‘Süpürge’ bugün uçuyor

‘Süpürge’ bugün uçuyor

14. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri festivali bugün başlıyor. 12 Mayıs’a kadar sürecek festival, iktidar temasını “ne, nasıl, kim” soruları ile sorguluyor. Dünyanın birçok ülkesinden onlarca film ve yönetmeni bir araya getirecek olan festivalde, genç kadın sinemacılara verilen “Genç Cadı

Hilal Yağız

İran’dan Almanya’ya 30 ülkeden, 68 yönetmenin filmlerini sinemaseverlerle buluşturacak olan festival aynı zamanda Türkiye’deki birçok oyuncu, yönetmen ve senaristi de Ankara’da sinemaseverlerle buluşturuyor. Festival ekibi, bu sene öncekilerden farklı olarak üç büyük üniversitede söyleşi, film gösterimleri ve çeşitli etkinliklerle yaklaşık 100 bin gence ulaşmayı hedefliyor.

AÇILIŞ ‘AYRILIK’ İLE

Festivalin açılışı, bu akşam Ankara Devlet Tiyatroları Şinasi Sahnesi’nde Feo Aladağ’ın “Ayrılık” filmi ile yapılacak. Uçan Süpürge Onur Ödülü’nü alacak olan Derya Alabora, Sibel Kekilli ve Settar Tanrıöğen’in başrollerini paylaştığı film, Avusturya’lı yönetmen Feo Aladağ’ın ilk filmi. “Kayıtsız şartsız sevgi üzerine, kendi sınırlarını aşıp başkasına elini uzatmanın bazen sanılandan kolay olduğunu gösteren bir film yapmak istedim” diyen yönetmen Aladağ, mutsuz evliliğinden kurtulmak için Berlin’deki ailesinin yanına dönen Umay’ın öyküsü ekseninde mahalle baskısını anlamaya çalışıyor.

İKTİDAR KİM? İKTİDAR NE?

“İktidar kim? iktidar ne?” başlığı altında gösterilecek filmler ise festivalin temasını oluşturması açısından önem taşıyor. Romandan beyazperdeye uyarlanan “Hayvan Yürek/Animal Heart” filmi, İsviçre’nin ıssız yaylalarında günlerini hayvanlarıyla geçiren sert Paul’un karısı ile olan öyküsünü cinsiyet rolleri ve çatışma üzerinden anlatıyor.

“Kehanet/Vision” filmi ile Margarethe von Trotta, hayatı hakkında bilgi sahibi olduğumuz ilk besteci ve kadınların cinselliği üzerine yazmış olan ilk kadın Bingenli Hildegard’la tanıştırıyor seyirciyi. Yüzyıllar sonra, Dante, Leonardo da Vinci gibi sanatçıların esin kaynağı olan Hildegard, ortaçağın en ileri görüşlü ve en ilham verici kadın liderlerindendi. Bu başlık altında gösterilecek diğer filmler ise “Prensesim Karo”, “Deney”, “Kadın Berberi” ve “Anna Raporu”.

İLKSEN BAŞARIR’IN ATLIKARINCA’SI DA ANKARA’DA

“Başka Dilde Aşk” ile tanıdığımız İlksen Başarır’ın ensest konusunu işleyen son filmi Atlıkarınca da özel gösterimde sinemaseverlerle buluşacak. Bir kasabada yaşayan çekirdek ailenin etrafında soruna odaklanan film, korku ve mutsuzluk kaynağı olarak istismarcı babayı deşifre ederken, aynı zamanda aile içi cinsel istismarın eğitimsiz, yoksul kesimde görüldüğü yönündeki yargıları da ters yüz ediyor. (Ankara/EVRENSEL)


ÜNİVERSİTELERE ÖZEL NOTLAR

Festivale Ankara’nın üç üniversitesi ev sahipliği yapıyor. Toplam 6 kampüste film gösterimleri ve söyleşi gibi etkinlikler olacak. Etkinliklerden bazıları ise şöyle:
“Ayrılık” 9 Mayıs’ta Ankara Üniversitesi kampusü SBF Konferans Salonu’nda saat 15:30’da, Beytepe kampusü Emel Doğramacı Salonu’nda ise saat 14:00’te gösterilecek.

11 Mayıs’ta Hacettepe Sıhhiye Yeşil Salon’da 12:30’da Hayvan Yürek filminin gösteriminin ardından “Behzat Ç.” Dizisinin ekibiyle “Dizilerde Erkeklik” konulu bir de söyleşi var. Aynı söyleşi, saat 16:00’de ODTÜ Çobanoğlu Salonu’nda da gerçekleşecek.

ODTÜ Çobanoğlu Salonu’nda festivalin teması olan “İktidar” konusu Ece Temelkuran ile tartışılacak.

Üniversiteler dışındaki gösterimlerin Bilet fiyatları, gündüz seansları 2 TL, akşam seansları öğrenci 7 TL, öğrenci olmayanlar 10 TL. Ayrıca, her biri ayrı bir filme olmak koşuluyla 3 ve daha fazla sayıda bilet almak isteyen sinemaseverler film başına 5 TL ödeyecek.


‘ÇOCUK GELİNLER’İN ÖYKÜSÜ BEYAZPERDEDE

Festival programının ‘Çocuk Gelinler’ başlıklı bölümünde yer alan filmler, beş ülkede bu ‘yıkıcı geleneğin’ izini farklı öykülerde sürüyor. Sabine El Gemayel’in Nilüfer (Niloofar) adlı filmi, festivalin en iyilerinden. Iraklı bir kız çocuğun cinsiyet eşitsizliğiyle iyice belirginleşen adaletsizliğe direnişinin öyküsünü aktarıyor.  Belçika’dan Tülin Özdemir belgeseli Bizim Evliliğimiz’de (Notre Mariage) annesinin Akşehir’den Avrupa’ya uzanan evlilik hikayesini anlatıyor.Fatma Yavuzoğlu ve Sedat Özğan imzalı kısa film Yakantop ise simgesel anlatımıyla çocuk dünyasına etkileyici bir bakış niteliğinde. Erken Bir Düğün (An Early Wedding) ise İsrail’den bir erken evlilik belgeseli.  Polonya’nın genç sinemacılarından Leslaw Dobrucki’nin Çocuk Gelin (Child Bride) adlı filmi ise festivalin en dikkat çeken filmlerinden. Uluslararası sözleşmelerle koruma altına alınan çocuk haklarının yazılı olmayan toplum yasalarıyla ihlal edilmesine Türkiye-Almanya köprüsünden bir örnek veren yönetmen, toplumsal olana ilgisini kendi ülkesiyle sınırlandırmayarak çocuk evliliklerinin yerkürede yüzer gezer bir ihlal olduğuna dikkat çekiyor.


UÇAN SÜPÜRGE’DE ‘KADIN TİCARETİ’

Uluslararası kadın ticaretinin gündem olacağı festivalde gösterilecek filmlerden ilki “Küçük Asker/Lille Soldat”. Film, kadın cinayetine hem mağdur hem de kurtarıcının gözünden bakarken, “Örtüyü kaldırmak/Bride Trafficking Unveiled” filmi ise internetten sipariş edilerek, evlilik için başka ülkelere gönderilen kadınlara odaklanıyor. Bölümün son filmi “Phnom Pehn’ın Kızları/ The Girls of Phnom Penh”, Kamboçya’nın başkentindeki bir genelevde seks işçiliğine zorlanan kız çocuklarının hikayesini anlatıyor.

www.evrensel.net