'Üç Fidan' Dolmabahçe'de anıldı

6 Mayıs 1972 günü idam edilen Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu (THKO) önderlerinden Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan İstanbul’da binlerce kişinin katıldığı Dolmabahçe yürüyüşü ile anıldı.Emek Partisi ve Emek Gençliği çağrısı ile Galatasaray Lisesi önünde toplanan genç-yaşlı, &ou

Emek Partisi ve Emek Gençliği çağrısı ile Galatasaray Lisesi önünde toplanan genç-yaşlı, öğrenci-işçi 3 bini aşkın kişi “Yusuf, Hüseyin, Deniz sürüyor sürecek mücadelemiz”, “Deniz’den Erdal’a, gençlik emeğin saflarında”, “Gençlik gelecek gelecek sosyalizm”, “Biji bıratîya gelan” sloganları ile Denizlerin, ABD'nin 6. Filosunu denize döktükleri Dolmabahçe’ye yürüdü.

Liseli öğrencilerinin, “On bin değil yüzbiniz, işçi sınıfıyla beraberiz! Parasız, şifresiz, bilimsel, anadilde demokratik eğitim”, “Kahrolsun Amerikan Emperyalizmi”, “Staj sömürüsüne hayır” pankartlarıyla katılımın yoğunluğu dikkat çekti.
Yürüyüş kortejinin en önünde Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan ile Halit Çelenk’in fotoğrafları taşındı. Eyleme EMEP Genel Başkan Yardımcısı Ender İmrek ile İstanbul İl Başkanı Güven Gerçek de katıldı.

GENÇLER EMPERYALİST POLİTİKALARA KARŞI ALANLARDA

Halit Çelenk’in öz geçmişinin okunmasıyla başlayan basın açıklamasında söz alan Emek Gençliği Temsilcisi İlyas Coşkun, her yıl olduğu gibi bu yıl da onbinlerce gencin Denizleri anmak için Türkiye’nin dört bir tarafında sokaklara çıktığını kaydetti.

Denizlerin emperyalizme karşı mücadelesinin, Türkiye’nin gerçekten bağımsız, demokratik bir ülke olması ve emekçi halkların kurtuluşunun gerçekleşmesi için olduğunu belirten Coşkun, bugün de o mücadelenin devam ettiğini kaydetti.

NATO ve işbirlikçisi hükümetlere, yeraltı ve yerüstü zenginliklerinin peşkeş çekilmesine, Türk ve Kürt halklarının birbirlerine düşman edilmesine karşı Türkiye gençliğinin ayakta olduğunu dile getiren Coşkun, NATO’nun ülkedeki varlığına, emperyalist işgallere destek verilmesine, devletin inkarcı politikaları yüzünden Türk ve Kürt gençlerinin ölmesine dur demek için, Aydın Erdem, Şerzan Kurt, İbrahim Oruç gibi gençlerinin devlet kurşunuyla öldürülmesine karşı, sınav stresi yüzünden intihar eden Sıdıka Soydan’ın, eğitim harcı için çalıştığı inşaattan düşerek ölen Ömer Çetin’in son olması için yine alanlarda olduklarını ifade etti.

Hiçbir kişisel çıkar gözetmeden halka bağlılıkla mücadele eden Denizleri anarken, her milliyetten Türkiye Gençliğini, işçi sınıfı ve halkın kurtuluş mücadelesine katılmaya çağıran Coşkun, Denizleri genç kuşaklara anlatan Halit Çelenk’in anısını yükseklerde yaşatmak için söz verdiklerini söyledi.

Emek Partisi GYK üyesi Ercüment Akdeniz ise 39 yıl önce Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının okullarından çıkarak 6. Filo askerlerini denize döktükleri yerde olduklarını söyleyerek, “Aradan 39 yıl geçmesine rağmen bütün hükümetlerde olduğu gibi AKP Hükümeti de NATO anlaşmalarına imza atıyor. Bunları protesto etmek için biz de 39 yıl sonra buradayız. Denizlerin mücadelesinin yolundayız” dedi.

12 Eylülle hesaplaşma iddasındaki Başbakanın Necdet Adalıların, Erdal Erenlerin adlarını ağzına alarak timsah gözyaşları döktüğünü, ileri demokrasiden behsettiğini ancak Emek Gençliği’nin çıkarttığı broşürü içinde “Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının katledilmeleri bir cinayettir” cümlesi nedeniyle savcılık tarafından soruşturma başlatıldığını belirten Akdeniz, Denizli’de de afişlerinin toplatıldığını anlatarak, “Bu mu ileri demokrasi?” diye sordu.

Akdeniz, gençliği sermayenin partilerine yedeklenmek yerine Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloku ile birlikte mücadeleye çağırdı. (İstanbul/EVRENSEL)

www.evrensel.net