Akılda oyun, elde iş

Akılda oyun, elde iş

Bugün 23 Nisan. Yani Çocuk Bayramı. Bugün değişik uluslardan çocuklar ülkemize geliyor. Çocuklar için ücretsiz etkinlikler yapılıyor. Çocuklar bir günlüğüne devleti yönetenlerin yerine geçiyor. Çocuk başbakan, çocuk cumhurbaşkanı oluyorlar.Ya çocuk işçiler? Kimi berber, kim

Erdoğan Alayumat / Volkan Pekal

Ya çocuk işçiler? Kimi berber, kimi kebapçı, kimi tamirci çırağı… Bu çocuklar için 23 Nisan günü, sonunu iple çektikleri diğer çalışma günlerinden farksız.

USTA PEŞİNDE KOŞUŞTURAN ÇIRAK ÇOCUKLAR

Çocuk işçilerin yoğun olarak çalıştığı yerlerden Adana Metal Sanayi Sitesi’nde dolaşmaya başlıyoruz. Daha sanayiye girer girmez çalışan çocukların sayısı dikkatimizi çekiyor. 10 yaşlarında bir çocuk elinde takım çantası, ustasının arkasından koşturuyor. Konuşmak istiyoruz, ama belli ki aceleleri var. Arıza tamirine gittiklerini söyleyerek hızlı adımlarla uzaklaşıyorlar yanımızdan. Hemen onların ardından bisiklet üzerinde bir çocuk görüyoruz. Bisiklet oyun aracı değil onun için. Çayı daha hızlı dağıtmak için kullanıyor bisikleti.

KÜÇÜK BEDENİYLE GÜNDE 12 SAAT ÇALIŞIYOR

Sanayide dolaşmaya devam ediyoruz. Elinde elektrikli şofbenle gelen 16 yaşındaki Ramazan’ı görüyoruz.  Ramazan ortaokulu bırakıp, elektrikçide çalışmaya başlamış. “Çocuklar için ne istersin?” diye sorduğumuzda “Daha iyi bir dünya” diye cevap veriyor.

Ailesi daha iyi bir yaşam umuduyla ekmeği için yıllar önce Mardin’den Çukurova’ya göç eden Vedat da çıraklık okuluna gidiyormuş. Ailesine katkıda bulunmak için 8. sınıfta okulu bırakıp oto tamircisinde çalışmaya başlamış. Günde 12 saat çalışıyor Vedat. Haftalığı 110 liraya. Üstelik sigortasız.


Pazar yerlerinde, tezgah başında sebze meyve satan çocukları görmek alışık olduğumuz bir şey. Pazarcılık onların baba mesleği.

Tezgah başında biber satan 8. Sınıf Öğrencisi Veysi, bir tek hafta sonları pazara geliyor. Veysi’nin ailesi memleketinden iş bulmak için buralara gelmiş. “Memlekette iş yok diyor” Veysi. Büyük bir adam tavrıyla söylüyor bunu. 23 Nisan ile ilgili düşüncelerini sorduğumuzda ise gülüyor, “Ben çocuk muyum, ne bayramı” dercesine. Şimdiden büyümek zorunda kalmış çünkü.


OYUN PARKI İSTİYOR

11 yaşındaki Süleyman’ı da babasının yanında patlıcan satarken görüyoruz. Süleyman’ın küçük bedeni için kasaları indirip kaldırmak zor. Ama babasına da yardım etmesi gerekiyor. Şimdiden çalışmaya başlasa da, aklının bir yanında hep oyun var. “Bugün başbakanlık koltuğuna oturursan ne yapardın?” diye soruyoruz.  Mahalleye oyun parkı yaptıracağını söylüyor.


12 yaşındaki Selahattin ve 13 yaşındaki Barış, çalışan diğer çocuklara göre daha şanslı. Okuldan sonra 3 saat sanayideki kebapçıda çalışıyorlar. Sabah okullarına gittikten sonra işyerine geliyorlar ve burada bulaşık ve temizlik işlerini yapıyorlar. Bugün okulları tatil olsa da, işyerine gelip çalışacaklar.


