İşte TBMM’deki gerçek ittifak

İşte TBMM’deki gerçek ittifak

 Başbakan Erdoğan’ın referandum sürecinden başlayarak her fırsatta kendisi gibi düşünmeyen herkesi, “işbirliği içinde olmak, ortak hareket etmek ve ittifak yapmakla” suçlaması sürerken, meclis verileri ve istatistikleri başka bir gerçeğe işaret ediyor. 22 Temmuz seçimleri öncesinden başlayarak, Kü

 

 
Başbakan Erdoğan, yaptığı son il başkanları toplantısında, eski söylemlerine geri döndü. Bir yandan referandum sürecinde olduğu gibi yeniden kendisi gibi düşünmeyen herkesi, “şer ittifakı” şeklinde tanımlarken, “Çetelerin, karanlık odakların, hükümetine karşı işbirliği” içine girdiğini savundu. 
 
OY PUSULALARI İTTİFAKI
 
Başbakan Erdoğan’ın iddialarının aksine, veriler Başbakan Erdoğan ve AKP hükümetinin Kürt sorunuyla ilgili kritik bütün konularda CHP ve MHP ile ittifak yaptığını gösteriyor. Bir çok konuda söz konusu partilerle ortak hareket AKP’nin yakın dönemde geliştirdiği en önemli ittifak, bağımsız adayların birleşik oy pusulasına alınması girişimi oldu. 10 Mayıs 2007 tarihinde AKP’nin kanun teklifi olarak meclise sunduğu düzenleme, 12 ret oyuna karşılık 429 oyla genel kurulda kabul edildi. DTP’nin “Bin Umut Adaylarıyla” seçime gireceğini açıklaması üzerine yapılan düzenleme ile bağımsız adaylarda birleşik oy pusulasına alınarak, okuma yazma bilmeyenler için işlem karmaşık hale getirildi.
 
SINIR ÖTESİ İTTİFAKI
 
Bu ittifak daha sonra sınır ötesi operasyon tezkereleriyle devam etti. Hükümetin, “Ben askeri operasyonlara karşıyım bu iş başka türlü yollarla çözülmeli” propagandasıyla girdiği 22 Temmuz seçimlerinden hemen sonra, Federal Kürdistan Bölgesi’ne yönelik TSK’ye askeri operasyon yapma yetkisi veren Başbakanlık tezkeresi meclise gönderildi. 17 Ekim 2007 tarihinde yapılan oylama da, BDP dışındaki bütün grupların ortak ittifakıyla rekor bir katılımla tezkere kabul edildi. Tezkere 19’a karşı 507 oyla TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi. Böylece Kıbrıs Çıkarmasına olanak veren Kıbrıs Tezkeresinden daha büyük bir destek sağlanmış oldu. Bu ittifak sonraki yıllarda yapılan tezkere oturumlarında da devam etti. 2008, 2009, 2010 tarihlerinde de yapılan tezkere oylamalarında tezkere yine her üç partinin oylarıyla 400’den fazla oyla kabul edildi. Bu tezkere sonunda 21 Şubat 2008 tarihinde Zap bölgesine yönelik operasyon yapıldı ve 8 günlük operasyonda resmi rakamlara göre 22 asker hayatını kaybetti.
 
DERSİM İTTİFAKI
 
Dikkat çeken bir diğer önemli konu ise Başbakan Erdoğan’ın CHP’yi suçlarken sık sık gündeme getirdiği Dersim katliamı konusu oldu. En son CHP Genel Başbakanı’na, “Ergenekon’u merak ediyorsan Dersim’e bak, akrabaların sana anlatır” diyen Başbakan Erdoğan’ın bu sözlerinin aksine, AKP, Dersim’in araştırılması konusunda verilen önergeye karşı CHP ve MHP ile birlikte hareket etti. BDP grubunun 12 Şubat tarihinde verdiği “Dersim Soykırımı Araştırılsın” önergesine karşılık her üç partinin gösterdiği ortak tepki dikkat çekti. En sert tepkiyi gösteren MHP önergeyi, “Türk Milletine hakaret” olarak nitelendirirken, CHP Grup Başkanvekili Kemal Anadol, Türkiye Cumhuriyeti’ni “soykırımla suçlamanın iyi niyetli olmadığını; hukuken, siyaseten yanlış olduğunu” ileri sürdü. Daha sonra söz alan AKP Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ ise, BDP’lilerin Meclis Araştırması önergesinde yer alan “Soykırımın bir iddia değil, millete yönelik bir iftira olduğunu” iddia etti. Bozdağ, Başkanlık Divanı’ndan “‘Türk milletini yaralayan, inciten önergenin işleme alınmamasını, düzeltilmesi için sahiplerine iade edilmesini” istedi. Bunun üzerine önerge ret edildi.
 
AKP-CHP-MHP İTTİFAKI
 
Bununla birlikte BDP’nin değişik toplumsal sorunlara ilişkin verdiği çok sayıda araştırma önergesi konusunda da yine 3 parti ittifak yaptı. “Polisin toplumsal olaylarda orantısız güç kullanmasının araştırılması, GAP bölgesindeki sorunların araştırılması, şüpheli asker ölümleri” gibi pek çok konudaki önergeler AKP, MHP ve bazen de CHP’nin desteği ile ret edildi. TSK’deki şüpheli asker ölümleri konusunda verilen önergede de BDP’liler AKP ve MHP grubunun hedefi haline geldi. Mecliste yapılan görüşmelerde BDP milletvekillerinin “Sayın Öcalan” sözlerine her 3 parti ortak tepki gösterdi.
 
ÇETELERE KARŞI AMA...
 
Başbakan Erdoğan’ın bu ittifakla birlikte dile getirdiği, “Şer cephesi, karanlık odaklar, çeteler işbirliği” gibi argümanlara rağmen, AKP iktidarı şimdiye kadar meclise getirilen her türlü, “hakikatler araştırılsın” önergesine karşı çıktı. 3 Şubat 2010’da BDP’nin “JİTEM ve Doğu-Güneydoğu bölgesinde yaşanan faili meçhul cinayetler/kayıplar”la ilgili önergesinin görüşülmesi istemi AKP oylarıyla reddedildi. 6 Nisan, 20 Nisan, tarihlerinde verdiği “1 Mayıs olayları ve hakikatler araştırılsın” önergeleri AKP tarafından kabul edilmedi. BDP’nin 25 Kasım 2010 tarihinde verdiği önerge bir kez daha AKP tarafından ret edildi. Böylece CHP ve BDP’nin faili meçhullerle ilgili araştırma önergeleri tam 11 kez Genel Kurul’da AKP oylarıyla reddedildi. (Ankara/DİHA)
 
 
www.evrensel.net