‘Kutsal’ üniversite laikliğin karşısında

‘Kutsal’ üniversite laikliğin karşısında

Üniversitelerde rektörlükler teyakkuzda... Hummalı bir faaliyet sürüyor. Sakarya’dan Muş’a, Sinop’tan Erzurum’a birçok üniversite ‘Kutlu Doğum Haftası’ nedeniyle dini etkinlikler düzenliyor. Üniversite Öğretim Elemanları Derneği Başkanı Prof. Dr. Tahsin Yeşildere ise uyarıyor: Rektörlükl

Arif Koşar

Üniversitelerde ‘kutsal’ haftaya girildi. Özellikle son 4-5 yıldır bir ‘gelenek’ haline getirilen Kutlu Doğum Haftası birçok alanda olduğu gibi üniversitelerde de etkinliklerle gündeme taşınıyor. Dikkat çekici olansa bilimsel bilginin üretildiği kurumlar olarak kabul edilen üniversitelerin bu etkinlikleri bizzat örgütlemesi...

Sinop Üniversitesinin 18 Nisan Perşembe günü için çağrısını yaptığı konferansın başlığı şu: Bir Eğitimci Olarak Hz. Peygamber... Erzurum Atatürk Üniversitesinde yapılan etkinlikte ise yaşananlar haberde şöyle özetleniyor: “Programda duygu yüklü anlar yaşandı. Program boyunca Hz. Muhammed’e (SAV) salat-ü selamlar getiren katılımcılar gözyaşlarına hakim olamadı. Salonda yer bulamayan bazı vatandaşlar sahnenin önünde oturdu. Kutlu Doğum Haftası etkinliği Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Açılış konuşmalarının ardından sinevizyon gösterisi gerçekleştirildi. Bölüm öğrencileri Naat-ı Şerifler ve ilahiler okudu.” Muş Alparslan Üniversitesindeki etkinlikte de benzer bir tablo vardı. Konya, Sakarya, Bingöl, Çeşitli üniversitelerde, bizzat üniversite yönetimlerinin düzenlediği bu tür etkinliklerle ilgili örnekleri artırmak mümkün.

Üniversitelerde farklı din ve mezheplere inanan ya da inanmayan öğretim üyesi, öğrenci ve üniversite çalışanı elbette var. Ancak tartışma konusu, ‘bilim üreten’ merkezler olarak üniversitenin, bilimin dışında bir konu olan ‘dini inançlar’ alanında ve bu inançlardan birisini seçerek organize ve sistematik etkinlikler düzenlemesi. Dolayısıyla bu durum, hem farklı dini inanç ve mezheplerden insanları, hem de bilimsel bir eğitimin laiklikten ayrılamayacağını savunan bilim insanları ve demokratik kamuoyunu rahatsız ediyor.

Uygulamalara tepki gösteren isimlerden birisi de Üniversite Öğretim Üyeleri Derneği Başkanı Prof. Dr. Tahsin Yeşildere... Yeşildere, üniversitelerin özgürlüğü açısından laikliğin olmazsa olmaz bir özellik olduğunu ısrarla vurguluyor. Çünkü, “Ancak laik bir üniversite her türlü tartışma özgürlüğüne sahip olabilir”. “Farklı fikirler tartışılabilmeli üniversitelerde. Evet, İslam da olmalı, ama tartışılamaz bir şey olarak değil, tartışılmalı, diğer dinler de tartışılmalı. Darwin de, Marks da tartışılabilmeli. Üniversiteler siyasetin ve dinin baskısı altında olmadan, her türlü konuyu tartışan özgür kurumlar olmalıdır. Bu da ancak laiklikle mümkündür, laiklik olmadan bilim ve özgür tartışma ortamı olmaz.”

Yeşildere ayrıca bir konunun altını kalın çizgilerle çiziyor: “Üniversitelerde akademik özgürlüklerden yanayız. Her şeyin konuşulmasından ve tartışılmasından da yanayız. Üniversitelerde bilim insanları özgürce bu haftayı da kutlayabilirler. Toplantılar da yapabilirler. Afişlerle de üniversitelerin değişik yerlerinde duyurabilirler.”

YENİ VESAYET ÇABASI

Yeşildere sorunun bu etkinlikleri bizzat üniversitelerin düzenlemesiyle ortaya çıktığını ifade ediyor. Bir dini inanç üzerinden yapılan toplantıların, üniversitenin evrensel ve bilimsel yapısına zarar vereceği görüşünde: “‘Üniversite İsa’nın doğum gününü de kutlasın’ diyenler çıkarsa ne diyecekler? Çünkü üniversiteler evrenseldir. Her türlü görüşten insanların varolduğu bir yerdir. Üniversiteyi bir inancın baskısı altına almak doğru değildir. Bu etkinlikler üniversiteyi siyasi ve dini vesayetin altına sokma çabasıdır.”


Üniversitelerdeki ‘kutsal’ etkinliklerin tarihi aslında o kadar da gerilere gitmiyor. Son 3-4 yılın işi. Prof. Yeşildere’ye ‘Ne oldu bu 3-4 yılda’ diye soruyoruz: Cevabı net: “AKP üniversiteleri ele geçirdi. Başlangıçta YÖK’ten şikayet ediyorlardı. İktidarın ‘çıraklık’ döneminde üniversitelere sahip değillerdi, ustalık döneminde ise sahip oldular. Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanı olması, YÖK’ün yapısının değiştirilmesi, rektörlerin değişmesi, yeni açılan üniversitelere yandaş rektörlerin atanması, seçimlerdeki 3., 4. sıradaki adayların rektör atanmasıyla üniversitelerin yüzde 80’ini yandaş yönetimler haline getirdiler.”


BELEK’E MESCİT SORUŞTURMASI

Üniversitelerde ‘kutsal’ faaliyetler devam ederken bu uygulamaların bilimle ve üniversitelerle bağdaşmayacağını belirten Akdeniz Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. İlker Belek ise soruşturmalarla karşı karşıya. Doç. Belek, üniversitede ‘mescit açılması’nı eleştiren ve karşı çıkan basın açıklaması metnini okuduğu için işten atılma tehlikesiyle karşı karşıya. (İstanbul/EVRENSEL)

www.evrensel.net