Aleviler sürece daha aktif katılmak istiyor

Aleviler sürece daha aktif katılmak istiyor

PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın 21 Mart Newrozunda okunan mesajında Alevilerin dışlandığı ve ‘İslam kardeşliği’ vurgusu yapıldığı eleştirileriyle başlayan tartışmaları Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Diyarbakır Şube Başkanı ve aynı zamanda Diyarbakır Cemevi Yöneticisi olan Avukat Cafer Koluman’la konuştuk. Eleştiriler

Faruk Ayyıldız


Öcalan’ın Nevvroz’da okunan mektubundaki ‘İslam kardeşliği’ vurgusu ve Alevilere dair bir ifade geçmemesi tartışma konusu oldu. Siz ne düşünüyorsunuz bu konuda?
Mesajın genel çerçevesine bakınca Alevileri dışlayan, ötekileştiren bir dil yok. Halkların kardeşliği ve dayanışması vurgulanıyor. ‘Alevilere yönelik bir mesaj niye verilmedi’ denilerek ya da ‘İslam bayrağı adı altında bin yıllık kardeşlik’ vurgusu ön plana çıkartılarak yürütülen tartışma doğru değil. Maalesef bunu yapan Alevi kanaat önderleri de var. Biz sürece dair kaygılarımız, hassasiyetlerimizi belirtiyoruz ama ‘Aleviler dışlanmıştır’ yaklaşımını da doğru bulmuyoruz.

Kürt hareketinin iktidarla birlikte bir ‘Sünni cephe’de yer alacağı, Alevileri karşısına alacağı kaygıları da dillendiriliyor. Dicle Üniversitesinde ki olaylardan sonra da bu kesimler ‘Alın size İslam kardeşliği’ dedi...
Bakın, Kürt hareketi içinde çok Alevi var. Kürt demokratik hareketi hiçbir zaman Alevilere karşı olmadı. Öcalan’ın Alevileri selamladığını ve Aleviler olmadan demokrasi mücadelesi yürümeyeceğini söylediği mesajları da var. Ama sadece ‘İslam kardeşliği’ vurgusu tartışılıyor. O mesajı iyi okumak istemeyenler, istedikleri kadar bahane bulabilir. Mesela Hüda-Par Genel Başkanı ‘Diyarbakır İslami kenttir, Öcalan da mesajında bunu vurguladı’ diyerek Alevileri dışlıyor, ötekileştiriyor. O iktidarın bakış açısını destekleyen bir tutum sergiliyor. Ama Kürt hareketinin yaklaşımı bu değil. Üniversitede yaşananlar ve Aleviler üzerinden geliştirilen ayrıştırıcı söylemler bu süreçten bağımsız değil. Bazı kesimler Alevileri sürecin tamamen dışında bırakmak istiyor.

Özellikle CHP’nin tutumu üzerinden Alevilerin sürecin karşısında olduğu söyleniyor. Aleviler bu sürecin karşısında mı?
Aleviler inancı gereği insanı kutsal alan ve toplumsal barışı esas alan bir öğretiye mensuptur. Demokrasi mücadelesine nereden, nasıl destek vermemiz gerekiyorsa veririz. Sürece karşı değiliz. Sadece temkinliyiz. Biz sürecin içerisinde olmak istiyoruz. Bir barış sürecinden bahsediliyor ama bir ayağı eksik. Aleviler bunun önemli ayaklarından biri olmalı. Sürece şu an katılmadığımız bir gerçek. Rahatsızlığımız Alevilerin muhatap alınmamasıdır yoksa sürecin karşısında değiliz.


‘YENİ ANAYASA ÇALIŞMALARINDA DA ALEVİNİN ADI YOK’

Yeni anayasa tartışmaları da sürüyor. Alevilerin talepleri neler olacak?
Alevi Federasyonu Alevilerin genel taleplerini kapsayan bir raporu Anayasa Komisyonuna sunmuştu ama gelin görün ki anayasa çalışmasında da Aleviler yok. ‘Dini kimlik’ olduğu gibi korunuyor. 4+4+4 ile ‘Peygamberin hayatı’ dersi seçmeli hale getirildi. O dersi seçmeyen öğrenci mahalle baskısına maruz kalıyor. Cemevleri yasal statüyle kavuşsun istiyoruz ama Başbakan ‘Cemevleri kültürel mekanlardır’ diyor. Bunu kabul etmiyoruz. Diyanet İşlerinin kaldırılması talebimiz var. 1924 yılından bu yana başımızda olan bu bela giderek daha  büyük bir belaya dönüşüyor Aleviler için. Zorunlu din derslerinin kaldırılmasını istiyoruz. Alevi köylerine zorla cami yapmaktan vazgeçilmesini, dergahlarımızın geri verilmesini istiyoruz.


‘UMARIZ AKİLLER BARIŞA HİZMET EDER’

Akil İnsanlar Komisyonu da çok tartışılıyor. Oraya ilişkin görüşleriniz neler?
Akil insanlar heyetlerinin oluşturulmasında Alevilerin süreç dışında bırakılmak istenmesinin işaretlerini gördük. Bu heyetler oluşturulmadan Alevi kanaat önderlerine danışılması ve Alevilerin de heyet içerisinde yer alması talebimiz olmuştu.  İzzettin Doğan’ın Aleviler adına orada olduğu söyleniyor ama onun Aleviler adına bir temsiliyeti olduğunu düşünmüyoruz. Doğan Alevilere hizmet etmekten ziyade Aleviliği katletmeye yönelik bir mücadelenin içinde. İzzettin Doğan, Alevilerin Fethullah Güleni’dir. Gülen ile birlikte hareket ediyor, projeler üretiyor. Özellikle seçilmiş bir isimdir. Akil heyet bütünüyle içimize sinen bir heyet değil ama umarım yanılırız ve gerçekten barışa hizmet ederler. (Diyarbakır/EVRENSEL)

www.evrensel.net