Kürt işçiler dert küpü

Kürt işçiler dert küpü

DOĞU ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde 1990’lı yıllarda köylerin boşaltılması ve yakılması sonrasında göç etmek zorunda kalan Kürtler, batı illerinde, inşaatlarda ağır koşullarda çalıştırılıyor. İşçiler Kürt oldukları için dışlandıklarını söylüyorlar. Topraklarından koparılan ve kentlerd

Ankara’da inşaatlarda çalışan Kürt işçilerden Hasan Birhat, devletin bu durumu “göç” diyerek geçiştirdiğini, ancak köylerinin yakıldığı ve kentlere mecburi olarak geldiklerini belirtti. Birhat, Diyarbakır’da iş bulamadıkları için Ankara’ya gelmek zorunda kaldıklarını dile getirdi.

GURBETTEN BAŞKA ÇARE YOK

Emeklerinin karşılığını alamadıklarını söyleyen Birhat, aldıkları ücretin ancak cüzi bir miktarını ailelerine gönderebildiklerini, sigorta primlerinin ise yatırılmadığını dile getirdi. “Köyde kalsan bile ya korucu olma ya da köyüne gidince baskı ile karşılaşmak var. Şartlar düzeldiği zaman kendi köyümüze gidersek, en azından bu gurbetçilikten kurtulmuş oluruz” diyen Birhat, şu an gurbete çıkmaktan başka çarelerinin olmadığına dikkat çekti.

Okul çağında inşaat işlerinde çalışmak zorunda kalan Savaş Hezar, 6 kardeşin en büyüğü. Maddi şartlarının iyi olması durumunda kendisinin de yaşıtları gibi okumak istediğini dile getiren Hezar, şunları söyledi: “İşimiz olsaydı, okul okurdum. Ankara’ya gelip sürünmezdim en azından. Olanağımız yok mecburiyetten gelip, çalışmak zorundayız. Evimize bakmak zorundayız. Babamın ne kadar daha çalışabileceği belli değil. Ben de ona bir nevi olsun destek çıkmak zorundayım.”

DIŞLANIYORUZ

Ankara’da dışlandıklarını ifade eden Hezar, “Burada sanki yabancı bir insan gibi dışlanıyorsun. Şiddetle bize tepki gösteriyorlar. En ufak olayda üzerimize gelmeye çalışıyorlar, yıldırmaya çalışıyorlar, istemiyorlar. Bir türlü bizim de bu ülkede olduğumuzu kabullenemiyorlar; ama bu gerçek var. Biz de Mezopotamya bölge halkının bir üyesiyiz” dedi.
Liseyi bırakmak zorunda kalan İlyas Demir, babasının yaşlı olduğunu ve 8 kardeşine bakmak zorunda kaldığını ifade etti. Yaşananlardan devletin sorumlu olduğunu vurgulayan Demir, “Uygulanan politikalarla sindirmeye çalışıyorlar. Bizi kendi dilimizden, memleketimizden ve vatanımızdan etmeye çalışıyorlar. Bu da bir siyaset türüdür. Sürekli batıya gelip çalışıyoruz. Burada hangi inşaata bakarsanız bakın hep Kürt işçilerini görürsünüz. Onurumuza dokunuyor ve burada dışlanıyoruz maalesef. Birine ‘Kürdüm’ dedin mi zaten adam senden 3 metre uzaklaşıyor. Bu türlü sıkıntılarımız var” diye konuştu. (Ankara/DİHA)

www.evrensel.net