Cezası istenen polisin tutuklanması gerekir

Cezası istenen polisin tutuklanması gerekir

Aydın’da polisin ‘dur’ ihtarına uymadığı gerekçesiyle öldürülen Mahir Zorbey Demirkaya’nın avukatı “Polisin yere düştükten sonra da ateş ettiği belirlendi. Polis hakkında 25 yıl isteniyor ama polis hâlâ serbest. Hakkında 25 yıl ceza istemiyle yargılanan birinin tutuklanması gerekir” dedi.Mahir Z

Aydın Kirsiz

Mahir Zorbey Demirkaya, geçen sene polisin ‘dur’ ihtarına uymadığı gerekçesiyle öldürüldü. Demirkaya’yı vuran Polis Murat Saylan, buna benzer davalarda olduğu gibi ayağının kaydığını ve düşünce silahının ateş aldığını iddia etti. Önceki gün Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesinde davanın duruşması görüldü ve savcılık, Polis Murat Saylan için 25 yıl hapis cezası istedi. Mahkeme heyeti, sanık avukatlarının savcı mütalaasına karşı yazılı savunma talebini kabul ederek karar için duruşmayı 25 Nisana erteledi.

‘HEDEF GÖZETİLDİ’

Dava hakkında görüştüğümüz Demirkaya ailesinin avukatı Bülent Tokuçoğlu, savcının İstanbul Adli Kurumu 1. İhtisas Dairesinin, silahın hedef gözeterek bilinçli şekilde ateşlendiği yönündeki kararını göz önünde bulundurduğunu belirtti. Avukat Tokuçoğlu, savcının mütalaasında bu olayda Polis Vazife ve Selahiyet Kanunu’nun gerekçe gösterilemeyeceğini belirterek Adli Tıp Kurumu raporunu hatırlattığını söyledi.

POLİS OLUNCA AİHS ESAS ALINIYOR

Avukat Tokuçoğlu savcı mütalaasına karşın sanık Polis Memuru Murat Saylan’ın bir sonraki duruşmaya kadar tutuksuz kalacak olmasını da şu sözlerle değerlendiriyor: “Ağır bir ceza istendiği için polisin tutuklanması gerektiğini söylememize rağmen Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde (AİHS) tutuksuz yargılamanın esas olduğu belirtilerek önümüzdeki duruşmaya kadar tutuksuzluğunun devamına karar verildi. Kamu görevlilerinin bir yargılama sırasında altı ay tutuklu kalması söz konusu olursa kamu görevlisi olamama ve kazanılmış haklarından mahrum kalabilirler. Bu polisin de emekliliğine altı aylık süre kalmış. O yüzden mahkeme kendisini tutuksuz yargılayarak bazı haklarından mahrum kalmamasını da düşünüyor. Oysa burada polis değil normal bir vatandaş olsa yedi yıl ve üzerindeki bir suçlamaya ilişkin tutuklamayı tedbir olarak zaten uyguluyorlar. Dikkatsizlik ve tedbirsizlik nedeniyle meydana gelen trafik kazalarında bile tutuklamayı tedbir olarak uygulayan mahkemeler nedense söz konusu polis olunca, AİHS ve evrensel hukuku hatırlıyorlar ve tutuksuz yargılama esastır diyorlar.”

ADLİ TIP KURUMU: KASITLA ÖLDÜRÜLDÜ

Tokuçoğlu, bir yılı aşkın süre süren yargı sürecini şöyle özetledi: “Olaydan sonra polisi kurtarmak amacıyla serbest bırakmışlardı. Ancak savcılık olay yerindeki kameraların görüntülerini topladı ve ‘dur’ ihtarından sonra toplamda beş atış yapıldığını, üçüncü atıştan sonraki atışların polis tarafından yerden kalkarak kasten atıldığını tespit etti. Bunun üstüne 6 Martta tutuklama kararı verildi. Daha sonra mayıs başında ilk celsede mahkeme ‘tutuksuz yargılama esastır’ diyerek suç vasfının değişmesi ihtimalini göz önünde bulundurarak tahliye kararı verdi. Biz buna itiraz ettik ve polisin kasten öldürdüğüne ilişkin bilimsel bir mütalaa aldık. Aldığımız bilimsel mütalaayı mahkemeye sunduk ve Adli Tıp Kurumuna dosyanın gönderilmesini istedik. İstanbul Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulu, polisin dikkatsizlik ve tedbirsizlik sonucu ölüme sebebiyet vermediğini, kasıtla insan öldürmeye yönelik davranışta bulunduğunu belirtti. (Aydın/EVRENSEL)

www.evrensel.net