzerine kirli hesapları olan bu alçakları asla sevindirmeyeceğiz. Bunların, Türkiye içindeki ellerini ovuşturarak, tebessüm ederek, ‘Oh oldu’ diye fırsat kollayan uzantılarını da sevindirmeyeceğiz. Düşmana inat, saldırganlara inat birbirimize daha fazla kenetlenecek; bir olacak, iri olacak ve diri olacağız.

Erdoğan, Suriye kaynaklı olduğunu iddia ettiği saldırıları Türkiye'nin Suriye politikasıyla bağdaştırmanın sorumsuzluk olduğunu öne sürdü.

Türkiye’nin Suriye'de yaşananlara sessiz, tepkisiz de kalsaydı bu saldırıların gerçekleşeceğini ifade eden Erdoğan, şunları söyledi: “Çünkü bu saldırılar Suriye politikamıza yönelik değil, bölgede güçlenen, büyüyen Türkiye'ye yönelik saldırılardır. Bu saldırılar Suriye politikamıza yönelik değil, istikrarımıza, kardeşliğimize, birliğimize yönelik saldırılardır. Bu saldırılar açık açık söylüyorum; kanlı Baas rejiminin işbirlikçilerine fırsat verme saldırılarıdır. Bu saldırılar başta Hatay olmak üzere, barış, huzur, kardeşlik içinde yaşayanları tahrik etme niyetindeki saldırılardır. Bu saldırılar, terör meselesini çözen, kardeşliğini pekiştiren, annelerin gözyaşlarını dindiren bir Türkiye’ye yönelik saldırılardır. Bir ördeğin katran içindeki çırpınarak ölümüne dünya feryat ederken, bu yavruların katledilişine nasıl sessiz kalır diye feryat ediyorum. Yan yana iki bebek, bir yaşında bile değiller. Bir tanesinin ayakları dizden parçalanmış öylece yatıyorlar. O bebeklerin görüntüsü ömrümün geri kalanında gözlerimin önünden gitmeyecek. Eğer ben o bebekleri görmeyeceksem, eğer ben minicik cansız bedenler için sesimi yükseltmeyeceksem olmaz olsun böyle siyaset, olmaz olsun öyle bir dış politika. O içler acısı manzara karşısında susmaktansa, ben Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı kimliğimi şu kürsüye bırakır, çeker giderim. Bize, ‘Suriye politikanızı değiştirin’ diyorlar. Ne yapalım, o bebekleri görmezden mi gelelim? Evini barkını terk eden çaresizlik içinde kapımızı çalan Suriyelilerin yüzüne kapıyı mı kapatalım? Gidip biz de Şam’da bu bebeklerin katilleriyle fotoğraf mı çektirelim? Bize ne Suriye’den, diyenlere sesleniyorum; çocuklarınızın, annelerinizin yüzüne nasıl bakacaksınız?

'BU YAPILANLARI KİMSENİN YANINA BIRAKMAYACAĞIZ'

Hiç kimsenin endişesi olmasın; Reyhanlı’da şehit edilen kardeşimin de Suriye’de şehit edilen 100 bine yakın kardeşimin de kanı asla yerde kalmayacak. Bize kurulan tuzağa düşmeyecek, bizi çekmek istedikleri bataklığa girmeyeceğiz. Ama bu yapılanları da yapanların yanına asla bırakmayacağız. Milletimden soğukkanlılığı muhafaza etmelerini rica ediyorum. Hiç kimse bu alçak saldırganların oyununa gelmesin. Eğer bir tek Suriyeli misafire dil uzatılırsa, saldırganlar kazanmış demektir. Eğer farklı mezhep mensubu bir tek kişiye kem gözle bakılırsa, saldırganlar başarılı olmuş demektir. Eğer infial olur, soğukkanlılık kaybedilirse bu saldırganlar hedefine ulaşmış demektir. Biz, milletçe bu saldırganlara istediklerini vermeyeceğiz. Biz, sorumsuz siyasetçiler gibi, fırsatçı genel başkanlar gibi olmayacağız. Biz, terörün, saldırıların arkasına saklanıp tam da saldırganların arzu ettiği gibi, sorumsuz davrananlardan olmayacağız. Bu acıyı aşacak, bu yarayı saracak, büyük devlet refleksiyle hareket edecek, geleceğe büyük adımlarla ilerlemeye devam edeceğiz." (HABER MERKEZİ)

www.evrensel.net