Yeni kamusal alan biterken

Yeni kamusal alan biterken

Türkiye Cumhuriyeti’nin bilişimle imtihanına da geleneksel beceriksizliğini bıyıklı kağıtan demokratlar eşliğine bulaştırmasına tanıklık ediyoruz. 22 Ağustos 2011 tarihini unutmayın. Avrupa Birliği’nden vazgeçen, derinlik stratejisi güden, kadın çocuk demeyen hükümetimiz bu sefer de internetten vazgeçecek o gün. O g&uu

Sarphan Uzunoğlu

Türkiye Cumhuriyeti’nin bilişimle imtihanına da geleneksel beceriksizliğini bıyıklı kağıtan demokratlar eşliğine bulaştırmasına tanıklık ediyoruz. 22 Ağustos 2011 tarihini unutmayın. Avrupa Birliği’nden vazgeçen, derinlik stratejisi güden, kadın çocuk demeyen hükümetimiz bu sefer de internetten vazgeçecek o gün. O gün hepimiz, var olduğumuz, örgütlendiğimiz, hareket ettiğimiz, bazılarımız evleneceğimiz insanı bulduğumuz sosyal ağlardan mahrum olma tehlikesiyle karşılaşacağız. Tam bu noktada, oy verme izni verdiği yurttaşın hangi siteye girip girmemesi gerektiğini bilemeyeceğini düşünen çok zeki hükümetle ilgili sorulması gereken bir soru geliyor aklımıza: Hani angut bir kuş türüydü?

Peki BTK’nin kararından kimler etkilenecek? 66 bin sitenin sırada olduğu ve tebligatların gitmekte olduğu söyleniyor. Aralarına özellikle cinsel azınlıkların sitelerinin ve devlete zararlı fikir ürettiği varsayılan sitelerin de kaynayacağını ön görebildiğimiz bu sitelerin AK iktidarın ve muktedirin sanal gölgesi BTK’nin ne tür rahatsızlıklarını gün yüzüne çıkardığı ayrı bir konu olmakla birlikte, dünyada internet sansürünü uygulayan ülkeler arasında İran ve Çin’in bulunması, bu filtreli dünyaların totaliter gidişatları konusunda hepimizi ikna ediyor olmalı.

İnternetin bir şer kaynağı olarak hepimize sunulması yeni bir durum değil. Aksine, internet kamusal kulanıma açıldığı günden bu yana sağ ideoloji tarafından denetlenemezlik çerçevesinde değerlendirdi. Hatta TTNET’in yarattığı o özel paketleri pazarlama konusundaki nafile çabası da dahil olmak üzere Başbakan eliyle yürütülen kampanyalarda hep sansürün otosansürleştirilip bir şekilde bu engellemenin sağlanması amaçlandı.

EKŞİ SÖZLÜK KAPANIRSA

BTK’nin verdiği kararın özünde nasıl bir sonuca varabileceğini görmek için Türkiye’deki en özgür platformlardan biri olan Ekşi Sözlük’e dönmek şart. Türkiye’nin çok farklı etnik ve sınıfsal gruplarından çıkan sözlerin bir şekilde aynı alanda tartışıldığı, e-kamusal alan işlevi gören sözlüğün, bir seçkinler kulübü olmadığı ortada. Sanıyoruz ki AKP, devletin sözü dışında söz edenlerin cümlelerinin ortasına sansür pisliğini bırakmakta sakınca görmüyor ve Sözlük’e bir tebligat gidebiliyor.

CİNSEL İÇERİKLİ SİTELER!

Cinsel içerikli siteler başlığı altında incelenen sitelere baktığımızda erkek egemen iktidarı yıkmayı hedefleyen LGBT ve kadın hareketi sitelerini de görmek mümkün. Tarih boyunca vajina ve penisten korkmuş bir mantığın evlatlarının bu siteleri kapatmamaları düşünülemezdi. LGBT’leri sokak ortasında bıçaklayan, kadınları öldürüp evin bahçesine gömen bir erkek egemen iktidar elbette yeni kamusal alanda da var olmalarına izin vermeyecekti.

NE YAPILABİLİR?

Şu noktada X Parti Y Parti ayrımı yapmadan muktedir olan BTK’yi denetleme gücüne sahip olan her partiye özellikle toplumda “ünlü” sıfatını taşıyan kişiler aracılığıyla uğraşmalıyız. Özellikle LGBT siteler konusunda örneğin Bülent Ersoy’un oraya gidip söyleyeceği tek cümle bile bu ülkede birçok şeyin değişmesi açısından büyük önem taşıyor. Bu safların yataylaştığı bir süreç. İnternet ortamında hepimiz eşitiz, özgürlüklerimiz eşit biçimde çalınacak. Savunma kadar saldırının da meşru olduğu bu noktada durursak, hayat boyu dururuz. Civarın türü angut olan tüm kuşlarına selam olsun! (İzmir/EVRENSEL)

www.evrensel.net