TÜRKİYE ÇOCUK İŞÇİLİĞİNDE AFRİKALAŞIYOR

Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Enstitüsü
(DİSK-AR), 2013 yılının çocuk işçiliği raporunu yayınladı. İşte rapordan dikkat çekenler:
* Dünya genelinde 306 milyon çocuk işçi var.
* 5-17 yaş arasındaki her 5 çocuktan biri çalışıyor.
* Türkiye açısından çocuk işçiliğinde düşüş eğilimi durdu. 2006-2012 yılları özellikle tarım kesimindeki artış ile birlikte çocuk işçi sayısının tekrar arttığı bir dönem olmuştur. 2012 yılında çocuk işçi sayısı 893 bine ulaştı.
* İstihdam içinde değerlendirilmeyen ev işlerinde çalışan çocukların sayısı 1999 yılında 4 milyon 447 bin iken, 2006 yılında bu sayı 6 milyon 540 bine ulaştı. 2012 yılı için ise bu rakam yaklaşık 1 milyon kişi artarak 7 milyon 503 bine yükseldi. Böylelikle 5-17 yaş arası toplam çalışan çocukların (istihdama katılan ve ev içinde çalışan) sayısı 8 milyon 397
bine ulaşmıştır.   
* 4+4+4 sistemi ile ilişkilendirilen okula devam ederken çalışan çocukların sayısı, 2006-2012 yılları arasında yüzde 64 oranında artarak, 272 binden 445 bine yükseldi. Okuyan çocukların 2006 yılında yüzde 2’si ekonomik bir faaliyette çalışırken 2012 yılında bu oran yüzde 3’e ulaştı. Okula devam etmeyen çocukların sayısı 2 milyon 314 binden, 1  milyon 297 bine gerilerken, okula gitmeyen çocuklar arasında ekonomik faaliyetlerde çalışanların oranı yüzde 27’den yüzde 35’e yükseldi.
* Çocuk işçiliğindeki artış SGK istatistiklerine de yansıyor. 2006 yılı SGK
İstatistiklerinde zorunlu sigorta kapsamında ücretli olarak çalışan çocukların (14-17 yaş) sayısı 14 bin 161 iken, 2012 yılında 62 bin 925’e yükseldi. Çırakların sayısı ise aynı dönemde 158 binden 322 bine çıktı.


24 YILDA 569 ÇOCUK ÖLDÜRÜLDÜ

Türkiye, dünyada çocuk bayramını kutlayan tek ülke. Ancak, bölge illerinde yaşayan çocuklar, asker, polis ve korucu gibi devlet görevlilerinin hedefi konumunda. Devlet görevlileri tarafından Türkiye’de, 24 yılda toplam 569 çocuk öldürüldü.
2010, 2011 ve 2012 yılları arasında toplam 1464 çocuk gözaltına alındı. Bu çocuklardan 380’i farklı gerekçelerle tutuklandı. TMK’de çocukların lehine yapılan değişiklerin ardından 1250 çocuk gözaltına alındı, bunlardan 298’i tutuklandı. Çocuların katledilmelerine ilişkin açılan davalar çeşitli gerekçelerle “takipsizlik” kararları verildiği için sonuçlanmazken, birçok olayda ise soruşturma açılmasına dahi izin verilmedi. Son olarak Diyarbakır’ın Lice ilçesinde havan topuyla öldürülen Ceylan Önkol ile ilgili açılan soruşturmada ‘takipsizlik’ kararı verildi. Yine yaşamını yitiren 8 yaşındaki Enes Ata olayı ile ilgili soruşturma başlatan savcılığa Ata’nın ölümüne neden olan polisler için talep edilen soruşturma izni Diyarbakır Valisi tarafından verilmedi. (HABER MERKEZİ)


Oyun payımı ayırın.
Dönünce oynayacağım,
Sanayiden, tekstilden, tarladan.
Oyun payımı ayırın,
Sakınmadan.

İş dönüşü dolapta soğumuş börek,
Mercimekli köfte.
Oyun olsun ne olur, bir dilim de.

Acıkırsam bir dilim ekmek isterim komşudan,
Bulunur sıcak bir tabak yemek,
Ama kim koruyacak oyun payımı,
Pusuda bekliyor büyümek.

Ellerim küçük, adımlarım yavaş,
Oyuna bir türlü yetişemiyorum.
Bana bir dilim oyun verin,
Bekliyorum.

Sennur Sezer

www.evrensel.net