Arıza

Arıza

Bu elektrik ve su kesilmeleri rutini aştı, artık gün aşırı kesiliyorlar. Elektrik ve su idaresi İnternet sitelerine duyuru koyuyorlar. Kesintinin nedenini açıklıyorlar. Bilmem şurada arıza, bilmem burada arızalar hiç bitmiyor. Geçen yıl Almanya’dan dostlarımız geldiler, yorgun ve bitkin halde eve girdik, beş dakika sonra sular şak diye kesildi. V

Bir okur

Bu elektrik ve su kesilmeleri rutini aştı, artık gün aşırı kesiliyorlar. Elektrik ve su idaresi İnternet sitelerine duyuru koyuyorlar. Kesintinin nedenini açıklıyorlar. Bilmem şurada arıza, bilmem burada arızalar hiç bitmiyor. Geçen yıl Almanya’dan dostlarımız geldiler, yorgun ve bitkin halde eve girdik, beş dakika sonra sular şak diye kesildi. Varın siz durumumu anlayın. Şimdi gelir, biraz sonra gelir dedik ama olmadı. Aradan on saat geçmesine rağmen sular gelmedi. Biz damacanalarla küçük işleri çözsek de Alman konuklara ayıp oldu. Giderken söylendiler ev güzel ama suyunuz yok. Almanya’da böyle bir durumla karşılaşamazsınız.
Geçtiğimiz cumartesi yine elektrikler kesik. Sular kesik. Bu sefer elektrik de kesik olduğu için arıza var mı, yok mu öğrenemedik. Anadan, babadan kalma yöntemlerle ve stokladığımız on-on beş litre suyla sorunumuz çözsek de insanı deli eden bir durum çıkıyor ortaya. Daha birkaç gün önce İstanbul’u işgal eden kuvvetler bizlere bol su sıktıkları için sular kesilmiş olabilir. Ama elektrik kesilmesine bir anlam veremedik. Yetkililer de çıkıp bu durumu açıklasalar iyi olur.
Hükümet ve Başbakan memleketin ne kadar geliştiğiyle övünse de halen elektrik ve sularımız kesiliyor, fazlasıyla zor durumda kalıyoruz. Ulaştırma bakanı kameraların karşısına geçip İstanbul için yapılacak hava alanı ihalesi ve Sinop nükleer santralinin ihalesini cumhuriyet tarihinin en büyük ihalesi olarak halka duyururken bizim elektriğimiz ve suyumuz kesikti. Yani en büyük ihaleleri yapan hükümet ve devlet nedense küçük arızaları çözecek bir kapasiteye sahip olamıyor.
Metrobüsler iptal ediliyor, vapurların seferleri yapılmıyor, köprüler açılıyor, toplu ulaşım araçları çalıştırılmıyor. Polisin attığı gaz ve sis bombalarının haddi hesabı yok. Bir gün boyunca tüm İstanbul’u cehenneme çeviriyor. İstanbul değişiyor, valiler değişiyor, ama ceberut tutumları ve anlayışları değişmiyor. İstanbul’u cehenneme çeviren baş  sorumlu Başbakan ve devamcıları olarak bunları yaparlarken vatandaşın en basit sorunları çözülmüyor. Biraz daha ileri gitsek dönüp bize diyeceklerini duyar gibiyim. Her şeyi de bizden ve devletten beklemeyin. Elektrik ve su arızalarını kendiniz giderin diyecekler gibime geliyor. Hatta elektrik ve su olmasa da olur diyecekler. Su ve elektrik olmasa arıza da olmaz. Ben bir vatandaş olarak memleketi bu kadar geliştiren, ileri götüren, cumhuriyet tarihinin en büyük ihalelerini yapanlardan bir isteğim olacak. Bu arızalar ne zaman bitecek, biz ne zaman düzenli olarak elektrik ve suyu kullanmaya başlayacağız buna bir cevabınız var mı. Eğer buna bir cevabınız yoksa, nerede kaldı sizin gelişmişliğiniz. Gelişmişliğiniz her ay onlarca işçiyi iş cinayetlerine kurban vermek midir? Milyonlarca işçiyi kayıt dışı çalıştırmak mıdır? 1 Mayıs’ı gaza ve tazyikli suya boğmak mıdır, sizin gelişmişliğiniz. Dünyada artık terk edilen nükleer santralleri burada inşa edip tüm halkı felaketlerle karşı karşıya bırakmak mıdır? Öğrencisini, gazetecisini, avukatını, Türk’ü-Kürt’ü cezaevine doldurmak mıdır? Hele bir söyleyin bakalım bu gelişmişlik meselesini nasıl ölçüp biçiyorsunuz biz de bilelim. Bu arada şu arızaları unutmayın devlet olarak bir çözüm bulun yoksa, elimiz iki yakanızdan inmeyecek. 

*Esenyurt

www.evrensel.net